Haydar Ergül
Hem Ortadoğu hem de Türkiye’deki devlet yapılanmaları Kürt inkârı üzerine inşa edilmiş, kültürleşmiş ve kimlik kazanmışlardır. Bu kimlik, belirli çevrelerin sistemden yararlanmasına dayanır; zira devletler bünyesinde sorumluluklar üstlenilmiş, maddi ve manevi çıkar sağlanılmaktadır. Diğer bazı çevreler de bunun etrafında şekillenmiş, kendini böyle var etmektedirler. Kürt inkârı ortadan kalkar ve çözüm yoluna girerse, inkâr üzerine kurulu devlet yapısı değişmek zorundadır; çünkü temel zemin yok olacaktır. İnkâr, Ortadoğu’da Arap-Türk devlet yapılanmalarını yüzyılı aşkın süredir biçimlendirmiştir. On milyonlarca insan bu şekilde şekillenmiş ve zihniyet kazanmıştır. Küresel ölçekte de kapitalist-emperyalist sistem de önemli oran bu yapıya dayanmaktadır. Tarihsel olarak yüz yıl önce dünya, ağırlıklı olarak Ortadoğu üzerinden şekillenmiştir. Bu gerçeğin altını çizmek gerekir; unutulursa hiçbir sorunun çözümüne doğru karar verilemez ve insanlar yalnızca sonuçlar üzerinden düşünür. Egemen sistemin hedeflediği de budur. Sadece sonuçlar üzerinden düşünmek parçalayıcı ve karşıtlaştırıcı olur; ortak noktalarda buluşmayı neredeyse imkânsız kılar. Sistemden nemalanan yapılar, sömürü ve baskıyı daha rahat sürdürebilirler.






