İran, Lübnan’da ilan edilen ateşkese paralel olarak Hürmüz Boğazı’nı açtığını duyurdu. Trump ise, İran ile anlaşma yüzde 100 tamamlanana kadar ablukanın süreceğini belirtti. Ancak yeni gelişme, ABD-İran görüşmelerinde tıkanıklığa yol açan üç ihtilaflı başlıktan ikisinin aşıldığını gösteriyor. İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoğu için ise Trump, İran ile birlikte çalışacaklarını söyledi.
HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın seyrini etkileyen ve aynı şekilde 8 Nisan’da başlayan 15 günlük ateşkes sürecinin en önemli ihtilaflı başlıkları arasında bulunan Hükmüz Boğazı ile ilgili İran’dan kritik bir adım geldi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, “Lübnan’daki ateşkese paralel olarak, Hürmüz Boğazı tüm ticari gemilerin geçişine tamamen açık olacak” dedi.
Arakçi’nin sosyal medya hesabından yapılan açıklama şöyle:
“Lübnan’daki ateşkes doğrultusunda, İran İslam Cumhuriyeti Limanlar ve Denizcilik Örgütü tarafından daha önce ilan edilen koordineli rota üzerinden, ateşkes süresinin geri kalanında Hürmüz Boğazı’ndan tüm ticari gemilerin geçişinin tamamen açık olduğu ilan edilmiştir.”
Arakçi, söz konusu kararın İsrail-Lübnan hattında sağlanan ateşkesle doğrudan bağlantılı olduğunu belirterek, bölgedeki tansiyonun düşürülmesine katkı sağlamayı amaçladıklarını dile getirdi. Açıklamada ayrıca, uluslararası ticaretin kesintisiz sürdürülmesi ve enerji sevkiyatının güvenliğinin korunmasının öncelikler arasında yer aldığı kaydedildi.
TRUMP: ABLUKA ANLAŞMA YÜZDE 100 TAMAMLANANA KADAR SÜRECEK
İran’ın Hürmüz Boğazı’nın tamamen açıldığını açıklamasının ardından petrol fiyatları yüzde 10’dan fazla düştü.
ABD Başkanı Donald Trump da, İran’ın kararı sonrasında sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada, önce İran’a teşekkür etti ve ardından büyük harflerle, ABD Donanmasının İran gemilerine ve limanlarına uyguladığı ablukanın “İran ile olan anlaşma yüzde 100 tamamlanana kadar” yürürlükte kalacağını söyledi ve ekledi: “Çoğu nokta zaten müzakere edildiği için bu süreç çok hızlı ilerlemeli.”
Bu arada savaş süresince gemi geçişlerine kapattığı boğaza mayın döşediği belirtilen İran’ın bunları temizlemek için çalıştığına belirten Trump, “İran, ABD’nin yardımıyla tüm deniz mayınlarını kaldırdı veya kaldırıyor!” dedi.
FRANSA VE İNGİLTERE MEMNUN
Fransa ve İngiltere liderleri Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması kararını memnuniyetle karşıladılar ancak bunun kalıcı hale gelmesi gerektiğini söylediler.
Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Başbakan Keir Starmer, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı gemi geçişlerine açmasını memnuniyetle karşıladı ve bunun kalıcı hale gelmesi gerektiğini duyurdu.
Hürmüz Boğazı ile ilgili yaklaşık 50 ülkenin katıldığı konferansın ardından konuşan Macron, “Hepimiz, tüm taraflardan Hürmüz Boğazı’nın tam, derhal ve koşulsuz olarak yeniden açılmasını talep ediyoruz” dedi.
Starmer ise, İran ve ABD’nin boğazın açık olduğuna dair açıklamalarının “hem kalıcı hem de uygulanabilir bir öneri” haline gelmesi gerektiğini söyledi.
Fransa ve İngiltere’nin, koşullar elverir elmez denizcilik güvenliğini sağlamak için çok uluslu bir misyona öncülük edeceklerini duyurdu.
‘İRAN’IN NÜKLEER PROGRAMI İÇİN ABD’DEN YENİ TEKLİF’ İDDİASI
Lübnan’da dün ilan edilen ateşkes ve buna paralel olarak İran’ın Hürmüz Boğazı’nı gemi geçişlerine açktığını duyurması, iki ülke arasında 11 Nisan’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan görüşmenin akamete uğramasına yol açan üç kritik başlıktan ikisinin aşıldığını gösterirken, İran’ın nükleer programı hakkında ise ABD merkezli haber portalı Axios dikkat çekici bir iddiayı gündeme getirdi. Axios’un bildirdiğine göre, ABD ile İran 3 sayfalık bir plan üzerinde müzakere ediyor ve bu kapsamda tartışılan başlıklardan biri de İran’ın uranyum zenginleştirme programı. Habere göre, ABD İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesi karşılığında 20 milyar dolar dondurulmuş İran fonunu serbest bırakmayı teklif ediyor.
Bu arada İslamabad görüşmelerinin başladığı gün, İran heyetine başkanlık eden İran Meclis Başkanı Muhammed Bakir Kalibaf, ön şart olarak dondurulmuş İran varlıklarının kaldırılmasını istemişti. Aynı gün Reuters haber ajansı da ABD’nin, İran’ın Katar ve diğer yabancı bankalarda bulunan dondurulmuş varlıklarını serbest bırakmayı kabul ettiğini gündeme getirmişti, ancak ABD’li yetkililer bu iddiayı yalanlamıştı.
Bu arada Trump, bugün Reuters haber ajansına verdiği demeçte, Axios’un gündeme getirdiği iddiayı doğrulamadı. Trump, “Bu tamamen yanlış. Hiçbir para el değiştirmiyor” dedi.
Hürmüz, Lübnan ve uyumsuz şartlar… | İran: ABD ile görüşmelerde 2. tur tamamlandı
TRUMP: URANYUM İÇİN İRAN İLE BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIZ
ABD Başkanı Trump, bugün Reuters’e verdiği demeçte, ABD’nin İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu geri almak ve ABD’ye getirmek için İran ile birlikte çalışacağını söyledi. Trump, “Bunu halledeceğiz. İran’la yavaş ve sakin bir tempoda ilerleyeceğiz ve büyük makinelerle kazı çalışmalarına başlayacağız. Bunu Amerika Birleşik Devletleri’ne geri getireceğiz” dedi.
İRAN İLE YENİ GÖRÜŞME İÇİN HAFTA SONUNU İŞARET ETTİ
Savaşın sona ermesine yönelik bir anlaşma olasılığı hakkında da konuşan Trump, anlaşma kesinleşene kadar ABD’nin İran’a karşı Hürmüz Boğazı’ndaki ablukayı sürdüreceğini söyledi.
“Bence anlaşma çok hızlı bir şekilde sonuçlanacak. İran’la çok iyi anlaşıyoruz” diyen Trump, anlaşmaya varmak için daha fazla görüşmeye ihtiyaç duyulacağını ve bu görüşmelerin “muhtemelen hafta sonu” gerçekleşeceğini söyledi. Anlaşma sağlandıktan sonra İslamabad’a gidebileceğini de sözlerine ekleyen Trump, “Henüz o konuda bir karar vermedim” dedi.
Trump, Axios haber portalına verdiği kısa telefon görüşmesinde de, “İranlılar görüşmek istiyorlar. Bir anlaşma yapmak istiyorlar. Sanırım hafta sonu muhtemelen bir görüşme gerçekleşecek” dedi.
İRANLI YETKİLİLER, TRUMP GİBİ DÜŞÜNMÜYOR
İran’ın gemi geçişlerine açıldığını duyurduğu Hürmüz Boğazı’na yönelik ABD ablukasının yüzde 100 anlaşma oluncaya kadar süreceğini söyleyen Trump’a İran’dan tepki geldi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, deniz ablukasının devam etmesi halinde Tahran’ın “gerekli karşılıklı önlemleri” alacağını söyledi.
Bekayi, Trump’ın İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun taşınmasına ilişkin iddiaları hakkında da konuştu. Zenginleştirilmiş uranyumun tıpkı İran toprağı gibi kendileri için kutsal olduğunu belirten Bekayi, “İran’ın zenginleştirilmiş uranyumu hiçbir şekilde farklı bir yere taşınmayacaktır” dedi.
Bekayi ayrıca, müzakere konularına ilişkin değerlendirmesinde, uranyumun taşınmasına yönelik konunun gündeme gelmediğini ve ülkesi tarafından bu meselenin bir seçenek olarak sunulmadığını savundu.
Bu arada üst düzey bir İranlı yetkili de Reuters’e verdiği demeçte, iki taraf arasındaki farklılıkların devam ettiğini, “nükleer konuların ayrıntıları konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadığını” ve farklılıkların üstesinden gelmek için ciddi müzakerelerin gerekli olduğunu söyledi.
İranlı yetkili, Tahran’ın, arabulucu Pakistan’ın çabalarıyla önümüzdeki günlerde ön bir anlaşmaya varılabileceğini ve ateşkesin uzatılarak “İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılması ve savaş zararlarının tazmini konusunda daha fazla görüşme için alan yaratılması” olasılığının bulunduğunu da söyledi.
ABD-İRAN GÖRÜŞMELERİNDE TIKANIKLIĞA YOL AÇAN 3 BAŞLIKTAN 2’Sİ AŞILMIŞ GÖRÜNÜYOR
İran’ın Hürmüz Boğazı ile ilgili aldığı karar, ABD ile görüşmelerde tıkanıklığa yol açan üç kritik başlıktan ikisinin aşıldığını gösteriyor.
ABD ile İran heyetleri, 8 Nisan’da ilan edilen ateşkesin ardından 11 Nisan’da Pakistan’ın başkenti İslamabad’da ilk kez yüz yüze görüşme yaptı. Molların iktidara geldiği 1979’dan beri yapılan ilk yüz yüze görüşmeden sonuç çıkmamıştı. Taraflardan yapılan açıklamalar ve kamuoyuna yansıyan bilgilere göre, önemli bazı başlıklarda taraflar anlaşmaya yakınlaşmıştı, ancak Hürmüz Boğazı, Lübnan’daki savaş ve uranyum zenginleştirme programı gibi kritik başlıklarda uzlaşma sağlanamamıştı.
Anlaşmazlık konuları: Hürmüz, Lübnan, nükleer | Trump’tan İslamabad’da ikinci görüşme mesajı
Hürmüz Boğazı, 28 Şubat’ta başlayan İran’daki savaşın seyrini etkiledi. İran, boğazı gemilere kapattı ve böylece küresel çapta artan petrol fiyatlarıyla ABD üzerinden baskı oluşturmaya çalıştı. 8 Nisan’da ateşkes ilan edildiğinde ise, ABD Hürmüz Boğazı’nın açılmasının ön şart olduğunu duyurdu. Ancak İran, ateşkesin Lübnan’ı kapsamadığı takdirde boğazı açmayacağını açıkladı. İslamabad görüşmeleri akamete uğradı ve ardından 13 Nisan’da Trump’ın talimatıyla ABD ordusu boğazı ablukaya aldığını duyurdu.
İslamabad’dan sonuç yok | Hürmüz ablukası başladı, İran: Sert karşılık vereceğiz
İslamabad görüşmelerinin akamete uğramasına yol açan diğer başlık Lübnan’da süren savaştı. İsrail ve Lübnan heyetlerinin 14 Nisan’da Washington’da 34 yıl aradan sonra yaptığı görüşmeden sonra, dün ABD Başkanı Donald Trump iki ülke arasında ateşkes sağlandığını duyurdu. İsrail, Lübnan’da işgal ettiği bölgelerden çekilmemekle birlikte ateşkese uyacağını açıkladı. Ancak Hizbullah, İsrail’in varlığını sürdürdüğü sürece ateşkesin anlamsız olduğuna dikkat çekti. Bu gelişmeler kırılgan hale getirse de Lübnan’da ilan edilen 10 günlük geçici ateşkesin, İran ve ABD arasındaki görüşmelerde mesafe alınmasına yol açacağı değerlendiriliyor.
Trump liderleri Beyaz Saray’a davet etti | İsrail ve Lübnan arasında 10 günlük ateşkes
ABD-İran görüşmelerinde hala aşılamayan üçüncü kritik başlık ise, İran’ın sahip olduğu nükleer program. İran uranyum zenginleştirme programını savunuyor, ABD ise İran’ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmesini dayatıyor. ABD ayrıca İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olamayacağını şart koşuyor.







