Hükümetin açıkladığı Orta Vadeli Programa tepki gösteren KESK Eş Genel Başkanı Ahmet Karagöz, “İktidarın önceliği ranttan, özelleştirme talanından, halkın cebinden karşılanan hazine garantilerinden beslenenlere verilmiştir” dedi.
HABER MEREZİ – Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK), 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program (OVP) ile köprü ve otoyolların özelleştirmelerine ilişkin konfederasyon genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi.
Üç yıllık dönemin ekonomik ve sosyal politikalarına yön verecek OVP’nin aynı zamanda bütçenin hazırlanmasında temel alınacak politika olduğunu vurgulayan Karagöz, Türkiye’de bugün 5 kişiden 4’ünün emekçi sınıfından olduğunu belirtti. Karagöz, “Bu ezici çoğunluğun gelir, refah, yaşam koşullarını en kısa şekilde özetleyecek olursak, sadece enflasyonda, faiz oranlarında, özgürlük ve refah sıralamasında ya da yolsuzluk sıralamasında değil, gelir adaletsizliğinde de dünyada ön sıralarda yer alan bir ülkede yaşıyoruz” dedi.
OVP NE VAAT EDİYOR?
Türkiye’de hayat pahalılığı, işsizlik ve güvensizlik olduğunu belirten Karagöz, “Her gün ortalama 6 işçi, işçi cinayetleri, 5 kadın cinayetleri ile yaşamdan koparılıyor. Kısacası bugün Türkiye’de toplumun ezici çoğunluğunu oluşturan milyonlar; hayat pahalılığı, işsizlik, güvencesizlik başta olmak üzere onlarca sorunla boğuşmaya devam ediyor. Peki, bu ağır koşullarda OVP’de bu devasa kitleye, bizlere ne vaat ediliyor? Daha fazla refah mı? Daha adil bir gelir dağılımı mı? Güvenceli çalışma mı? Enflasyonun düşürülmesi, hayat pahalılığına son verilmesi mi? OVP’den aldığımız cevap aynen şöyledir. Fiyat istikrarının kalıcı olarak tesis edilmesi amacıyla enflasyon hedeflemesi uygulamasına devam edilecektir. Enflasyon beklentilerinin ara hedeflerle uyumlu olarak çıpalanmasını sağlamaya yönelik iletişim kanalları güçlendirilecektir” ifadelerini kullandı.
‘İKTİDARIN ÖNCELİĞİ TOPLUM DEĞİL’
Mevcut iktidarın önceliğinin toplumun olmadığını belirten Karagöz, “İktidarın önceliği faizden, ranttan, özelleştirme talanından, halkın cebinden karşılanan hazine garantilerinden beslenenlere verilmiştir. Nitekim 2022 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın yüzde 2,2’si faiz harcamalarına ayrılırken bu oran her geçen yıl daha da artmıştır. Bu son OVP’ye göre 2027 yılında Gayri Safi Yurtiçi Hasılanın yüzde 3,7’sine denk gelen 4 bin 93 Milyar TL’nin faizden beslenen yabancı ve yerli sermayeye aktarılması hedeflenmektedir. Bu 2027 yılında toplanması hedeflenen her 100 TL verginin 20,3 TL’sinin faize gitmesi demektir” diye konuştu.
ÖZELLEŞTİRME GELİRLERİ
Karagöz, sözlerini şöyle sürdürdü: “İktidarın önceliği kime verdiğini ispatlayan rakamlardan birisi de OVP’deki özelleştirme gelirleri kalemidir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı verilerine göre 1986 yılından itibaren başlanan özelleştirme uygulamasında elde edilen gelirlerin yüzde 90’nı AKP iktidarı döneminde elde edilmiştir. Halkın birikimlerinin ürünü olan KİT’ler, fabrikalar, tesisler ‘özelleştirme’ adı altında birkaç yıllık karları tutarında, hatta bazen sadece arazilerinin karşılığına bile denk gelmeyen tutarlarda ‘babalar gibi’ parsel parsel sermayeye peşkeş çekilmiştir. Dolayısıyla özelleştirme gelirleri özellikle son 5 yılda katlanarak artmıştır. OVP ve bütçelere göre 2022 yılında 6 Milyar TL olan özelleştirme geliri 2025 yılında 21 Milyar TL’ye çıkmıştır.”
(Kaynak: Mezopotamya Ajansı – MA)







