Zeynel Kete
Alevilerin talepleri, yalnızca ibadethane ve bu mekanların ihtiyaçlarını karşılama tartışmasına indirgenemez. Alevilik devlet tarafından tarif edilmesi gereken bir inanç değildir. Binlerce yıllık devlet dışı kalmış bir inanç söz konusudur. Alevi toplumunun kendi inanç anlayışını, cemini, ocak sistemini, dergâhlarını, ziyaretlerini, dillerini, kültürünü ve hafızasını özgürce yaşatabilmesi gerekir. Devletin görevi Aleviliği tanımlamak değil, Alevilerin kendi inançlarını özgürce tanımlama ve yaşama hakkını güvence altına almaktır. Diyanet merkezli tekçi inanç anlayışı yerine bütün inançlara eşit mesafede duran laik ve demokratik bir hukuk düzenine ihtiyaç vardır. Böyle bir ihtiyaç ancak barışın toplumsallaşması ile mümkündür. Alevi hakikati bize şunu söyler: Hak bir bütündür. Cümle can Hakkın görünür olma halleridir. İnanç özgürlüğü olmadan demokrasi, demokrasi olmadan da toplumsal barış eksik kalır.






