Reuters’a göre, ABD-İran anlaşması İsrail’de hayal kırıklığıyla karşılandı ve Netanyahu için de, yakın ortağı Trump ile yollarının çatışmaya çıkması anlamına gelebilir: “Bu, çıkarların oldukça belirgin bir şekilde ayrıştığı bir an.”
HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşı sona erdirmek üzere 8 Nisan’da ilan edilen ateşkesten bu yana devam eden görüşmelerin ardından dün ABD ile İran’ın anlaşmaya vardığı duyuruldu. Kalıcı bir barış anlaşmasının ön aşaması olarak 19 Haziran Cuma günü ABD ile İran arasında bir mutabakat metninin imzalanacağını iki ülke yetkilileri de açıkladı. Ancak savaşın bir tarafı olan İsrail cephesinde hayal kırıklığı yaşandığı ve savaşa ortak giren ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ayrı düştüğü bildiriliyor.
İran ve ABD anlaştı: İmzalar 19 Haziran’da atılacak
Reuters haber ajansı, İran ile anlaşmanın duyurulmasının ardından İsrail cephesinde yaşanan hayal kırıklığını konu alan bir haber yayımlandı. Haberde, “ABD ve İran’ın savaşı durdurma konusunda anlaşmasıyla Netanyahu ve Trump’ın yolları çatışma noktasına geldiği“ ileri sürüldü.
Ben-Gvir: ABD-İran anlaşması bizi bağlamaz
Haberde, Netanyahu’nun Trump ile „birlikte yürütecekleri ortak savaşın İran’ın dinci yöneticilerini devireceğine ve Ortadoğu’yu yeniden şekillendirecek bir ABD-İsrail ittifakının mimarı olarak seçimler öncesinde kendisini güçlendireceğine inandığı“ kaydedildi. Ancak İran ile anlaşmanın duyurulmasının ardından ortaya çıkan durum şöyle değerlendirildi:
דİsrail’in en uzun süre görev yapan başbakanı, ABD Başkanı Trump’ın savaştan çekilme çabalarıyla karşı karşıya kalırken, her iki adamın da hedefleri gerçekleşmedi ve İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonları tıkandı.
Şimdilik İsrailli yetkililer, eleştirilere karşı sert tavrıyla bilinen en önemli müttefiklerini kızdırmaktan korktukları için kamuoyu önünde temkinli davranıyorlar.
Ancak özel görüşmelerde hayal kırıklığı açıkça görülüyor. İsrail’li üst düzey bir yetkili, isminin açıklanmaması koşuluyla yaptığı samimi değerlendirmede, ön anlaşmanın ‘İsrail için korkunç” olduğunu söyledi. “Ve başbakandan genelkurmay başkanına kadar İsrail liderliğinde bunu farklı düşünen kimse yok.’
Washington, ateşkesin sağlandığı önümüzdeki 60 gün içinde, özellikle İran’ın nükleer programı konusundaki ABD ve İsrail endişelerini giderecek tam şartları müzakere edeceğini söylüyor.
Ancak İsrailli yetkililer Reuters’e verdikleri demeçte, anlaşma kapsamındaki müzakere süresinin uzatılmasının muhtemel olduğunu ve bu durumun İsrail’in endişeleri giderilmediği sürece askeri harekât düzenleme konusunda elini kolunu bağlayacağını düşündüklerini söylediler.”
ABD-İran: Savaştan anlaşmaya | Taraflar neyi hedefliyordu, şimdi neyi konuşuyor?
NETANYAHU İLE TRUMP KARŞI KARŞIYA GELMİŞTİ
Netanyahu ve Trump, İsrail’in Lübnan’da İran destekli Hizbullah’ı hedef alan faaliyetlerini kısıtlamayı reddetmesi nedeniyle son haftalarda sık sık karşı karşıya geldi. ABD ile müzakarelerde Lübnan’da da ateşkesin sağlanması ve İsrail’in saldırılarının durdurulması İran’ın temel taleplerinden biriydi.
Lübnan için Netanyahu’ya ‘öfkelendi’ | Trump: Hamaney ile görüşmek isterim
Haziran ayı başında Trump, öfkeli bir telefon görüşmesinde Netanyahu’yu “tamamen deli” olarak nitelendirdi ve ABD’nin İran’la bir anlaşma arayışında olduğu bir dönemde Beyrut’a saldırmamasını istedi.
Netanyahu o gün saldırıları durdurdu, ancak İsrail ordusu bir hafta sonra Beyrut’un güney banliyölerine saldırdı. Bu durum İran’ın İsrail’e füze saldırıları düzenlemesine ve Trump’ın her iki tarafa da sükunet çağrısı yapmasına neden oldu.
ABD ve İran’ın anlaştıklarını duyurmalarından saatler önce, Lübnan’dan İsrail’e roketler fırlatıldı ve ardından İsrail, Pazar günü Lübnan’ın başkentine tekrar saldırdı; Trump bu saldırıyı “küçük ve anlamsız” olarak nitelendirdi, ancak Netanyahu’yla görüşmesinde öfkesini argo sözlerle dile getirdiğini basın mensuplarına söyledi.
Reuters’a göre sonbaharda yapılması planlanan ve kaybetmesi beklenen seçimlerle karşı karşıya olan Netanyahu, kamuoyu yoklamalarının gösterdiği üzere Trump’ın İsrail’in güvenliğine olan bağlılığına dair şüpheleri artan İsrail kamuoyuyla mücadele ederken, Trump’a meydan okumaya daha istekli olabilir.
Obama yönetimi döneminde İsrail’de ABD büyükelçisi olarak görev yapmış ve şu anda Atlantic Council düşünce kuruluşunda çalışan Dan Shapiro, Reuters’a verdiği demeçte, “Bu, çıkarların oldukça belirgin bir şekilde ayrıştığı bir an. Trump’la tartışmaya girmemek için (anlaşmaya) açıkça karşı çıkmamaya çalışacak. Ancak İsrail’in bu anlaşmaya bağlı olmadığını ve haklarını saklı tuttuğunu belirtecek” diyor.
İSRAİL, ABD-İRAN ANLAŞMASINA BAĞLI OLMADIĞINI SÖYLÜYOR
ABD ve İran arasındaki mutabakat zaptının Cuma günü İsviçre’de imzalanması bekleniyor. Kesin şartlar henüz bilinmese de, arabulucu Pakistan, anlaşmanın Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonlara kalıcı olarak son verilmesini öngördüğünü söyledi.
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, bugün yaptığı açıklamada, İsrail’in Lübnan, Suriye ve Gazze’de ele geçirdiği tampon bölgelerde, militan tehdit olarak algıladığı unsurları ortadan kaldırmak için birliklerini “süresiz olarak” konuşlandırmaya devam edeceklerini söyledi. Katz, “Eğer İran, Lübnan’daki olaylar nedeniyle İsrail’e saldırırsa, biz de tüm gücümüzle karşılık vereceğiz” dedi.
Netanyahu ve Trump’ın savaşın başlangıcında gerekçe olarak gösterdiği diğer iki konu olan İran’ın füze programının kısıtlanması ve bölgesel silahlı gruplara verdiği desteğin sona erdirilmesinin, bu görüşmeler sırasında gündemde olacağı düşünülmüyor.
Üç İsrailli yetkili, İsrail’in 60 günlük anlaşmanın 90 güne uzatılmasının çok muhtemel olduğunu düşündüğünü, ABD’nin ise daha kapsamlı bir anlaşma müzakere ederken bölgedeki askeri varlıklarını sürdüreceğini söyledi.
Diğer iki İsrailli yetkili, Trump’ın geçen hafta İran’la bir anlaşmanın yakın olduğunu ilk kez söylediğinde İsrail’in şaşırdığını belirtti ve İsrail’in görüşmeleri etkilemede pek başarılı olamadığını da kabul etti.
NETANYAHU, SEÇİM ÖNCESİNDE HEM ANLAŞMA HEM TRUMP’LA İLİŞKİSİ NEDENİYLE ZORDA OLACAK
Reuters’a göre, Demokrat Barack Obama ve Joe Biden yönetimleri altında Washington ile sık sık çatışan Netanyahu, uzun zamandır kendisini İsrail kamuoyuna Cumhuriyetçi Trump ile başa çıkma konusunda eşsiz bir yeteneğe sahip biri olarak tanıttı.
Trump’ın ilk döneminde İsrail, Washington’dan önemli politika değişiklikleri elde etti; Washington büyükelçiliğini Kudüs’e taşıdı ve İsrail’in BAE ve Bahreyn ile resmi diplomatik ilişkiler kurmasını sağlayan Abraham Anlaşmaları’nı destekledi. İran konusunda ise Trump, İsrail’in uzun zamandır çok yumuşak olduğunu savunduğu, Obama döneminde müzakere edilen nükleer anlaşmayı iptal etti.
2019 seçimleri sırasında Netanyahu, Tel Aviv ve Kudüs’te kendisinin ve Trump’ın gülümsediği ve el sıkıştığı devasa kampanya panoları sergiledi.
Ancak Reuters’a konuşan Tel Aviv yakınlarındaki Bar-Ilan Üniversitesi’nde siyaset bilimci Jonathan Rynhold’a göre, ABD-İran anlaşması artık Netanyahu’nun Trump ile yakın ilişkisinin onu diğer başbakan adaylarından ayırdığı yönündeki iddiasını zayıflatıyor.
Rynhold, “(Netanyahu) bu anlaşmayı İsrail kamuoyuna kabul ettiremeyecek. Umut edebileceği en iyi şey, bir anlaşmaya varılamaması ve savaşın 60 gün içinde İsrail’in lehine yeniden başlamasıdır” diyor.
İsrail Demokrasi Enstitüsü’nün Cuma günü (12 Haziran) yayınladığı bir ankete göre, İsrailli Yahudilerin sadece yüzde 41’i güvenliklerinin Trump için merkezi bir öncelik olduğunu düşünüyor; bu oran Mart ayında yüzde 64’tü.







