Ender İmrek
Kürt siyasi hareketi, güncel iç ve dış koşulları, tarihsel birikimini ve bölgenin karmaşık denklemlerini değerlendirerek yeni bir yol haritası çizdi. “Cumhuriyeti birlikte dönüştürme” diye özetlenebilecek bu demokratikleşme yaklaşımına, her çevre için farklı anlamlar yüklense de halkların, işçi ve emekçilerin birlikte mücadelesini daha da güçlendirecek koşullara zemin yaratmıştır.
Kırk yıldır süren silahlı çatışma güçlerinin, demokratik mücadele güçleri olarak yeniden düzenlenme aşamasına gelmesi, az buz bir potansiyel değildir. Bir halkın bölge, dünya ve Türkiye ölçeğinde yıllardır sürdürdüğü mücadele, zaten demokratik alanda da önemli bir yer tutuyordu. Kürt hareketi sendikalardan meslek odalarına, fabrikalardan tarlalara, üniversitelerden okullara, mahallelere uzanan her üretim ve hizmet alanında bir dinamik birikim oluşmuş durumda. Avrupa başta olmak üzere diasporada güçlü bir örgütlenme ve mücadele dinamiği var. Newroz’da da 1 Mayıs’ta da 1 Eylül barış gününde de 8 Mart’ta da hep birlikte mücadele ediyor, kol kola yürünüyor. Bu birikim, yalnızca etnik bir kimliğin değil, aynı zamanda sınıfsal, demokratik ve özgürlükçü bir bilincin de taşıyıcısı.






