BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Rusya-Ukrayna savaşı: Görüşmeler ne aşamada?

Putin sordu ve yanıtladı: Çözüm için şans var mı?

Rusya-Ukrayna savaşı: Görüşmeler ne aşamada?

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Beşinci yılında devam eden Rusya-Ukrayna savaşının çözümü için geçen yılın sonbaharında başlayan, ancak İran’daki savaşla duran müzakerelerin yeniden canlanıp canlanmayacağı belirsizliğini koruyor. Bununla birlikte CIA Başkanı’nın kritik Moskova ziyareti ve Putin’in “çözüm için şans var mı?” sorusuna verdiği yanıt dikkat çekici.

HABER MERKEZİ – Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş beşinci yılında devam ediyor. Son bir yılda savaşın seyri büyük oranda karşılıklı insansız hava araçları ve füzelerle düzenlenen saldırılar tarafından belirleniyor. Taraflar saldırılarla ekonomik ve ticari hedefleri özellikle vuruyor. Bu saldırılar sırasında çok sayıda sivil de yaşamını yitirdi. Özellikle Rusya’nın son bir haftada Ukrayna’nın başkenti Kiev’e yönelik düzenlediği sistematik saldırılarda onlarca kişi yaşamını yitirdi.

Öbür yandan savaşın sonlandırılmasına yönelik geçen yılın sonbaharında ABD öncülüğünde başlatılan girişimler önemli ölçüde durmuş durumda. ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaş Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılmasına yönelik diplomatik çabaların sektereye uğramasının en önemli nedeni olarak gösterilse de, tarafların çözüm konusundaki uzlaşmaz tutumları ve isteksizliği de çözüm olasılıklarını zorlaştırıyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy son olarak 4 Haziran’da Putin ile yüz yüze görüşme yapma niyetini ortaya koyan kamuoyuna açık bir mektup kaleme aldı, ancak Putin’in yanıtı olası bir görüşmenin anlamsız olacağı şeklinde oldu.

ABD Başkanı Donald Trump ise, 7 Ağustos’taki açıklamasında Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik görüşmelerde ilerleme sağlandığını söyledi. Ancak bu açıklamaya rağmen ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş nedeniyle kesintiye uğrayan görüşmelerin yeniden başladığına dair henüz ortada bir işaret yok.

Son olarak Zelenskiy 31 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, Trump’ın temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner ile “detaylı ve yapıcı” bir görüşme gerçekleştirdiğini ve tarafların Ukrayna ziyaretinin tarihlerini kesinleştirmek için çalıştıklarını söyledi.

CIA BAŞKANI’NIN BEŞ YIL SONRAKİ KRİTİK MOSKOVA ZİYARETİ

Bir diğer dikkate değer gelişme ise, CIA Başkanı John Ratcliffe’in 25 Ağustos’ta Rusya’ya kamuoyunda önceden duyurulmayan bir ziyaret gerçekleştirmesiydi. Trump, bu alışılmadık görüşmelerde nelerin konuşulduğunu açıklamadı, ancak toplantıyı “yarı rutin” olarak nitelendirerek Washington’un “Ukrayna’daki savaşın sona ermesini istediğini” ekledi.

Bir CIA başkanının Moskova’yı son ziyareti Kasım 2021’de gerçekleşmişti. William Burns o ziyaret sırasında Rusya’yı Ukrayna’ya asker göndermemesi konusunda uyarmıştı. Haftalar sonra Kremlin, Ukrayna’ya karşı topyekun savaşını başlattı.

O tarihten bu yana ABD ile Rusya arasındaki ilişkiler gergin seyrediyor. Rusya uluslararası arenada büyük ölçüde tecrit edildi ve uluslararası ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya.

2019 ile 2022 yılları arasında Moskova’da Britanya’nın askeri ataşesi olarak görev yapan John Foreman, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Amerikalılar normalde bu kadar üst düzey bir yetkiliyi kısa süreli ve önceden duyurulmamış şekilde Moskova’ya göndermez ancak olağanüstü bir durum varsa bunu yaparlar” dedi.

Doç. Dr. Merve Suna Özel Özcan da CIA başkanının ziyaretini kritik önemde görüyor ve Anadolu Ajansı’na yazdığı analizde şu hususlara dikkat çekiyor:

דRatcliffe, Moskova’ya bir “normalleşme” temsilcisi olarak değil, Washington’ın Kremlin’e doğrudan stratejik mesajını taşıyan bir aktör olarak gitti. Yaklaşık beş yıldır devam eden savaş boyunca Moskova’ya bu düzeyde gerçekleştirilmiş benzer bir ziyaret yoktu. Bu bağlamda, ziyaretin zamanlaması da düşündürücüdür. Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen Alaska Zirvesi’nden bu yana ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında kişisel ilişkilerin güçlü olduğuna dair her iki taraftan da çok sayıda açıklama yapılmıştır. Buna rağmen liderlerin neden telefon diplomasisi ya da telekonferans yöntemiyle doğrudan temas kurmak yerine, bu derece hassas bir mesajın CIA Direktörü üzerinden iletilmesini tercih ettiği başlı başına önemli.

Donald Trump, ziyareti kamuoyu önünde her ne kadar “yarı rutin” ve “standart iş” olarak tanımlasa da CIA Direktörü’nün Moskova ziyareti Washington’ın caydırıcılık ile kontrollü teması aynı anda yürütme arayışının önemli bir göstergesidir​​​​​​​. Çünkü her savaş doğası gereği yayılma eğilimi taşır. Bu yayılma yalnızca coğrafi değil, aktörel, ekonomik ve teknolojiktir. Rusya-Ukrayna Savaşı’na giderek daha fazla aktörün farklı düzeylerde dahil olması, savaşın kapsamını büyütürken yanlış hesaplama ve kontrolsüz tırmanma riskini de aynı ölçüde artırmaktadır… Dolayısıyla bugün temel mesele kimin sahada kaç kilometre ilerlediğinden çok savaşın sınırlarının nerede başlayıp nerede bittiğinin giderek belirsizleşmesidir. Ratcliffe’in Moskova ziyaretini de tam olarak bu çerçevede okumak gerekir.”

PUTİN’DEN YENİ AÇIKLAMA: ÇÖZÜM İÇİN ŞANS VAR MI?

Rusya’nın Vladivostok kentinde düzenlenen 11. Doğu Ekonomi Forumu’nun genel oturumuna katılan Vladimir Putin, bir yandan Batılı ülkeleri ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’i savaşı sürdürmeye istekli olmakla suçladı, öbür yandan da ABD ile ilişkiler çerçevesinde olası bir çözümün mümkün olduğunu söyledi.

Putin, iki gün önce Kırgızistan’da katıldığı Şanghay İşbirliği Örgütü toplantısı sırasında, Ukrayna konusunda müzakere sürecinin mevcut durumda “belirli ölçüde donmuş” olduğunu dile getirerek, Moskova’nın sürece olumlu katkı sağlayabilecek girişimlere karşı olmadığını söylemişti. Müzakerelerde uzmanlar, askerler ve diplomatlara ihtiyaç bulunduğunu ifade eden Putin, ABD Başkanı Donald Trump’ın güvendiği isimlerle çalışmanın kendileri açısından önemli olduğunu kaydetmişti. Ukrayna tarafının Rusya’dan müzakerelerin yeniden başlatılmasını ve liderler düzeyinde görüşmeler yapılmasını istediğini belirten Putin, “Teröristlerle müzakere yapılmaz” demişti.

Bugün Vladivostok’teki forumda konuşan Putin, bir kez daha ABD’ye işaret ederek, müzakerelerle ilgili mesajlar verdi. Putin, ABD’nin, Ukrayna krizinin çözülmesinin ardından Rusya ile ilişkilere odaklanacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Rusya ve Ukrayna’nın kendi aralarında anlaşmaya varması gerekiyor. ABD ve Çin dahil diğer ülkeler ise bu süreci desteklemeye hazır. Nihayetinde sorun, çatışmanın tarafları arasında çözülmeli. Bunlar da Rusya ve Ukrayna’dır. Bunun doğru bir yaklaşım olduğuna inanıyoruz. Meselenin çözümüne katkı sağlamaya çalışan herkese teşekkür ediyoruz. Peki, çözüm için bir şans var mı? Bence var.”

ABD tarafıyla temasların sürdüğünü dile getiren Putin, “Bu temasların süreceğini umuyorum. ABD ile tam formatlı ilişkilerin yeniden tesis edilmesinden yanayız ancak bu, sadece bize değil, Amerikan tarafına da bağlı. Trump, bu konuda ilgili. Bunun olumlu sonuçlara yol açacağını umuyorum” ifadelerini kullandı.

×

TRUMP’IN PLANI VE MÜZAKERELER: RUSYA’NIN TALEPLERİ – UKRAYNA’NIN İTİRAZLARI

Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesi için 2025 yılında diplomatik girişimler yoğunluk kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, Ocak 2025’te göreve gelmeden önceki seçim kampanyası boyunca sık sık başkanlık koltuğuna oturduğunda savaşı bir günde bitireceğini iddia etti. Ancak başkanlık koltuğuna oturmasının üzerinden bir yıl geçmiş durumda ve bu hesabı tutmuş değil. Bununla birlikte Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için Trump’la birlikte diplomatik arayışlar hız kazandı.

Donald Trump, Kasım 2025’te savaşın bitirilmesi amacıyla ilk etapda 28 maddeden oluşan, ancak daha sonra 20 maddeye düşürülen sidr barış planı sundu.

Bu plan üzerine ABD, Ukrayna ve Rusya heyetlerinin ilk görüşmeleri, 22 – 23 Kasım 2025’te Cenevre’de yapıldı.

Şimdiye kadar yürütülen müzakerelerde bazı konularda önemli mesafeler alındığı kaydedilse de, Rusya’nın kontrol ettiği toprakların geleceği gibi önemli hususlarda herhangi bir gelişme yaşanmış değil. Bu da tarafların müzakere süreçlerinde ileri sürdükleri taleplerin mahiyetiyle ilgili bir sonuç olarak değerlendiriliyor. 

Rusya’nın başlıca talepleri arasında Ukrayna’nın asla NATO’ya katılmayacağına dair söz verilmesi, Ukrayna ordusuna sınır getirilmesi, Donbas’ın tamamının Rusya tarafından kontrol edilmesi, Kırım, Donbas, Zaporizhia ve Herson bölgeleri üzerindeki Rus kontrolünün tanınması ve Ukrayna’da Rusça konuşanlara koruma sağlanması yer alıyor.

Ukrayna, bu taleplerin teslimiyet anlamına geleceğini ve ülkeyi sonunda Rusya’nın işgaline karşı savunmasız bırakacağını kaydediyor.

Buna karşın, ABD’nin sunduğu ve ilk etapta 28 maddeden oluşan, ancak daha sonra Cenevre’de yürütülen müzakereler sonrasında 20 maddeye indirilen barış planı, kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, Rusya yanlısı görünüyor.

Planın ilk taslak haline göre, ABD, Ukrayna’dan Rusya’nın işgali altındaki bölgelerden vazgeçmesini, NATO’yu unutmasını ve asker sayısını sınırlamasını ve olası bir anlaşmanın ardından 100 gün içinde seçime gitmesini istedi.

Zelenskiy, “Ya ağır 28 madde ya da ağır kış” diyerek, karşı karşıya oldukları zorluğu dile getirdi. Avrupa Birliği ülkeleri de, planın ayrıntıları ortaya çıktığında tepki gösterdi ve Ukrayna’nın egemenliğinin korunmasını talep etti.

Bunun üzerine, planın yeniden gözden geçirilmesi için 22-23 Kasım tarihlerinde İsviçre’nin Cenevre kentinde görüşmeler yapıldı ve planın 20 maddeye düşürüldüğü duyuruldu. Zelenskiy, 30 Kasım’da yaptığı açıklamada, zorlu konuların hala çözülmediğini bildirdi.

Zelenskiy’nin zor seçimi: ‘Ya ağır 28 madde ya da ağır kış’ | Trump’ın Ukrayna planının detayları ortaya çıktı

Bununla birlikte Aralık ayında ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff aracılığıyla görüşme trafiğinin hızlandığı görüldü. Witkoff, 2 Aralık’ta Moskova’da Putin ile görüştü. Putin, görüşmeden sonra ABD’nin sunduğu planın bazı maddelerinin kabul edilebilir olduğunu, bazılarının ise kabul edilemez olduğunu duyurdu. 

Önce Avrupa’ya mesaj: Savaşmak istiyorsa, hazırız | Putin, Witkoff ve Kushner ile görüştü

Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner, 14-15 Aralık günlerinde ise Almanya’nın başkenti Berlin’de Ukrayna heyeti ile Trump’ın planı üzerine müzakereler yürüttü. Müzakerelerin son gününde Almanya, Fransa ve İngiltere liderlerinin de aralarında bulunduğu bazı Avrupalı liderler ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de bir araya geldi.

Zelenskiy görüşmede önemli mesafe kat ettiklerini belirtmekle birlikte, Trump’ın planında öngörülen toprak tavizleri ve ateşkes konusunda somut bir sonuç ortaya çıkmadı. Ancak Ukrayna’nın NATO’ya üye olmaktan vazgeçmesi, buna karşılık güvenlik garantilerinin sağlanması konularında mesafe alındığı belirtildi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, güvenlik garantilerinin detaylarını açıklamış ve olası barış anlaşması sonrasında Ukrayna’ya Batılı ülkelerin askerlerinin barış gücü olarak konuşlanacağını, olası Rus saldırısını püskürteceklerini belirtti.

Berlin görüşmeleri: ABD toprak tavizinde ısrarlı | Avrupa’nın zor haftası: Yeni Ukrayna zirvesi

Trump’ın sunduğu plana dair bir diğer görüşme de 20-21 Aralık’ta Miami’de gerçekleşti. ABD heyeti, önce Ukrayna heyeti ile, daha sonra da Rusya heyetiyle görüştü. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, görüşmelerin yapıcı ve verimli geçtiğini açıkladı. Zelenskiy de, 24 Aralık’ta, birçok kritik konuda uzlaşmaya varıldığını, ancak planda öngörülen toprak tavizi gibi hassas konuların çözümsüz kaldığını söyledi.

Trump’ın barış planı: Toprak tavizi hala ihtilaflı | Zelenskiy: Birçok kritik noktada uzlaşmaya varıldı

Miami görüşmelerinin ardından 28 Aralık’ta Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump ile bir kez daha yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Bu arada görüşmenin öncesinde ve sonrasında Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefon görüşmeleri yaptı.

Bu görüşmenin ardından Zelenskiy, 20 maddelik barış planı üzerinde yüzde 90 anlaştıklarını duyurdu. Trump da büyük oranda anlaştıklarını söyledi. Ancak kritik bir başlıkta ihtilaf giderilmedi. Bu, Trump’ın Ukrayna’dan istediği toprak taviziyle ilgiliydi. Rusya da Donbas şartını yineledi. 

Trump – Zelenskiy görüşmesinin ardından Ocak ayında Putin ile yeni temas, heyetlerin müzakereleri ve Avrupalı liderlerle görüşme kararları alınmıştı.

Zelenskiy: Yüzde 90 anlaştık | Kritik başlık hala ihtilaflı: Donbas’ta toprak tavizi olacak mı?

Bu kapsamda 6 Ocak’ta Fransa’nın başkenti Paris’te heyetler arası müzakereler gerçekleştirildi. Ardından Witkoff ve Kushner, 22 Ocak’ta Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Validimir Putin ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından 23 ve 24 Ocak’ta ABD, Ukrayna ve Rusya heyetleri Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de bir araya geldi.

Rusya-Ukrayna savaşı: “Toprak takası” hala ihtilaflı | Witkoff yine Moskova’da olacak

Witkoff, Paris görüşmelerinde “birçok kritik konuda önemli ilerlemeler kaydettiklerini” duyurdu.

İhtilaflı konular, toprak tavizi ve güvenlik garantileriydi. Paris’te konuşulan başlıklar da bunlardı. Ukrayna, Fransa ve İngiltere ise Ukrayna’ya konuşlandırılması düşünülen uluslararası güç için niyet beyanı imzaladı, Gönüllüler Koalisyonu ise ortak bildiri yayımlayarak Ukrayna’ya desteğini yineledi. 

“Toprak tavizi” başlığı hala ihtilaflı | Ukrayna’ya güvenlik garantisi: Çok Uluslu Güç

Bütün bu görüşme turlarının sonuncusu 23 ve 24 Ocak tarihlerinde Abu Dabi’de yapıldı. Ukraynalı ve Rus müzakereciler, Trump’ın barış planını görüşmek üzere ABD’li arabulucuların da katılımıyla Abu Dabi’de ilk üçlü toplantılarını yaptılar, ancak herhangi bir anlaşmaya varılamadığı bildirildi, bununla birlikte görüşmelerin devam ettirilmesi konusunda fikri birliği oluştu.

‘Toprak tavizi’ ihtilafı sürüyor | Zelenskiy: ABD’nin güvenlik garantileri belgesi hazır

4-5 Şubat’ta bir kez daha BAE’nin başkenti Abu Dabi’de bir araya gelen ABD-Ukrayna-Rusya heyetleri, esir takası konusunda bir anlaşma duyururken, görüşmelerde sorun olan toprak tavizi konusunda herhangi bir gelişme yaşanmadı.

İhtilaflı başlık “toprak tavizi” | ABD – Rusya – Ukrayna heyetleri Abu Dabi’de 

ABD, Ukrayna ve Rusya heyetleri arasında yürütülen müzakerelerin son turu 17-18 Şubat tarihlerinde Cenevre’de yapıldı. Ancak bu görüşmelerden de sonuç çıkmadı.

Dördüncü yıl: Ağır bilanço ve çözümsüzlük | Rusya – Ukrayna savaşı: Cenevre’den de sonuç çıkmadı

Son olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 10 Mayıs’ta, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile üçüncü bir ülkede görüşmeye açık olduğunu ancak bu görüşmenin müzakere amacıyla değil, uzun vadeli ve nihai bir barış anlaşmasının imzalanması için yapılabileceğini söyledi.

Zelenskiy ve Ukrayna kaynaklarına göre, Putin’in bu açıklamaları zaman kazanmaya yönelik ve gerçekleri ters yüz eden çabalardan biri.

Putin’den Zelenskiy mesajı | “Nihai barış anlaşması imzalanabilir”

Zelenskiy son olarak 4 Haziran’da Putin ile yüz yüze görüşme yapma niyetini ortaya koyan kamuoyuna açık bir mektup kaleme aldı, ancak Putin’in yanıtı olası bir görüşmenin anlamsız olacağı şeklinde oldu.

Zelenskiy’den Putin’e yüz yüze görüşme çağrısı | Putin yanıt verdi: Anlamı yok

Zelenskiy, 28 Temmuz’da Beyaz Saray’da bir kez daha ABD Başkanı Donald Trump ile görüşme gerçekleştirdi ve görüşmede Rusya’nın son aylarda artan balistik füze saldırılarına karşı koyabilmek için Patriot hava savunma sistemini istediklerini yineledi. Trump’ın bu talebe sıcak yaklaştığı kaydediliyor, ancak sürecin nasıl işleyeceğine dair belirsizlikler bulunuyor.

Öte yandan ABD Başkanı Trump, 7 Ağustos’taki açıklamasında Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesine yönelik görüşmelerde ilerleme sağlandığını söyledi. Trump, sözünü ettiği ilerlemenin hangi konularda olduğunu ise açıklamadı.

Benzer Haberler

Irak’taki IŞİD’lilerin ilk grubu Ankara’ya getirildi:

184 kişilik listede Gar Katliamı'nın firari sanığı da var

Tutuklama, kayyum, işkence, ölüm…

İHD'den 2025 yılı insan hakları ihlalleri raporu

10 personel kayıp

Silivri'de batan geminin konumu tespit edildi

Şiddet görüntüleri ortaya çıkmıştı

Berhan Şimşek, CHP MYK üyeliğinden istifa etti

Oğlu ve gelini de ifadeye çağrıldı

Melih Gökçek: Savcılığa ifade verdim, bu ifadenin gizliliği var

Dört CHP’li AKP’ye geçti

Üsküdar’da sandalye hesabı değişti