İsrail medyası, Netanyahu’nun Trump ile görüşmesinden önce Gazze için öngörülen Uluslararası İstikrar Gücüne onay verdiğini ileri sürdü. Bu güç, Trump’ın Gazze Barış Planı’nın bir parçasıydı. Plan İran’daki savaş nedeniyle durduğu gibi, bu güç konusunda ise Türkiye’yi de ilgilendiren önemli belirsizlikler var.
HABER MERKEZİ – İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, dün ABD’ye gitti. Netanyahu’nun bugün ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesi planlanırken, gündemdeki konu başlıklarından biri de Gazze olması bekleniyor.
Netanyahu’nun Trump ile görüşmesinden önce İsrail medyası dikkat çekici bir iddiayı ortaya attı. Netanyahu’nun Gazze’de konuşlandırılması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü için onay verdiği ileri sürüldü. İsrail’de yayın yapan Kanal 12 televizyonunun haberine göre, ABD, Trump’ın Netanyahu ile görüşmesi için bu yönde bir adımın atılmasını şart koştu. Haberde, İsrail’in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter’in Beyaz Saray’da Trump’a yakın isimlerle yaptığı istişarelerin ardından, Trump’ın Gazze Barış Planı çerçevesindeki idari yapılar içinde yer alması öngörülen Uluslararası İstikrar Gücü’nün bölgeye girişinin onaylanması kararı alındığı belirtildi. Netanyahu’nun da Trump ile görüşebilmek için, ISF’nin Gazze’ye konuşlandırılmasını onaylamak üzere güvenlik kabinesi toplantısını öne çektiği kaydedildi. Kanal 12’ye konuşan ismi açıklanmayan İsrailli bir yetkili, Netanyahu’nun bu kararı Trump’a “jest yapmak” amacıyla aldığını ileri sürdü.
×
GAZZE’DE YIKICI SAVAŞ, BARIŞ PLANI VE DURAN SÜREÇ
Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e yönelik düzenlediği ve 1.250 civarında kişinin ölümü ve 250’den fazla kişinin rehine alınmasıyla sonuçlanan baskının ardından İsrail Gazze Şeridi’ne yönelik sadırılara başladı. 74 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği, 2 milyon civarında kişinin yerinden edildiği ve Gazze’nin neredeyse tamamının harabereye döndüğü tam ölçekli savaş, ABD Başkanı Donald Trump’ın 29 Eylül 2025’te 20 maddelik Gazze Barış Planı’nı duyurmasının ardından durdu. İsrail ile Hamas arasında 10 Ekim 2025’te ise resmen ateşkes ilan edildi.
Barış planı iki aşamadan oluşuyor. Birinci aşama ateşkesi, Hamas’ın rehineleri serbest bırakmasını ve İsrail’in de Gazze’de kontrol ettiği bölgelerin yaklaşık yüzde 50’lik kısmından çekilmesini öngörüyordu.
2025 PANORAMA: Gazze’nin bir yılı | Trump geldi: Ateşkes bozuldu, büyük yıkım, yeni barış planı
Karşılıklı ateşkes ihlallerine yönelik suçlamalarla ve gerilimli geçen ilk aşamanın ardından ABD yönetimi, 14 Ocak 2026’da Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasının resmen başladığını açıkladı. Bu aşamada Gazze’de ateşkesin kalıcılaşması ve yönetimin yeniden düzenlenmesi, Hamas’ın silahsızlandırılması ve Gazze’nin yeniden inşası için üç mekanizma duyuruldu. Bunlardan biri Gazze’de yönetimi üstleneceği belirtilen teknotratik yönetim, diğeri ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki Barış Kurulu idi. Barış Kurulu’nun ilk toplantısı, Trump başkanlığında 19 Şubat’ta Washington’da toplandı.
Ancak 28 Şubat’ta ABD-İsrail ve İran arasında başlayan savaş, Gazze’deki gelişmeleri büyük oranda akamete uğrattı, barış planı işlevsiz kaldı ve öngörülen adımlar atılmadı.
TÜRKİYE’NİN ROLÜ: HAMAS’IN SİLAHSIZLANMASI İÇİN YEŞİL IŞIK; İSTİKRAR GÜCÜ İÇİN BELİRSİZLİK
Henüz bir ilerleme kaydedilmeyen Gazze Barış Planı’nın ikinci aşamasında öngörülen kritik bir diğer adım, Gazze’de konuşlandırılması öngörülen İstikrar Gücü idi. Ancak bu adımla ilgili belirsizlik hala sürüyor.
Bu konuda bir sonuca varılabilmesi için İsrail ve ABD arasındaki görüşmelerin devam ettiği kaydediliyor. Arap ülkelerinden bu güce nasıl bir katılım olacağı konusu henüz bir netliğe kavuşmuş değil. Avrupa ülkeleri için de durumun aynı olduğu kaydediliyor.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, 18 Kasım’da Trump’ın sunduğu Gazze planını onaylamıştı ve İstikrar Gücü’nün de BM kapsamında bölgeye konuşlanması öngörülüyor. Şimdiye kadar tutumunu açık eden ülkelerin başında Türkiye geliyor.
Türkiye, Gazze için öngörülen Uluslarası İstikrar Gücü’ne katılmak istiyor. Ancak İsrail’in vetosu söz konusu. Trump ise, 29 Aralık 2025’te Netanyahu ile görüşmesinden önce Türk gazetecilerin özellikle bu konuyu gündeme getirmesi üzerine,“Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok iyi bir ilişkim var ve bu konuyu konuşacağız. Eğer uygunsa, bence bu iyi bir şey” demişti.
Bu arada Trump’ın, Gazze Barış Anlaşması’nın birinci aşamasında olduğu gibi, ikinci aşamada da Türkiye’ye bir rol vermek istediği belirtiliyor. Türkiye, Katar ile birlikte birinci aşamada Hamas’ın ateşkesin şartlarını kabul etmesi için devreye girmişti. İkinci aşamada da özellikle Hamas’ın silahsızlandırılması konusunda yine Türkiye ve Katar’ın devrede olacakları tahmin ediliyor. İki ülkenin Hamas ile ilişkileri uzun yıllardan beri devam ediyor. Bu durumda Trump’ın planının ikinci aşamasında, Barış Kurulu’nda Türkiye’ye yer verilmesinden de anlaşılacağı üzere, Türkiye’nin tamamen devre dışı kalması beklenmiyor, ancak Uluslararası İstikrar Gücü’nde Türkiye’nin yer alıp almayacağı, Türkiye’nin ısrarına rağmen, henüz belli değil. Netanyahu ise Türkiye konusundaki vetosunu sık sık dile getirdi ve bugün Trump ile görüşmesinde herhangi bir gelişme sağlanıp sağlanmayacağı da belirsizliğini koruyor.
Trump planı, Gazze’de ikinci aşama, Uluslararası İstikrar Gücü







