Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 12 Eylül Askeri Darbesi’nin yıldönümüne dair “Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan bir soldan vatandaşlarımızı dar ağacına gönderdiler. Gencecik fidanlarımızı kaybettik. Umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik” diye konuştu.
HABER MERKEZİ – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 9 Mayıs’ta hasta kabulüne başlayan 1458 yatak kapasiteli Samsun Şehir Hastanesi’nin resmi açılış törenine katıldı.
Şehir hastanelerine yönelik eleştirilere değinen Erdoğan, şöyle konuştu:
“Ülkemizde iktidar karşıtlığı üzerine kurulu siyasetin en bariz örneği şehir hastaneleridir. Bu hastaneler ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. ‘Sağlık sistemine hançer vuruyor’ dediler, hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. ‘Ne gerek var’ dedikleri şehir hastaneleri yüzyılın sağlık krizi olan koronavirüste çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmetleri nedeniyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri ülkemizde yaşanmadı. Krizi en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Ne kadar vizyoner, stratejik yatırımlar olduğu herkes tarafından anlaşıldı. İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz. Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız diyoruz.”
‘GENCECİK FİDANLARIMIZI KAYBETTİK’
Konuşmasında 12 Eylül darbesine de değinen Erdoğan, yaşananları “Türkiye’nin büyümesine ağır darbeler indiren” bir süreç olarak nitelendirdi ve “Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan bir soldan vatandaşlarımızı dar ağacına gönderdiler. Gencecik fidanlarımızı kaybettik. Umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik” dedi.
Erdoğan, 12 Eylül ve 28 Şubat faillerinin hesap vermesi için kararlılık gösterdiklerini belirterek, bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine izin vermeyeceklerini söyledi ve “Milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerekirse canımız pahasına koruyacağız” diye konuştu.
‘ENERJİMİZİ TÜKETEN SORUNLARIN TEMELİNDE 12 EYLÜL VAR’
Erdoğan’ın açıklaması şöyle:
“Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasbedilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten, kökenden olursak olalım milletçe hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan, bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik, 12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Aynı zamanda Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına da ağır darbeler indirdi. Ülkemiz uzun yıllar ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfi idaresine mahkum edildi. Terör başta olmak üzere bugün hala enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var.
Bilinmesini isterim ki, Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat’ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz.”





