BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Süreç, demokratikleşme ve Alevilik tartışmaları

Kışanak: Süreç karşıtları panikledi

Süreç, demokratikleşme ve Alevilik tartışmaları

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Nûmedya24 yayınına konuk olan Gültan Kışanak, süreçte pratik adımların atılacağı aşamaya gelinmesiyle “süreç karşıtlarının paniklediğini” belirterek, provokatif söylemlere karşı uyardı. Alevilik üzerinden yürütülen son tartışmaları da değerlendiren Kışanak, kalıcı barış için demokratikleşmenin “zorunlu” olduğunu vurguladı.

HABER MERKEZİ – Kürt siyasetçi Gültan Kışanak, Nûmedya24’ün YouTube yayınında Kürt sorununun çözümü için devam eden sürece ilişkin soruları yanıtladı.

Programda Nûmedya24 yazarı Namık Kemal Dinç’in sorularını yanıtlayan Kışanak, son günlerde süreçle bağlantılı gelişen tartışmalara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.

Dinç’in, özellikle son dönemde iktidar cephesinden süreçle ilgili sıklıkla kullanılan “tahrik”, “sabote etme” ve “enfekte etme” gibi ifadelere ilişkin sorusuna Kışanak şu yanıtı verdi:

‘BİRÇOK YERDEN DÜĞMEYE BASILDI’

דİlgili tüm tarafların beklentisi bu çerçeve yasanın çok geciktirilmeden koşullarının oluşturulması ve uygulamanın başlaması yönünde pratik adımların atılması şeklindeydi.

İş ciddiye bindi artık daha reel bir durum kazandı süreç.

Yani artık daha reel bir durum kazandı süreç. Ve bunun pratik adımlarının atılacağı bu aşama ortaya çıkınca, bence süreci ya anlamayan ya karşı olan ya da başkaları tarafından manipüle edilen, yani süreç karşıtları tarafından manipüle edilen birçok yerden düğmeye basıldı gibi geliyor bana.”

‘SÜREÇ KARŞITLARI PANİKLEDİ’

Çünkü önemli bir aşamaya gelindi. Bütün bu tartışmaları eksikleriyle birlikte bir yasa çıkartarak daha reel bir alana taşındı. Süreç daha pratik bir alana taşınınca süreç karşıtlarının paniklediği ve provoke etme çabalarının yoğunlaştığı bir dönem oldu. Ve bazı çevrelerin, bazı yapıların da  biraz belki de farkında olmadan bu süreç karşıtlarının  yapmak istediği zemine su taşıyan pratikleri ya söylemleri duruşları açığa çıktı. Bir meselenin bir tarafı bu.

Bunun politik okumasını doğru yapmak lazım. Çünkü tam da mesele daha reel bir zemine kavuşmuş, pratik adımların atılması yönünde imkanlar ortaya çıkmışken, bu tartışmaların böyle bir gündemi geren tartışmaların çoğalması çok da iyi niyetli şeylere işaret etmiyor.

בKAYGILAR BİZİ DURDURMAMALI’

Sürece ilişkin kamuoyundaki kaygılara da değinen Kışanak, bu konuda ise şu değerlendirmede bulundu:

“Biz bunu hep tartışmalarımızda şöyle anlatmaya çalıştık. Kaygılı olmak iyidir. Acaba demek iyidir, soru sormak iyidir. Çünkü bu böyle hani tekinsiz bir yola kendini kaptırıp sürüklenmek değil, daha bilinçli bir şekilde bu yolu yürümek lazım. O nedenle sorularımız olmalı, kaygılarımız olmalı. Fakat bu kaygılarımız bizi durdurmamalı. Bizi tedbir almaya yöneltmeli. Bizi daha iyi şeyler yapmaya yöneltmeli. Bu sürecin aynı zamanda demokratikleşme boyutunun güçlenmesi için çalışmalar yapmaya sevk etmeli.”

Süreç tartışmasının yalnızca “silahların bırakılması” tartışılmasına indirgemek isteyen bir kesimin olduğunu fakat meselenin bundan ibaret olamayacağını belirten Kışanak, toplumun demokrasi ihtiyacını vurguladı.

‘SİLAH MESELESİNDEN SONRASINI DURDURMAK İSTEYEN BİR KESİM VAR’

Kışanak, “Toplumun bir demokratikleşme ihtiyacı var. Kürt’üyle, Türk’üyle, Alevi’siyle, kadınıyla, gençliğiyle bizim demokratik bir dönüşüme ihtiyacımız var ve bir sorunu kalıcı barışın ancak böyle kurulabileceğine inanıyoruz. O nedenle silah meselesi tabii ki aşamalı olabilir. Bu kadar çok katmanlı ve çok taraflı bir mesele de tarihsel yükü de ağır olan bir meselede adım adım gideceğiz. Bu belli. Fakat bu adımları sadece silah meselesinden sonrasını durdurmak isteyen bir kesim var.”

×KUTUPLAŞMA VE KAMPLAŞMA UYARISI

Kışanak, değerlendirmesine şu ifadelerle devam etti:

“Bunların da bir yoğun çabası var ve o da demokratikleşmeye kapı aralanmasın, demokratikleşme beklentisi olan çevreler ortak bir toplumsal güce dönüşmesin. Bunu isteyenler de var. Bir de meselenin bu boyutu var.

“Kafamızdaki kaygıları, sorularımızı, doğru zeminde, pozitif sonuçlar yürüterek tartışmak yerine bu süreç karşıtlarının yarattığı zeminin üzerinde farkında olmadan, kastı bu olmadan, amacı bu olmadan bir şekilde kaygıları ön plana fazlaca çıkararak tartışmayı başka mecraya savrulmasına da zemin oldu. O nedenle hepimizin çok dikkatli olması gereken bir süreçteyiz. Bu sürecin pratik politik adımlarının atılabileceği bu aşamada yapmamız gereken şey her türlü olumsuz söylemi, tartışma yaratacak, kutuplaşma yaratacak, kamplaşma yaratacak, çözümü zora sokacak tutum ve davranışlardan uzak durarak daha derli toplu bir demokratik refleks göstermek.”

ALEVİLİK TARTIŞMASI

Kışanak, yayında Namık Kemal Dinç’in, Altan Tan’ın Alevilere yönelik kullandığı “siyasal Alevilik” gibi ifadeler ile Abdullah Öcalan’a atfedilen ancak hem Öcalan hem de DEM Parti tarafından doğru olmadığı açıklanan “Yavuz Sultan Selim–İdris-i Bitlisi ittifakı” ifadesi üzerinden başlayan tartışmalara ilişkin sorusunu da yanıtladı.

Kışanak bu konuda şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bazıların provokatif söylemleri olduğu zaman bazen de şöyle bir şey oluyor Türkiye’de maalesef: Provokatif bir söylemle gündemi kendi istediği mecraya çekmek isteyenler oluyor.

Şöyle oluyor: Bir taş atarsın, dalga yaratır gidip başka yere çarpar o dalga. Bence böyle bir provokasyon yönü var bunun. Yani yoksa nereden çıktı “siyasal Alevilik” falan diye bir laf yani? Bunun provokatif bir tarafı olduğu çok açık. Sen kimin adına niye konuşuyorsun? Yani Aleviler kendi adına konuşur. Alevilerin kurumları var

Aleviler, Türkiye’deki eşit yurttaşlık mücadelesinde epeyce bir mesafe kat etmiş. O nedenle bugün de facto Türkiye’nin dört bir yanında cemevlerini açabilmiş, kendi inanç kimliğini kamusal alanda da artık açıkça söyleyebilen bir noktaya gelmiş.

Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi, arkasında bir emek var, bir mücadele var. Ben bugün mesela bunun çok daha güçlü bir şekilde açığa çıkması gerektiğini yani Alevilerin kendi iç gündemlerine dönmesi gerektiğini, kendi eşit yurttaşlık mücadelelerini, Türkiye’nin demokratikleşmesi konusundaki mücadeleyi birleştirecek bir yolda kendileri bu tür polemiklere hiç girmeden, bu gündelik tartışmalara girmeden, kendilerinin eşit yurttaşlık mücadelesini güçlendirecek, örgütleyecek, kendi sözünü, kendi duruşunu kendi toplumsallığını örgütleyecek bir çaba içerisinde olmasının daha kıymetli olduğunu ifade etmek istiyorum.”

DİYALOG İMKANI VARKEN DEĞERLENDİRİLMEDİ

“Şimdi bildiriye gelecek olursak… En azından diyalog kanalları açık. Konuşulabilir, tartışılabilir… Bir yanlış varsa gidip neden böyle oldu bunun gerçeği nedir diye sorulabilir. Bütün bu yollara tevessül etmeyip, yalanlanmış, tüm taraflarca doğru olmadığı, eklemeler-çıkartmalar yapıldığı ya da tamamen bazı görüşmelerin hiç olmadığı yönünde çok net açıklamalar yapılıp o gündem kapanmak üzereyken o metinlerden birinde geçtiği iddia edilen, yalanlanmış bir metinde geçtiği iddia edilen bir cümle üzerinden böyle bir bildiri yayınlanmasını bir kere imkan var iken gidip konuşmak, tartışmak “bu böyle mi? “Siz böyle mi bakıyorsunuz?” deme imkanı varken bunu değerlendirmeyip bir bildiriyle teşhir ve mahkum etmeye yönelmek, niyet ne olursa olsun, maksat ne olursa olsun, ben asla niyetlerini sorgulamıyorum, maksatlarını sorgulamıyorum… Ama doğal olarak süreç karşıtlığına yorumlandı.”

Yayının tamamını aşağıdan izleyebilirsiniz.

Benzer Haberler

Irak’taki IŞİD’lilerin ilk grubu Ankara’ya getirildi:

184 kişilik listede Gar Katliamı'nın firari sanığı da var

Tutuklama, kayyum, işkence, ölüm…

İHD'den 2025 yılı insan hakları ihlalleri raporu

10 personel kayıp

Silivri'de batan geminin konumu tespit edildi

Şiddet görüntüleri ortaya çıkmıştı

Berhan Şimşek, CHP MYK üyeliğinden istifa etti

Oğlu ve gelini de ifadeye çağrıldı

Melih Gökçek: Savcılığa ifade verdim, bu ifadenin gizliliği var

Dört CHP’li AKP’ye geçti

Üsküdar’da sandalye hesabı değişti