Nusaybin’de İsmail Akın ve 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın 2012’de öldürülmesiyle ilgili yeniden açılan soruşturmada 3 kişi tutuklandı. Şüphelilerin kimlikleri açıklanmadı. İHD ve Mardin Barosu, 2012’de olayın karakola yakın “güvenlik bölgesi”nde gerçekleştirildiğini duyurmuştu.
HABER MERKEZİ – Mardin’in Nusaybin ilçesinde 14 yıl önce İsmail Akın (62) ile kızı Elif Akın’ın (10) öldürülmesine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 16 şüpheliden 3’ü tutuklandı.
Nusaybin ilçesi kırsal İlkadım Mahallesi’nde 27 Mart 2012’de İsmail Akın ile kızı Elif, silahla öldürülmüş halde bulundu. Olayın ardından başlatılan soruşturmada, cinayetin failleri belirlenmedi. Cinayete ilişkin Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda, 4 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi.
Bu kapsamda 16 şüpheli yakalanıp gözaltına alındı. İşlemlerinden sonra Nusaybin Adliyesi’ne sevk edilen şüphelilerden 3’ü çıkarıldıkları mahkemede tutuklandı, 1’i adli kontrol şartıyla diğerleri serbest bırakıldı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 4 Eylül’de sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, olaya ilişkin dosyanın 14 yıl sonra yeniden ele alındığını belirtmişti.
NE OLMUŞTU?
İsmail Akın ve 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın 27 Mart 2012’de Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Akarsu Beldesi İlkadım Köyü kırsalında öldürülmüş halde bulundu.
Baba ve kızı hayvan otlatmak için gittikleri arazide ateşli silahla öldürüldükleri ve başlarının taşla ezildiği belirlendi.
Cinayet yeri askeri güvenlik bölgesinde ve bir karakola 1,5 kilometre mesafedeydi.
İHD Mardin Şubesi ve Mardin Barosu, olayla ilgili iki gün sonra bilgi paylaşım raporunu yayımladı. Ailenin başvurusu üzerine İHD ve Baro’dan oluşan heyet köye giderek inceleme yaptı. Baba ve kızın dağlık alan içinde bulunan bir bağın içerisinde birbirinden yaklaşık 15 metre mesafede öldürüldüğü tespiti yapılan raporda, olayın Dallıca Köyü Karakolu’na yakın bir yerde yaşandığı belirtildi.
Raporda, cesetlerin olay yerinden köylüler tarafından alındığı ifade edilerek, olay yerine gün içerisinde savcılık tarafından herhangi bir işlemin yapılmadığı kaydedildi. Olay yeri incelemesinin olaydan bir gün sonra yapıldığı belirten raporda, delillerin özenli bir şekilde toplanmadığı kaydedildi.
“Olayın olduğu dağlık alanın resmi makamlar tarafından güvenlik bölgesi ilan edildiği ve bölgenin bu şekilde bilindiği, açıklanacak otopsi raporunun cinayete ilişkin bir fikir verebileceği kanaati edinilmiştir” denilen raporda, resmi makamların henüz tatmin edici bir açıklama yapmadığı da kaydedildi.







