2 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Türkiye’de fiktif sermayenin krizi

Kansu Yıldırım Türkiye sermaye piyasalarında son günlerde yaşananlar, birkaç başarısız şirketin batmasının ve finansal dalaverenin ötesinde finansallaşmış kapitalizmin temel çelişkilerinden birinin açığa çıkmasıdır: Gelecekte elde edilmesi beklenen gelirlerin bugünden sermayeleştirilmesi, bu beklentilerin finansal varlık fiyatlarına dönüşmesi ve finansal varlıkların kendi fiyat artışları üzerinden yeni sermaye girişlerini üretmesi.

Kansu YILDIRIM

Türkiye sermaye piyasalarında son günlerde yaşananlar, birkaç başarısız şirketin batmasının ve finansal dalaverenin ötesinde finansallaşmış kapitalizmin temel çelişkilerinden birinin açığa çıkmasıdır: Gelecekte elde edilmesi beklenen gelirlerin bugünden sermayeleştirilmesi, bu beklentilerin finansal varlık fiyatlarına dönüşmesi ve finansal varlıkların kendi fiyat artışları üzerinden yeni sermaye girişlerini üretmesi. Başka bir ifadeyle Türkiye kapitalizminde bankacılık sistemi üzerinden kredi genişlemesine dayalı büyüme modelinin sınırları belirginleşmeye başlayınca, sermaye piyasalarının derinleştirilmesinin teşvik edilmesinden kaynaklı olaylar silsilesiyle karşı karşıyayız.

Karl Marx’ın “fiktif sermaye” kavramı tam da bu noktada açıklayıcıdır. Fiktif sermaye “sahte” ya da “gerçekdışı” sermaye değil; gelecekteki gelir akımlarını temsil eden mülkiyet haklarının bugünkü fiyatıdır. Fiyat yükseldikçe yeni bir toplumsal değer yaratılmış olması gerekmez. Türkiye’de Pusula ve Tera çevresindeki finansal yapı bunun güncel ve somut örnekleridir.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Anasayfa