Ecehan Balta
Kasım ayında dünyanın ekoloji gündemi Antalya’ya taşınacak. COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da yapılacak. İklim finansmanı, emisyon azaltımı, fosil yakıtlardan çıkış, uyum ve kayıp-zarar mekanizmaları bir kez daha müzakere masalarında olacak. Ancak iklim krizini yalnızca atmosferdeki karbon miktarı üzerinden konuşmak, krizin toplumsal yüzünü görünmez kılıyor.
Çünkü iklim krizi herkesi aynı biçimde etkilemiyor.
Bir sel geldiğinde herkesin evi aynı yerde değil. Kuraklık başladığında herkesin suya ulaşma imkânı aynı değil. Gıda fiyatları yükseldiğinde herkesin geliri aynı değil. Elektrik faturası arttığında herkesin bütçesi aynı değil. Bir afet nedeniyle yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan herkes aynı şiddet ve sömürü riskiyle karşılaşmıyor.
Ekolojik yıkım yeni eşitsizlikler yaratırken mevcut eşitsizliklerin üzerinden ilerliyor. Sınıfsal eşitsizlikler, toplumsal cinsiyet ilişkileri, mülkiyet yapısı, bakım emeğinin dağılımı, göçmenlik statüsü, engellilik ve yaş, krizin kimin hayatına ne kadar ağır düşeceğini belirliyor.






