Ayşen Şahin
“İnsan yaşadığı yere benzer” *
Şu ülkede takribi yetmiş dokuz milyon insan etrafına bakıp bir tek kendisinin iyi para kazanamadığını hissediyor. Hiçbir ispatım yok, yalnızca benim hissim. Madem herkes kendi yargısını genel kanaat ya da bilimsel veri olarak sunabiliyor, buyurun bu da benim ev yapımı tespitim.
Bir anda, balya ile kazanılmış, emek harcanmamış, yetkinlik katılmadan kucağa dolmuş paranın insanları ne hale getirdiğine şahit ediliyoruz sosyal medya üzerinden. Yetmiyor, böylesi kolay satıyor diye tüm TV dizilerini yalılara yasladılar. Önümüz ardımız varlık, varak, yeşil dolarlar, evdeki erzak dolabı kan ağlıyor.
İnsan buna nasıl dayanır?
Bin türlü yolu var, akla ilk gelen dayanmayı reddetmek lakin yerin dibine batası bir huy, hepimizi dört koldan çürütüyor: Şükürcülük.
Kendi hayatıyla sulh olamayan, etrafında acıyacak dert, uzak durduğu için kendini tebrik edecek bir musibet ya da başkasında yargılayacak bir huy arıyor.
Hayatının idaresini kendi eline alamamışların, başkasının hayatını kontrol çabası izleyene utanç veriyor.






