BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Umut Altaş’tan Gülistan Doku “itirafnamesi”:

"Türkay Sonel, 'Bir kızı öldürdüm, babam halletti' dedi"

Umut Altaş’tan Gülistan Doku “itirafnamesi”:

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Gülistan Doku soruşturması kapsamında delilleri kararttığı için ABD’de tutuklanan Umut Altaş’ın savcılığa bir mektup gönderdiği iddia edildi. “İtirafname” dediği mektupta dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in kendisine “Bir kızı öldürdüm. Babam halletti, cesedi gömdük” dediğini yazdı.

HABER MERKEZİ – Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan ve kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversite öğrencisi Gülistan Doku’ya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yeni detaylar gündeme gelmeye devam ediyor.

Delilleri kararttığı suçlamasıyla tutuklanan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in yakın arkadaşı olan ve ABD’de tek kişilik hücrede tutulan, soruşturmanın kilit isimlerinden biri haline gelen Umut Altaş’ın, Tunceli Başsavcılığı’na “itirafname” adıyla bir mektup gönderdiği belirtildi.

Akşam gazetesi, Washington Temsilcisi Yavuz Atalay‘ın Altaş ile tutuklu bulunduğu Pensilvanya’daki cezaevinde görüştüğünü yazdı.

Umut Altaş’ın ziyarete başında takkeyle geldiğini söyleyen Yavuz Atalay, Altaş’ın Tunceli Başsavcılığı’na yazılan mektupta Gülistan Doku cinayetinin öncesi ve sonrasında yaşananları anlattığını belirtti.

‘BİR KIZ KORKARAK İÇERİ GİRDİ’

Habere göre Altaş, Gülistan Doku’nun kaybolmasından bir gün öncesinden itibaren yaşananları mektubunda şöyle anlattı:

“4 Ocak 2020’de 23.00’da Türkay beni YURTKUR’un önüne götürdü. ‘Niye buradayız?’ dedim. ‘Bekliyoruz işte’ diye cevapladı. Sonra, simasını göremediğim bir kız, korkarak apar topar içeri girdi. O içeri girdikten sonra da Türkay ile hızlıca oradan ayrıldık. 5 Ocak’ta 12.00 gibi Hanımeli Kafe’ye, 13.00 gibi Valilik Konağı’na gittik. Garaja çekti arabayı. Polis telsizi açıktı… Bir süre sonra bir anons geldi. Türkay içinden küfretti ve bir yere doğru gitmeye başladık. Sonra beni indirdi, 15-20 dakika sonra gelmeyince Türkay’ı aradım. Cevap vermedi. Yanıma hızlıca geldi ‘Bin, bin, bin arabaya!’ dedi. Savaştan çıkmış gibiydi.”

‘YOLCU KOLTUĞUNDA SİLAH VARDI’

Altaş mektubuna aynı akşam Türkay Sonel’in aracıyla kendisini yeniden aldığını belirterek şöyle devam etti:

“Telefonumdan koruma Şükrü’yü aramamı istedi. Aradım, açmadı. Sonra Şükrü’ye mesaj atmamı istedi. Yazmamı istediği mesaj, ‘Hallettin mi?’ idi… Ertesi gün Türkay beni yine arabayla aldı. Yolcu koltuğunda silah vardı. Türkay bana, ‘Silah orada kalmış, onu torpidoya koyar mısın?’ dedi. Üzerinde Türk bayrağı olan silaha dokundum ama sonra sildim. Türkay bana, ‘Neden temizliyorsun?’ dedi, ben de ‘Tabii ki sileceğim’ dedim.”

‘BİR KIZI ÖLDÜRDÜM, BABAM HALLETTİ’

Altaş mektubunda, yaşananlardan bir süre sonra Mustafa Türkay Sonel’in kendisine cinayeti itiraf ettiğini öne sürdü:

“Türkay’ların evinde otururken ‘Kanka birini öldürdüm, haberin olsun’ dedi. ‘Ne diyorsun oğlum, saçmalama kimi öldürdün, neden öldürdün’ diye sordum. ‘Bir kızı öldürdüm, çok bağırıyordu, arabadaydık, dayanamadım kafasına sıktı’ dedi. ‘Baban ne yaptı?’ dedim. Bana gülerek ‘Yo, o halletti zaten, ayarladı bir şeyler’ dedi. ‘Ceset nerede?’ dedim. ‘Gömdük kanka’ dedi. Nereye diye sordum ‘Bilmiyorum’ dedi.”

×GÖZALTINA ALINANLAR ADLİYEDE 

Öte yandan soruşturma kapsamında 27 Temmuz’da gözaltına alınan, aralarında emniyet müdürü, emniyet amiri ve çok sayıda polisin olduğu 18 kişiden 8’i bugün Erzurum Adliyesi’ne sevk edildi.

Benzer Haberler

Ahbap’a iki ayrı kayyum atandı

5 ünlü isim daha ifadeye çağırıldı

İhlal kararı yerine getirilmedi

AİHM Kavala’nın ikinci başvurusunu görüşecek

Meclis’te istismar davasında gerekçeli karar:

'Mağdur anlatımları birbirini doğruladı'

Guterres, Erhürman ve Hristodulidis görüştü

Kıbrıs için yeni bir 5+1 toplantı yapılacak

Kurtulmuş, AKP’li yetkililerle görüştü

Meclis’te 'çerçeve yasa' hareketliliği

‘Çerçeve yasa’ bekleniyor

Meclis’in çalışma süresi uzatıldı

‘200’ün üzerinde belediye başkanı Yeni Parti’ye katılıyor’

Günaydın'dan Cemil Tugay ve Mansur Yavaş sorusuna yanıt