27 Ekim 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Mukayese, şükürcülük ve alay

Ayşen Şahin “İnsan yaşadığı yere benzer” * Şu ülkede takribi yetmiş dokuz milyon insan etrafına bakıp bir tek kendisinin iyi para kazanamadığını hissediyor. Hiçbir ispatım yok, yalnızca benim hissim. Madem herkes kendi yargısını genel kanaat ya da bilimsel veri olarak sunabiliyor, buyurun bu da benim ev yapımı tespitim.

Ayşen ŞAHİN

“İnsan yaşadığı yere benzer” *

Şu ülkede takribi yetmiş dokuz milyon insan etrafına bakıp bir tek kendisinin iyi para kazanamadığını hissediyor. Hiçbir ispatım yok, yalnızca benim hissim. Madem herkes kendi yargısını genel kanaat ya da bilimsel veri olarak sunabiliyor, buyurun bu da benim ev yapımı tespitim.

Bir anda, balya ile kazanılmış, emek harcanmamış, yetkinlik katılmadan kucağa dolmuş paranın insanları ne hale getirdiğine şahit ediliyoruz sosyal medya üzerinden. Yetmiyor, böylesi kolay satıyor diye tüm TV dizilerini yalılara yasladılar. Önümüz ardımız varlık, varak, yeşil dolarlar, evdeki erzak dolabı kan ağlıyor.

İnsan buna nasıl dayanır?

Bin türlü yolu var, akla ilk gelen dayanmayı reddetmek lakin yerin dibine batası bir huy, hepimizi dört koldan çürütüyor: Şükürcülük.

Kendi hayatıyla sulh olamayan, etrafında acıyacak dert, uzak durduğu için kendini tebrik edecek bir musibet ya da başkasında yargılayacak bir huy arıyor.

Hayatının idaresini kendi eline alamamışların, başkasının hayatını kontrol çabası izleyene utanç veriyor.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Akın Olgun yazdı

Süreç, Riskler, Söylemler

Sürecin ve yol haritasının üstünde, ayrı bir irade olduğu ve bunu da Uçum’un temsil ettiği algısı, aslına bakarsanız üstünde oynanabilir bir güvenlik açığıdır ve bu açığın Uçum’un ifadelerinde hayat bulduğunu söylemek abartılı olmaz. Sürecin, türlü badireler atlatarak bugünlere kadar gelebilmesini, politik doğruculuktan, siyasal ezberlerden uzaklaşmasına, olan bitene karşı gerçekçi olmasına ve somut koşulların somut tahliline bağlayabiliriz. Bu, ilerlemenin ve zorluklar karşısında esneyebilmenin imkanını da sunuyor taraflara.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Anasayfa