İnsan Hakları Derneği, 2025 yılı boyunca yaşanan ihlallere dair rapor açıkladı. Raporda gözaltılar, tutuklamalar, keyfi kötü muamele, kadın ve iş cinayetleri, medyaya yönelik engellemeler, kayyumlar, sanata yönelik müdahalelere ilişkin veriler yer aldı.
HABER MERKEZİ – İnsan Hakları Derneği (İHD), 2025 yılı boyunca yaşanan insan hakları ihlallerine dair raporunu açıkladı.
Raporda yer alan başlıklardan dikkat çekici bazı veriler şöyle:
299 kadın katledildi- 471 şüpheli ölüm kayda geçti
- 2 bin 749 kişi yaşamını yitirdi
- Bin 112 kişi yaralandı
- 2 bin 105 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi
- Bin 842 kişi işkence ve kötü muameleye maruz kaldı
- 6 bin 719 kişi gözaltına alındı
- Bin 328 kişi tutuklandı
- Bin 888 kişi ev ve işyeri baskınlarına maruz kaldı
- 268 gösteriye müdahale edildi; 8 bin 477 kişi gözaltına alındı
- 303 gazeteci yargısal tacize maruz kaldı
- 42 gazeteci tutuklandı
- En az 489 habere erişim engeli getirildi
- En az 2 bin 469 sosyal medya paylaşımına erişim engeli getirildi
- 2 bin 44 sosyal medya hesabına erişim engellendi
- 27 belediye başkanı/eşbaşkan görevden uzaklaştırıldı
- 13 belediyeye kayyum atandı
- 57 ayrımcı kamu uygulaması tespit edildi; bunların 23’ü Kürt dili ve kimliğini hedef aldı
- En az 31 konser ve etkinlik yasaklandı ya da farklı biçimlerde engellendi.
‘DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİN TEMEL GÜVENCELERİNDEN BİRİDİR’
Düzenlenen basın toplantısında açıklama yapan İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne işaret ederek, müzakere sürecinin yalnızca Kürt meselesine yönelik bir sürecin başlatılmasıyla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirtti ve demokratikleşmenin sürecin temel güvencelerinden biri olduğunu söyledi.
Aydın, “İHD’nin 2025 yılı raporu bu noktada önemli bir yapısal gerilime işaret etmektedir. Siyasal çözüm konusuna iyimserlik artarken demokratik hak ve özgürlüklerin kullanım alanı aynı ölçüde genişlememektedir. Bu nedenle sürdürülebilir bir çözüm süreci açısından demokratikleşme ikincil bir unsur olarak değil, TBMM Komisyon Raporu’nun 7’inci bölümünde de belirtildiği üzere sürecin temel kurumsal ve hukuksal güvencelerinden biri olarak görülmelidir. Aksi durumda çözüm arayışı ile otoriterleşme eğiliminin aynı anda ilerlediği paradoksal bir siyasal tablo ortaya çıkmaktadır. Böylesi bir tabloda sürecin kalıcı bir barışa ulaşması mümkün görülmemektedir. Kürt meselesi nihai olarak bir demokrasi meselesidir” ifadelerini kullandı.
‘DİYALOG KESİLİNCE İHLALLER ARTIYOR’
İHD Eş Genel Başkanı Oya Ersoy da dünyada ve coğrafyada savaş ve yoksullukla birlikte insan hakları ihlallerinin arttığını belirtti. Ersoy, “Devletler, insan hakları rejimi iddiasıyla kurulan mekanizmalardan ve sözleşmelerden uzaklaşmış durumda. Coğrafyamızda da 2015 sonrası, önceki barış sürecinin kesintiye uğramasıyla insan hakları ihlallerinin arttığı bir süreç yaşadık. 21. yüzyılın ilk çeyreğini ciddi ihlallerle geride bıraktık” diye konuştu.







