ABD-İsrail saldırısında öldürülen Hamaney dört aydan fazla süre sonra defnediliyor. ABD ile mutabakat zaptının ardından İran en üst düzeydeki kaybının cenaze törenini gövde gösterisine çeviriyor. Ancak İran’a dair veriler başka gerçeklere işaret ediyor. İran’ın yönetim elitinin kaybına, askeri kapasitenin aldığı darbeye ve ekonomisindeki ağır tabloya dair veriler haberde…
HABER MERKEZİ – İran İslam Cumhuriyeti, ABD-İsrail ile savaşın ilk gününde, 28 Şubat’ta öldürülen dini lider Ali Hamaney için 4 aydan fazla süre sonra görkemli bir cenaze töreni düzenliyor. Bir haftaya yayılacağı bildirilen tören, İran’ın ABD ile 18 Haziran’da imzaladığı mutabakat zaptı sonrasına denk geliyor ve İran’ın, savaş riskinin düştüğü şartlarda düzenlenecek töreni yoğun propaganda etkisiyle gövde gösterisine çevirmek istediği değerlendiriliyor.
Savaşın 40. gününde (8 Nisan’da) İran ile ABD arasında ateşkes ilan edildi, ardından 11 Nisan’da iki ülke heyetleri İslam Cumhuriyeti’nin ilan edildiği 1979’dan beri ilk kez yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Sonuç alınamayan bu ilk görüşmenin ardından dolaylı görüşmelere devam edildi ve nihayetinde 18 Haziran’da ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan bir mutabakat metnini resmen imzaladı, iki ülke heyetleri de 21 Haziran’da İsviçre’de bir araya geldi ve zaptın şartlarının müzakare edilmesi için öngörülen 60 günlük süre böylece başladı. Şimdiye kadar somut bir gelişme bulunmuyor; Hürmüz Boğazı ile İran’ın nükleer programı gibi zor başlıklarda anlaşmazlıklar sürüyor ve bu da mutabakat zaptının geleceğini belirsiz kılıyor.
Mutabakat zaptının imzalanmasından sonra, yaşanan yıkıcı savaştan kimin kazançlı çıktığını ilişkin başlayan tartışmalar da devam ediyor.
14 madde ve 60 günlük müzakere | Trump ve Pezeşkiyan mutabakat zaptını imzaladı
HEDEFLERE BAKILINCA: KİM KAZANDI, KİM KAYBETTİ?
ABD Başkanı Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu savaşın hemen başında İran rejiminin yıkılmasını önemli hedeflerinden biri olarak açıkladı; ancak savaşın ilk birkaç haftasından sonra Trump bu hedeften bir daha bahsetmedi ve İran rejimi de yıkılmadı; rejimin yıkılmamış olması ve hatta ABD ile müzakere edecek pozisyonda kalması, ABD için kayıp ve İran için de kazanç olarak değerlendirildi.
ABD-İran: Savaştan anlaşmaya | Taraflar neyi hedefliyordu, şimdi neyi konuşuyor?
Ayrıca İran ile imzalanan mutabakat zaptına rağmen Hürmüz Boğazı’nın gelecekteki statükosuna, İran’ın nükleer programının ve balistik füzelerinin ne olacağına dair kritik hususlar belirsizliğini koruyor. ABD’li yetkililer bu zor başlıkların öngörülen 60 günlük müzakere sürecinde hal olacağını belirtiyor, ancak İranlı yetkililer şartlarında ısrar ediyor.
Bu hususlara bakıldığında, savaşta ABD ve İsrail’in hedeflediklerini yerine getirmedikleri, rejimini ayakta tutabilen İran’ın ise bölgesel güç olarak varlığını yeniden teyit ettiği ve bu nedenle kazançlı çıktığı belirtiliyor.
Verilerle hedefler ve sonuçlar: ABD İran’da neyi başardı?
Ancak mevcut durumda daha ziyade ayakta kalmış olmasından dolayı kazançlı taraf olarak gösterilse de gerçekte veriler İran’ın büyük kayıplar yaşadığını, savaş öncesi duruma gelebilmesinin bile on yıllar alacağını ve bu nedenle hiç olmadığı kadar kırılgan bir yapıda bulunduğunu gösteriyor.
İRAN HİÇ OLMADIĞI KADAR KIRILGAN
İran, ABD ile İsrail’in saldırıları sonrasında her şeyden önce ekonomik olarak büyük yıkım yaşadı. Zaten büyük krizlerin yaşandığı, yaşam şartlarının zor olduğu İran’da halkın memnuniyetsizliği üst düzeye çıkmıştı. Nitekim 28 Aralık 2025’te başlayan, bir aydan fazla süren ve milyonlarca kişinin katıldığı büyük protestolar esas olarak ekonomik nedenlerden dolayı başlamıştı. Daha sonra hemen hemen tüm İran kentlerinde görülen protestolar rejim karşıtlığı haline gelmiş ve güvenlik güçlerinin ölümcül saldırılarıyla karşılaşmıştı.
Bazı kaynaklara göre, bu sürede 30 binden fazla kişi yaşamını yitirdi, on binlerce kişi yaralandı ve bir o kadarı da ağır işkenceler sonrasında hapsedildi. İran rejimi, halkın tepkisini dikkate alarak reformlar yapmak yerine güvenliği ön plana çıkardı ve şartları daha da zorlaştırdı.
Üç kurşunun parasını ödediler, cenazeyi alabildiler | İran’da bilanço ağırlaşıyor
Rejimin ABD ve İsrail ile savaştan hemen önce içerde halkın büyük oranda desteğini kaybettiği İran’da savaştan sonra her şey çok daha kötüye gitti.
‘Hürmüz krizi’ İran’ın da boğazını sıkıyor
×
SAVAŞIN İRAN’A MALİYETİ: EKONOMİDE BÜYÜK YIKIM
Demokrasiyi Savunma Vakfı (FDD) analistleri Daniel Swift ve Miad Maleki’nin 26 Haziran’da, ABD-İran mutabakatının imzalanmasından günler sonra yayımladıkları veriler dikkat çekici sonuçları ortaya koyuyor. Swift ve Maleki’nin sunduğu verilerden bazıları şöyle:
“Demokrasiyi Savunma Vakfı’nın (FDD) Ekonomik ve Mali Güç Merkezi (CEFP), [İran’ın savaştaki] toplam ekonomik zararı yaklaşık 144 milyar dolar (yaklaşık 203,5 milyar Avustralya doları) olarak tahmin etti; bu, İran’ın savaş öncesi GSYİH’sının yaklaşık %40’ına denk geliyor ve olası aralık 50 milyar ila 300 milyar dolar arasında değişiyor. İran rejiminin sözcüsü Fatemeh Mohajerani ise, CEFP’nin merkezi tahmininden bile daha yüksek bir rakam verdi: 40 günlük savaşın doğrudan ve dolaylı zararı 270 milyar ABD doları.
ABD deniz ablukası, ekonomik açıdan kullanılan en isabetli araç olduğunu kanıtladı. İran, Mayıs 2026’da hiç ham petrol ihraç etmedi; bu rakam, savaş öncesi son tam ay olan Şubat ayındaki günlük 2,1 milyon varilin biraz üzerindeydi. Mayıs ayı için tahmini ihracat gelirleri, savaş öncesi aylık gelir baz alınarak 200 milyon ABD dolarının altına düştü; bu rakam, savaş öncesi aylık gelir baz alındığında bu rakamın 20 katından fazlaydı. Oxford Economics, ablukanın İran’ın ihracat gelirlerinin %70’ini kesebileceğini tahmin ediyor. FDD, ablukanın günlük toplam ekonomik zararının yaklaşık 435 milyon ABD doları olduğunu tahmin ediyor.
Makroekonomik sonuçlar ağır. Mayıs ayında aylık enflasyon %8,8’e ulaşarak yıllık ortalamayı %57,7’ye çıkardı. İran riyali, Nisan ayı sonlarında ABD doları karşısında yaklaşık 1,9 milyon ile rekor düşük seviyeye geriledi. Ekmek ve tahıl fiyatları Mart 2026’ya kadar yıllık bazda %140 arttı. Et fiyatları da benzer şekilde %135, süt ürünleri ise %116,8 arttı.
Bu arada, sanayi hasarı bir istihdam felaketine yol açtı. İran’ın üretim tabanının yaklaşık %20’sini oluşturan 20.000’den fazla fabrika ve sanayi tesisi hasar gördü veya yıkıldı. İran’ın en büyük çelik kompleksleri üretimi durdurdu. İran’ın yarı resmi Jamaran haber ajansına göre, yaklaşık 50 petrokimya kompleksi de kapandı.
İran Çalışma Bakan Yardımcısı Gulamhossein Muhammedi, savaş nedeniyle en az bir milyon doğrudan iş kaybı yaşandığını doğruladı. İran Sosyal Güvenlik Kurumu’nda eski bir analist olan ekonomist Hadi Kahalzadeh, kümülatif etkinin 10 ila 12 milyon işi riske attığını tahmin etti; bu da İran’ın toplam iş gücünün yaklaşık yarısına denk geliyor. Savaş zamanı güvenlik önlemi olarak uygulanan aylarca süren internet kesintisi, özellikle evden çalışanlar tarafından ağır bir şekilde hissedildi; savaşın başlamasından sonraki 60 gün içinde işsizlik sigortası başvurularının üçte birini kadınlar oluşturdu; bu oran, bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık üç kat daha fazlaydı.
Rejimin ülke çapındaki protestolara yanıt olarak bağlantıyı kestiği 8 Ocak 2026’da başlayan ve en az 88 gün süren internet kesintisi, başlı başına önemli ölçekte bir ekonomik yaraydı. Bağımsız tahminler oldukça farklılık gösteriyordu: Dijital ekonomiye günlük maliyetler 30 ila 80 milyon ABD doları arasında değişirken, bankacılık ve geleneksel işletmelerin ödemeleri işleyememe veya tedarikçilerle koordinasyon sağlayamama durumunu da hesaba katan daha geniş tahminler günlük 250 milyon ABD dolarına kadar ulaşıyordu.
IMF’nin Nisan 2026 Dünya Ekonomik Görünümü raporu, İran ekonomisinin 2026’da %6,1 oranında küçüleceğini ve enflasyon oranının %68,9 olacağını öngördü. İranlı üst düzey ekonomi yetkililerinin, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkian’ı savaşın etkilediği ekonomiyi yeniden canlandırmanın on yıldan fazla sürebileceği konusunda uyardığı bildirildi.
Ekonomist Kahalzadeh’in de belirttiği gibi, %115’i aşan gıda enflasyonu, kitlesel işsizlik ve tahrip olmuş sosyal hizmetlerin yükünü omuzlayan sıradan İranlılar için, Başkan Donald Trump’ın dayanışma gösterdiği İran’ın ezilmiş halkının şimdi en büyük yükü taşıması acı bir ironidir. Yeniden yapılanma yolu, yabancı sermaye ile değil, İslam Cumhuriyeti’nin yıkılıp yıkılmamasıyla başlar.”
İRAN’IN ASKERİ KAPASİTESİ AĞIR DARBE ALDI
İran’ın savaşta ayrıca askeri kabiliyetini de büyük ölçüde yitirdi. ABD’nin açıkladığı verilere göre, İran savaştan önce 2 bin 500 ile 6 bin arasında farklı türde füzeye sahipti ve savaşta bunların en az üçte biri yok edildi. CENTCOM’a göre ise, İran’ın bin 500’den fazla füzesi ve 6 binden fazla insansız hava aracı önlendi, 161 İran savaş gemisi imha edildi ve hava savunma sistemlerinin yüzde 82’si etkisiz hale getirildi.
Verilerle hedefler ve sonuçlar: ABD İran’da neyi başardı?
İran, askeri kapasitesinin aldığı büyük darbeden çok daha önemli kayıpları ise yönetim düzeyinde yaşadı. İran, savaşın ilk gününde en üst düzey yetkilisi dini lider Ali Hamaney’i kaybetti ve bununla birlikte çok daha fazlasını. İran’ın son bir yılda ABD ve İsrail saldırılarında yaşadığı kayıplar şöyle:
İRAN’IN ÜST DÜZEY KAYIPLARI
28 Şubat
- Dini lider Ali Hamaney
- Hamaney’in başdanışmanı ve Savunma Konseyi Genel Sekreteri Ali Şamhani
- Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Muhammed Pakpur
- Genelkurmay Başkanı Abdülrahim Musavi
- Savunma Bakanı Aziz Nasırzadeh
- Hamaney’in askeri sekreteri Muhammed Şirazi
- Hamaney’in yardımcılarından Tümgeneral Ekber İbrahimzade
- Genelkurmay İstihbarat Başkan Yardımcısı Tümgeneral Salih Esedi
- Genelkurmay Operasyon Başkanlığı Plan ve Operasyon Dairesi Başkanı Muhsini Mutlak
- Genelkurmay Hazırlık Dairesi Başkanı Tümgeneral Hasan Ali Tacik
- Nükleer silah araştırma teşkilatı başkanı Huseyn Cebel Amelia
- Nükleer silah araştırma teşkilatı eski başkanı Rıza Muzafferi Nia
- Silahlı Kuvvetler Hazırlık ve Lojistik Başkan Yardımcısı Tümgeneral Muhsin Darebagi
- Polis istihbarat şefi Gulam Reza Rezaiyan
3 Mart
- Aziz Nasirzadeh’in yerine savunma bakanı atanan Macid ibn el-Reza
- Devrim Muhafızları’na bağlı Kudüs Gücü komutanı Reza Gazaei
8 Mart
- Beyrut’ta Devrim Muhafızlarının Mali yetkilisi Macid Hassini, Lübnan Kolordusu istihbarat şefi Ali Reza Bi-Azar, Filistin Kolordusu istihbarat şefi Ahmad Rasouli ve istihbarat subayı Huseyn Ahmadlou
12 Mart
- Beyrut’ta Hizbullah bünyesindeki İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı füze birliğinin operasyon komutanı Ebu Zerr Muhammed
17 Mart
- İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani
- Besic güçleri Komutanı İsmail Suleymani ve bazı yardımcıları
18 Mart
- İran İstihbarat Bakanı İsmail Hatib
1 Nisan
- İran eski Dışişleri Bakanı ve Stratejik Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Kemal Harrazi
12 GÜN SAVAŞI’NDAKİ KAYIPLAR
13 Haziran 2025’teki 12 Gün Savaşı’nda yaşamını yitiren İran’ın üst düzey yetkilileri şöyle:
- İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri
- Devrim Muhafızları Komutanı Hüseyin Selami
- Hatam el-Anbiya Karargahı’nın komutanı Gülam Ali Reşid
- Gülam Ali Reşid’in yerine atanan general Ali Şadmani
- Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Amir Ali Hacızade
- Devrim Muhafızları istihbarat birimi direktörü Muhammed Kazimi
- Nükleer Bilim ve Teknoloji Araştırma Enstitüsü Başkanı Seyid Amir Hüseyin Fakhi
- Nükleer fizikçi Fereydoon Abbasi
- Tahran’daki Azad Üniversitesi’nin Rektörü Mohammad Mehdi Tehranchi
- İran’ın Shahid Beheshti Üniversitesi’nde nükleer mühendislik bölüm başkanı Abdulhamid Minouchehr
- Shahid Beheshti Üniversitesi’nde nükleer mühendis Profesör Ahmad Reza Zolfaghari
Haniye, Sinwar, Nasrallah, Deif ve dahası | İsrail: Hamas sözcüsü Ebu Ubeyde öldürüldü







