Uluslararası Af Örgütü, Mart 2026’da ABD-İsrail ortaklığında Tahran’ın yoğun nüfuslu bölgelerine gerçekleştirilen, onlarca sivilin ölmesine ve yaralanmasına yol açan saldırıların savaş suçu kapsamına girebileceğini belirterek bağımsız ve tarafsız bir soruşturma çağrısında bulundu.
HABER MERKEZİ – Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) yayımladığı açıklamada Mart 2026’da ABD-İsrail ortaklığında Tahran’ın yoğun nüfuslu bölgelerine yönelik gerçekleştirilen, onlarca sivilin ölmesine ve yaralanmasına yol açan saldırıların savaş suçu olup olmadığının belirlenmesi için acilen bağımsız ve tarafsız bir soruşturma yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Ayrıca ABD ile İran arasındaki gerginlik tırmanmaya devam ederken, uluslararası hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen olası gelişigüzel saldırılarla ilgili hesap verebilirlik ve tazminat çağrısı yaptı.
Uluslararası Af Örgütü, üç olayla ilgili uydu görüntülerini analiz etti ve internette yayınlanan 60 videoyu doğruladı. Ayrıca İran, İsrail ve ABD yetkililerinin resmi basın açıklamalarını inceledi ve İran’da bulunan iki kişiyle görüştü. Ayrıca 17 Temmuz’da İsrail ve ABD yetkililerine, 31 Temmuz’da ise İran yetkililerine yazarak, saldırılarla ilgili bilgi talep etti ancak brifingin yayımlandığı tarih itibariyle herhangi bir yanıt alamadı. 1-13 Mart arasında Tahran’ın Nilüfer, Risalet ve Cevadiye mahallelerini vuran hava saldırılarına ilişkin araştırma, yoğun nüfuslu bölgelerde geniş alan etkili patlayıcı silahlar kullanılarak sivillerin öldürüldüğünü ve yaralandığını, evlere, işyerlerine ve diğer sivil binalara geniş çaplı hasar verildiğini gösteren kanıtlar tespit etti.
AGNES CALLAMARD: HUKUKA AYKIRI SALDIRILARA SON VERİLMELİ
Bianet‘e göre Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, Tahran’daki ABD-İsrail saldırılarının, savaş suçu kapsamına girebileceğini ve bunların bağımsız, tarafsız, etkili ve şeffaf soruşturmalara konu edilmesi gerektiğini vurguladı.
Latest @Amnesty research briefing on the US/Israel unlawful war against Iran: our investigation into air strikes on Niloufar, Resalat, and Javadieh neighbourhoods of Tehran between 1 and 13 March 2026 found evidence that explosive weapons with wide area effects were used in… pic.twitter.com/aVXhydEEQa
— Agnes Callamard (@AgnesCallamard) September 8, 2026
×ABD’nin İran’daki saldırıları ve ABD Başkanı Donald Trump’ın sivil altyapıyı hedef alma tehditleri devam ederken, ABD ile İsrail’in tüm hukuka aykırı saldırılara son vermesi ve uluslararası insancıl hukuka eksiksiz riayet etmesi zorunludur. Bu zorunluluk, askeri operasyonların planlama ve gerçekleştirilme aşamalarında kasıtlı olmayan sivil can kaybı, sivil yaralanmaları ve sivil yapılara yönelik hasardan kaçınmak ve her durumda bunları en aza indirmek için mümkün olan tüm tedbirleri almayı içerir. Aynı uluslararası hukuk yükümlülükleri, İran için de misilleme saldırıları gerçekleştirirken geçerlidir; Körfez ülkelerini vuran misillemeler buna dahildir.
NİLÜFER’DEKİ HAVA SALDIRILARI
Uluslararası Af Örgütü’nün görgü tanıklıkları, basında yer alan haberler ve İran yetkililerinin açıklamalarından topladığı bilgilere göre, 1 Mart’ta Tahran’ın merkezindeki Nilüfer Meydanı’nı vuran saldırıda en az 20 sivil öldürüldü. Saldırı, restoranların ve kafelerin açık olduğu ve çevrede siviller olmasının kolaylıkla öngörülebileceği saat 21.00 sularında gerçekleştirildi. Toplanan kanıtlara göre, saldırı doğrudan Nilüfer Meydanı’ndaki Eşkiyar Caddesi’nde yer alan 104 No’lu Abbas Abad Emniyet Müdürlüğü’nü vurdu ve binayı yerle bir etti. Doğrulanan videolar, saldırıda emniyet müdürlüğü yıkılırken, çevredeki çok katlı binaların, dükkanların ve yaklaşık 100 metre uzaklıkta bulunan diğer sivil yapıların da ağır hasar gördüğünü gösteriyor. Alana giden bir gazeteci, tahribatın emniyet müdürlüğünün çok ötesine uzandığını, çok katlı binaları oturulamaz hale getirdiğini ve sivillerin öldürüldüğünü belirtti.

RİSALET’TEKİ HAVA SALDIRILARI
Uluslararası Af Örgütü’nün açık kaynak kanıtlar, görgü tanıklıkları, devlet medyasında çıkan haberler ve İran yetkilileri ile İran Kızılayı’nın açıklamalarından edindiği bilgilere göre, 9 Mart’ta yerel saatle 14.30 civarında Tahran’ın doğusunda yoğun nüfuslu bir bölge olan, çok sayıda binanın bulunduğu Risalet Mahallesi’ne gerçekleştirilen saldırıda en az 16 sivil öldürüldü, onlarca sivil yaralandı.
Uluslararası Af Örgütü’nün araştırmasına göre, saldırı doğrudan İran İslam Devrimi Muhafızları’nın Besic taburuna ait bir merkezi vurdu.
İncelenen uydu görüntülerinde, “12 Numara” (Pelak-e 12) adıyla bilinen bir bina da dâhil ağır hasar ve yıkımın belirgin olduğu dört farklı bina görülüyor. Bir görgü tanığı, Uluslararası Af Örgütü’ne, 12 Numara’da bina görevlisi ile aynı aileden 12 kişi olmak üzere en az 13 sivilin öldürüldüğünü söyledi. Uydu görüntüleri, videolar ve tanık anlatımları da dahil, Uluslararası Af Örgütü’nün topladığı kanıtlar, 12 Numara’nın Besic merkezinden ayrı olarak vurulmuş olabileceğini gösteriyor.

CEVADİYE’DEKİ HAVA SALDIRILARI
Uluslararası Af Örgütü’nün devlet medyasında çıkan haberler ve İran yetkililerinin açıklamalarından topladığı bilgilere göre, 13 Mart’ta Tahran’ın güneyinde yoğun nüfuslu bir mahalle olan Cevadiye’de gerçekleştirilen bir saldırıda, hepsi aynı aileden olmak üzere en az beş sivil öldürüldü, onlarca sivil ise yaralandı. 11-14 Mart arasında alınan uydu görüntüleri ve sesli-görüntülü kanıtlar, saldırının Gurbani Caddesi’ndeki 117 No’lu Emniyet Müdürlüğü’nün bazı bölümleri ile çevredeki diğer binaları yok ettiğini gösteriyor.

Doğrulanan videolar patlamanın etkilerinin 50 metreden fazla mesafeye ulaştığını, çevredeki konut ve ticari amaçlı binalarda ağır hasara yol açtığını gösteriyor. Doğrulanan bir videoda acil yardım ve kurtarma görevlilerinin arama-kurtarma çalışması yürüttükleri görülüyor. Uluslararası Af Örgütü’nün silah uzmanları, devlet medyasında yayınlanan ve yerde silindir şeklinde koyu renkli iki metal parçasının etrafında duran kişileri gösteren bir fotoğrafı inceledi. Uzmanlar, bu parçaların bir Müşterek Doğrudan Taarruz Mühimmatı (JDAM) bileşeniyle, özellikle de GPS güdüm ünitesinin bulunduğu kısımla uyumlu olduğunu belirledi. JDAM kitleri ABD’de üretiliyor ve hem ABD hem de İsrail güçleri tarafından kullanıldığı biliniyor.
×
NE OLMUŞTU?
28 Şubat’ta ABD ve İsrail İran’a ortak saldırılar başlatmıştı ve o tarihten bu yana İran genelinde on binlerce saldırı gerçekleştirdi.
Resmi verilere göre, 28 Şubat 2026 ile 24 Temmuz 2026 tarihleri arasında İran’daki saldırılarda yüzlercesi çocuk en az bin 469 sivil öldürüldü.







