ABD ve İran, çatışmaları sonlandırmayı hedefleyen bir çerçeve anlaşmasına vardıklarını açıkladı. Taraflar, kalıcı uzlaşı için 60 gün içinde kapsamlı müzakerelere başlayacak. Trump, bu süreçte nükleer konusunda anlaşmaya varılamaması halinde İran’a yönelik saldırıları yeniden başlatacağı tehdidinde bulundu.
HABER MERKEZİ- ABD ve İsrail’in, İran’a yönelik 28 Şubat’ta başlattığı savaş, İran’ın da istediği şekilde Lübnan’ı da kapsayacak şekilde sona erdi. Barış anlaşmasının 19 Haziran Cuma günü İsviçre’de imzalanacağı duyuruldu. Anlaşma kapsamında, bölgedeki askeri operasyonların durdurulması ve kalıcı bir uzlaşı için müzakerelerin başlatılması öngörülüyor.
ABD ve İran arasında ara buluculuk yapan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, X hesabından yaptığı açıklamada ABD ile İran arasında anlaşma sağlandığını bildirdi.
Following intensive talks, we are pleased to announce that the Peace Deal between the United States of America and Islamic Republic of Iran has been REACHED. Both sides have declared the immediate and permanent termination of military operations on all fronts, including in…
— Shehbaz Sharif (@CMShehbaz) June 14, 2026
Şerif, açıklamasında şunları dile getirdi: “Yoğun görüşmelerin ardından, Amerika Birleşik Devletleri ile İran İslam Cumhuriyeti arasında bir Barış Anlaşmasına varıldığını memnuniyetle duyuruyoruz. Her iki taraf da Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan etmiştir.
‘MUTABAKAT METNİ ZATEN İMZALANDI’
Bu arada Reuters’a konuşan bir ABD’li yetkili, ABD ile İran arasında duyurulan mutabakat metninin zaten ABD Başkanı Donald Trump, Başkan Yardımcısı JD Vance ve İran Parlamentosu Başkanı ve Müzakere Heyeti Başkanı Muhammed Bakir Kalibaf tarafından imzalandığını söyledi. Aynı yetkiliye göre, mutabakat zaptında yer alan şartlar önümüzdeki 24-48 saat içinde kamuoyuna açıklanması bekleniyor.
HÜRMÜZ BOĞAZI AÇILIYOR: “PETROL AKSIN”
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada İran ile varılan mutabakatın tamamlandığını belirterek, Hürmüz Boğazı’nın geçiş ücretleri olmaksızın yeniden açılacağını ve ABD’nin deniz ablukasını kaldıracağını açıkladı.

Trump mesajında şu ifadelere yer verdi:
“İran İslam Cumhuriyeti ile yapılan anlaşma tamamlandı. Herkese tebrikler! Hürmüz Boğazı’nın ücretsiz olarak açılmasını ve aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri Donanması ablukasının derhal kaldırılmasını tam olarak onaylıyorum. Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın!
Bu Büyük Anlaşma, tüm Bölgeye Barış ve Güvenlik getirecektir. Birçok başkan İran’la barış yapmaya çalıştı ve benden önce hepsi başarısız oldu. Bölge liderleri, ilk kez gerçek barışı sağlamalarına yardımcı olabilecek bir Başkan buldular. Cuma günü anlaşmanın imzalanmasıyla birlikte, mayın temizleme amacıyla boğazın açılmasıyla, petrol hem Bölge hem de Dünya için her iki uçtan da tekrar akmaya başlayacak!”
TRUMP: NÜKLEER ANLAŞMAYA VARILAMAMASI HALİNDE SALDIRI YENİDEN BAŞLATACAĞIM
ABD ve İran arasında sağlanan mutabakata dair New York Times’a konuşan Trump,
İran ile anlaşmanın Hürmüz Boğazı’nda “kalıcı olarak ücretsiz geçiş” sağlayacağını savunan Trump, İran’ın ABD ile nihai bir nükleer anlaşmaya varamaması halinde ise Tahran’a yönelik askeri saldırıları yeniden başlatacağını belirtti.
Trump, İran’a düzenlediği saldırılar ve Tahran’ın boğazı kapatmasının akabinde uygulanan deniz ablukasının, Orta Doğu’yu ABD’nin lehine yeniden şekillendirdiğini savundu.
‘OBAMA ANLAŞMASINDAN DAHA İYİ’
Yeni mutabakatın İran’ın “nükleer silah geliştirememesini veya satın alamamasını” güvence altına alacağını savunan Trump, anlaşmanın eski Başkan Barack Obama döneminde, 2015’te İran ile imzalanan anlaşmadan daha iyi olduğu değerlendirmesinde bulundu.
Trump, İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerini 20 yıl süreyle askıya alması meselesini hala müzakere ettiklerine ancak 15 yıllık süreci de kabul edebileceğine işaret etti. Başkan Trump, İran’ın kapasitesinin “askeri amaçlara asla hizmet edemeyecek” düşük düzeyde uranyum zenginleştirmeyle sınırlı tutulacağını aktardı.
ABD-İran: Savaştan anlaşmaya | Taraflar neyi hedefliyordu, şimdi neyi konuşuyor?
NETANYAHU YORUMU: ÇOK ZOR BİR ADAM
Trump, İran ile mutabakatın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun itirazlarına rağmen sağlandığına işaret etti.
Başkan Trump, İran ile mutabakata yaklaşılan bir dönemde İsrail’in Beyrut’a saldırısını eleştirerek bunun “yaşanmaması gerektiğini” vurguladı.
Netanyahu için “Çok zor bir adam” diyen Trump, “Dürüst olmak gerekirse, bunu yaptığımız için bize çok şükran duymalı. Zira İran’ın nükleer silahı olsaydı İsrail iki saat bile ayakta kalamazdı” ifadelerini kullandı.
İRAN: 60 GÜN İÇİNDE YENİ MÜZAKERELER BAŞLAYACAK
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, mutabakatın Lübnan dahil tüm cephelerde askeri faaliyetlerin sona ermesini öngördüğünü söyledi. Garibabadi, nihai anlaşmaya ulaşmak amacıyla en geç 60 gün içinde yeni müzakerelerin başlayacağını bildirdi.
Garibaldi, bundan sonraki sürecin ilerleyişine ilişkin şunları söyledi:
“İki heyetin başkanları, görüşmelerin gelecekteki düzenlemelerini belirlemek için müzakereler yürütecek. O zamana kadar, ABD tarafının savaşı sona erdirmek, ablukayı kaldırmak ve varlıkları serbest bırakmak konusundaki taahhütleri doğrulanacak. 60 günlük görüşmeler, ABD’nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlıdır” ifadeleri kullandı.
Garibabadi, anlaşmanın imzalanmasından sonraki 60 günlük süre içerisinde yaptırımlar, nükleer program ve ekonomik kalkınma mekanizması gibi konuların müzakere edileceğini kaydetti.
Anlaşmanın Lübnan’ı da kapsadığını belirten Garibabadi, “Lübnan da dahil olmak üzere çeşitli cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece açıklanacak” dedi.
MASADA 4 ÖNEMLİ BAŞLIK VAR
Tahran’a göre görüşmelerde dört ana başlık ele alınacak: İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması, nükleer program, ülkenin yeniden imarı ve ekonomik kalkınması ile tarafların taahhütlerini izleyecek bir denetim mekanizmasının oluşturulması.
Anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran’da Cenevre’de yapılması bekleniyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif’in arabuluculuk yaptığı süreçte, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’ın törene katılması planlanırken, Donald Trump’ın da katılım ihtimali bulunduğu açıklandı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, anlaşmayı bölgedeki çatışmaların barışçıl çözümü yönünde önemli bir adım olarak değerlendirdi.
Bununla birlikte taraflar arasındaki güvensizlik tamamen ortadan kalkmış değil.
İranlı yetkililer, ABD ile uzlaşıya rağmen temkinli olduklarını vurgularken, İsrail’in Lübnan’ın güneyinde düzenlediği son saldırılar bölgedeki kırılgan atmosferin sürdüğüne işaret ediyor.
28 Şubat’ta başlayan ve İran ile Lübnan başta olmak üzere bölgede binlerce kişinin hayatını kaybetmesine yol açan savaşta, ateşkes 8 Nisan’da yürürlüğe girmişti.
O tarihten bu yana devam eden diplomatik temaslar, tarafların nükleer program, yaptırımlar, Hürmüz Boğazı ve Lübnan dosyalarında uzlaşma arayışına sahne olmuştu.
PEZEŞKİYAN DA CUMA GÜNÜ DEDİ
İran resmi haber ajansı IRNA’nın bildirdiğine göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İçişleri Bakanlığında düzenlenen toplantıda, ülkesiyle ABD arasındaki mutabakata dari konuştu. Pezeşkiyan’ın “Gerçekleştirilen koordinasyonla birlikte İran-ABD mutabakat zaptı Cuma günü imzalanacak” dediği aktarıldı.
Savaş döneminde ülkesinde herhangi bir kargaşanın ve ayaklanmanın meydana gelmediğini belirten Pezeşkiyan, hükümetin savaş süreci boyunca iyi bir yönetim sergilediğini savundu.
HİZBULLAH MEMNUN
Hizbullah’tan yapılan yazılı açıklamada, ABD ile İran arasında varılan anlaşmadan memnuniyet dile getirildi. İran’a teşekkür edilen açıklamada, ABD ile İran arasındaki mutabakatta elde edildiği belirtilen kazanımların, İsrail’in Lübnan’da kontrol ettiği bölgelerden tamamen çekilmesi, Lübnanlı esirlerin serbest bırakılması, yerinden edilenlerin özellikle sınır hattındaki köylere dönüşü ve İsrail saldırılarında yıkılan bölgelerin yeniden imarı için bir başlangıç niteliği taşıdığı ifade edildi.
Hizbullah, İsrail’in kontrol ettiği bölgelerden tamamen çekilene ve esirler geri dönene kadar Lübnan’ın meşru savunma hakkına bağlı kalacağını da açıkladı.







