BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Erdoğan-Zeydi görüşmesi

Kritik başlıklarda ilerleme yok; TPAO’ya Kerkük’te “sınırlı ortaklık”

Erdoğan-Zeydi görüşmesi

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Türkiye ile Irak arasında 5 mutabakat zaptı imzalandı; iki ülke ilişkilerinin önemi teyit edildi. Kalkınma Yolu, Dicle-Fırat suyu ve Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı gibi stratejik önemdeki başlıklarda beklenen gelişmeler ise sağlanmadı. Buna karşın TPAO, Kerkük petrolüne yüzde 15’lik hisse ile “sınırlı ortak” yapıldı. 

HABER MERKEZİ – Irak Başbakanı Ali Zeydi, dün Ankara’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmelerde bulundu ve ardından iki ülke arasında bazı anlaşmalar imzalandı. Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı ile ilgili iki ülke arasındaki anlaşmanın süresinin uzatıldığına dair herhangi bir yeni anlaşma duyurulmazken, buna karşılık Türkiye’nin Kerkük petrollerine ortak edilmesi dikkat çekti. Öbür yandan Kalkınma Yolu ile Dicle ve Fırat suyu konusunda iki ülke arasında bir süreden beri görüşme konusu olan başlıklarda ise herhangi bir stratejik anlaşma sağlanmadığı, bunun yerine temasların sürdürülmesi konusunda mutabık kalındığı duyuruldu.

STRATEJİK ÖNEMDE GÖRÜLMEYEN 5 MUTABAKAT ZAPTI İMZALANDI

Erdoğan ve Zeydi görüşmesi sonrasında ilgili ülke bakanlıkları arasında Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası, Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı, Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı, Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı Üzerinden Demiryolu ve Karayolu Taşımacılığına İlişkin Mutabakat Zaptı ve Doğal Kaynaklar Karşılığında Irak Cumhuriyeti İçerisinde Ulaştırma Altyapısının Geliştirilmesine İlişkin Çerçeve Mutabakat Zaptı imzalandı.

Bu mutabakat zabıtları iki ülke arasındaki yakın ticari, siyasi ve ekonomik ilişkileri yeniden teyit etmekle birlikte, Erdoğan ve Zeydi görüşmesinin esas gündemini oluşturan stratejik başlıkları içermediğne dikkat çekiliyor. Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı ve Doğal kaynaklarla ilgili ulaştırma altyapısının geliştirilmesine dair anlaşmalar kısmen iki ülkenin gelecekteki ilişkilerinde stratejik bir önem taşıyor, ancak diğer üç mutabakat zaptı iki ülke ilişkilerinde stratejik önemde görülmüyor.

KALKINMA YOLU PROJESİ: NİYET TEYİT EDİLDİ, SOMUT ANLAŞMA YİNE YOK

Bununla birlikte Erdoğan ve Zeydi’nin gözetiminde düzenlenen imza töreninde yaşanan en dikkat çekici gelişme ise Kalkınma Yolu ile ilgili oldu.Irak Ulaştırma Bakanı Vehb Selman el-Haseni, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında işbirliğini güçlendirmeyi amaçlayan mutabakata imza atmadı, ardından Irak Başbakanı Zeydi’nin araya girmesiyle imza atıldı.

Basına yansıyan kriz Zeydi’nin müdahalesiyle o sırada aşıldıysa da, Kalkınma Yolu Projesi ile ilgili iki ülkenin farklı tutumu sürüyor ve imzalanan mutabakat ile işbirliğinin güçlendirilmesi niyeti bir kez daha teyit edilirken, somut herhangi bir anlaşmaya varılamadı.

Basra Körfezi’ndeki Faw Limanı’nı Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlamayı hedefleyen proje, hem ticaret hem de enerji taşımacılığı açısından stratejik önem taşıyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim, projeye yönelik ilgiyi daha da artırmış durumda.

Geçen hafta Bağdat’ı ziyaret eden Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, teknik hazırlıkların büyük ölçüde tamamlandığını açıklamış, nihai finansman kararının Erdoğan ile Zeydi arasında verileceğini söylemişti. Hedef, yıl bitmeden ilk inşaat çalışmalarına başlamaktı.

Irak Ulaştırma Bakanlığı: Kalkınma Yolu Projesi’nin planlama süreci tamamlanıyor

17 milyar dolarlık projenin, güney Irak’taki al-Faw Büyük Limanı’nı demiryolu ve kara yolu ağı ile Türkiye sınırına bağlaması ve Asya’dan Avrupa’ya seyahat süresini azaltarak Irak’ı bir transit merkezine dönüştürmesi bekleniyordu.

Ancak proje için öngörülen toplam maliyetin 17 milyar dolardan da fazla olabileceği kaydediliyor ve bu konuda verilecek kararlar stratejik önemde olacaktı. İran’daki savaşla birlikte ortaya çıkan ve hala süren bölgesel gerilimler ve farklı stratejik hesaplar, yüksek maliyetli projenin geleceği konusunda belirsizliklere yol açıyor. Özellikle Irak’ın İran ile yakınlığı, İran’ı bypass etme potansiyelini taşıyan Kalkınma Yolu Projesi konusunda kesin kararlara varılmasını zorlaştırıyor.

Bununla birlikte Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı ile ilgili mutabakat zaptının, Kalkınma Yolu Projesi kapsamında kısmi bir ilerleme olduğu da belirtiliyor.

Farman Rashad yazdı | Ankara-Bağdat mega projeleri Kürdistan Bölgesi ekonomisini nasıl etkiler?

DİCLE VE FIRAT SUYU: ANLAŞMAZLIK SÜRÜYOR

İki ülke arasında yıllardır tartışma konusu olan Dicle ve Fırat sularının yönetiminin de Ankara’daki temasların önemli başlıklarından biri olduğu kaydediliyor.

2024’te imzalanan su işbirliği anlaşmasının uygulama süreci bu ay Irak Parlamentosu’nun onayıyla yeni bir aşamaya geçti.

Anlaşma, ortak su projeleri geliştirilmesini, altyapı yatırımlarının birlikte finanse edilmesini ve yeni baraj projelerinde Türk şirketlerinin de rol üstlenmesini öngörüyordu.

Bu konuda Erdoğan-Zeydi görüşmesinde henüz somut sonuçlara varılamadığı ve görüşmelerin süreceği belirtiliyor.

PETROL BORU HATTI ANLAŞMASI UZATILMADI, TPAO “SINIRLI ORTAK” YAPILDI

Erdoğan ile Zeydi görüşmesindeki bir diğer kritik konu, petroldü. Türkiye ile Irak arasında 15 yıllık Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı anlaşmasının süresi 27 Temmuz’da doldu ve anlaşma uzatılmış değil.

“Türkiye’ye 1 milyon varil petrol verilecek” | Erdoğan ve Zeydi’den ortak basın toplantısı

Türkiye, petrol boru hattı anlaşmasının uzatılması için hattın tam kapasite kullanılması ve uzun vadeli taahhüt verilmesi gibi şartların metne eklenmesini istemişti. Ayrıca Irak’ın hattı kullanmaması halinde Türkiye’nin kendi topraklarındaki bölümden üçüncü tarafların petrolünü de taşımak, günlük taşıma kapasitesi 1,5 milyon varil olan hattın tüm kapasitesini kullanmak, ve 5 ila 10 yıl arasında değişen uzun vadeli taahhütler görmek istediği kaydediliyor. Ayrıca Türkiye’nin olası yeni bir anlaşmanın hattın kapasitesinin kullanılmaması halinde Türkiye’ye kullanım ücreti ödenmesini öngören düzenlemeler içermesi şartını ileri sürdüğü de belirtiliyor.

Erdoğan-Zeydi görüşmesinde boru hattı anlaşması konusunda yeni bir gelişme sağlandığını gösteren işaretler ortaya çıkmadı. Bununla birlikte, Türkiye ile Irak arasında petrol konusunda yeni bir anlaşma imzalandı.

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), BP Energy Company of Kirkuk Limitedin (BP ECKL) yüzde 15 hissesini satın aldı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Bu anlaşmayla Türkiye, BP ile beraber Kerkük’teki sahalara ortak oldu. Bu aslında üzerinde uzun süredir çalıştığımız bir proje ve Türkiye Petrollerini günde 1 milyon varil petrol ve doğal gaz üretimi yapan bir şirket yapma yolundaki en önemli adımlarımızdan bir tanesi. ConocoPhillips, BP ve Türkiye Petrolleri ortaklığında bir konsorsiyum oluşturulmuş olacak ve bu konsorsiyum orada yaklaşık 3 milyar varil olduğunu tahmin ettiğimiz rezervi geliştirmek, üretmek, oradaki üretimi artırmak için birlikte çalışacak” açıklamasını yaptı.

Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattıile ilgili anlaşmazlığın, TPAO’nun Kerkük petrolüne ortak olmasıyla farklı bir şekilde kısmen tolere edildiği kaydediliyor.

Ancak burada da dikkat çekici husus, ortaklık anlaşmasının hassas dengelerin gözetilerek imzalanması oldu. Buna göre, petrol sahaları Irak devletinin mülkiyetinde kalmaya devam ediyor, North Oil Company ve North Gas Company işletmeci rollerini sürdürecek; ABD ve İngiliz şirketleri sermaye ve kurumsal organizasyonu sağlayacak; Türkiye coğrafi konum, altyapı ve bölgesel erişim imkânı sunacak.

Böylece kaynağın egemenliği ve mülkiyeti Irak devletinin elinde kalırken; BP ve ConocoPhillips’in elinde bulunan toplam yüzde 85’lik pay, aynı zamanda Türk katılımının üst sınırını da belirliyor. Bu anlaşma Zeydi’nin ayın başında ABD’de imzaladığı anlaşmayı da takip ediyor. ABD’de Kerkük petrolüne ABD’li ConocoPhilips’in payı yüzde 42 olarak belirlenmiş, BP’nin payı ise yüzde 43 olarak bırakılmıştı, böylece BP’ye çoğunluk kontrolü teyit edilmişti.

TPAO’nun sürece dahil edilmesinin nedeni, Türk topraklarının, limanlarının ve boru hatlarının Ankara’yı vazgeçilmez bir kuzey bağlantı noktası haline getirmesi olduğuna dikkat çekiliyor ve bununla birlikte Türkiye’ye verilen yüzde 15’lik pay, ortaklığın kontrolü ele geçirme noktasına varmadan sınırlı kalmasını güvencede tutuyor.

Benzer Haberler

İhlal kararı yerine getirilmedi

AİHM Kavala’nın ikinci başvurusunu görüşecek

Meclis’te istismar davasında gerekçeli karar:

'Mağdur anlatımları birbirini doğruladı'

Guterres, Erhürman ve Hristodulidis görüştü

Kıbrıs için yeni bir 5+1 toplantı yapılacak

İran’da idam cezaları arttı

Af Örgütü: 60 kişi infaz riskiyle karşı karşıya

Erdoğan-Zeydi görüşmesi

Kritik başlıklarda ilerleme yok; TPAO’ya Kerkük’te “sınırlı ortaklık”

Yeni parti üye kabul etmeye başlıyor

Özgür Özel'den kurultay ve erken seçim mesajı

“Türkiye’ye 1 milyon varil petrol verilecek”

Erdoğan ve Zeydi’den ortak basın toplantısı