2 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Ekolojik yıkım cinsiyetsiz değil

Ecehan Balta Kasım ayında dünyanın ekoloji gündemi Antalya’ya taşınacak. COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da yapılacak. İklim finansmanı, emisyon azaltımı, fosil yakıtlardan çıkış, uyum ve kayıp-zarar mekanizmaları bir kez daha müzakere masalarında olacak. Ancak iklim krizini yalnızca atmosferdeki karbon miktarı üzerinden konuşmak, krizin toplumsal yüzünü görünmez kılıyor. Çünkü iklim krizi herkesi aynı biçimde etkilemiyor.

Ecehan BALTA

Kasım ayında dünyanın ekoloji gündemi Antalya’ya taşınacak. COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da yapılacak. İklim finansmanı, emisyon azaltımı, fosil yakıtlardan çıkış, uyum ve kayıp-zarar mekanizmaları bir kez daha müzakere masalarında olacak. Ancak iklim krizini yalnızca atmosferdeki karbon miktarı üzerinden konuşmak, krizin toplumsal yüzünü görünmez kılıyor.

Çünkü iklim krizi herkesi aynı biçimde etkilemiyor.

Bir sel geldiğinde herkesin evi aynı yerde değil. Kuraklık başladığında herkesin suya ulaşma imkânı aynı değil. Gıda fiyatları yükseldiğinde herkesin geliri aynı değil. Elektrik faturası arttığında herkesin bütçesi aynı değil. Bir afet nedeniyle yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalan herkes aynı şiddet ve sömürü riskiyle karşılaşmıyor.

Ekolojik yıkım yeni eşitsizlikler yaratırken mevcut eşitsizliklerin üzerinden ilerliyor. Sınıfsal eşitsizlikler, toplumsal cinsiyet ilişkileri, mülkiyet yapısı, bakım emeğinin dağılımı, göçmenlik statüsü, engellilik ve yaş, krizin kimin hayatına ne kadar ağır düşeceğini belirliyor.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Anasayfa