1 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Arjen Arî'nin cesareti

Arjen Arî'nin kıymeti, Kürt edebiyatına eserleriyle verdiği katkıyla sınırlı değildir. Mehmed Uzun gibi o da Kürtçe eserlerin okunabileceğini, başka dillere çevrilebileceğini ve Kürtçe edebiyatın dünya edebiyatı içinde kendisine yer açabileceğini gösterdi.

Fotoğraf: Nûmedya24

Vecdi ERBAY

Cuma akşamı modern Kürt şiirinin öncülerinden Arjen Arî’nin anısını yaşatmak ve genç Kürt şairleri teşvik etmek amacıyla geleneksel olarak düzenlenen Arjen Arî Şiir Yarışması’nın 13’üncü ödül törenine katıldım. Ödül töreni, Arî'nin bütün kitaplarını yayımlayan Weşanên Sor ile Kayapınar Belediyesi ortaklığında gerçekleşti.

Kayapınar Belediyesi Arjen Arî Okuma Salonu büyük değildi ama koltuklar  doluydu ve çok sayıda insan ayakta izlemek durumunda kaldı.

Bu yılki ödüle 13 dosya katılmıştı. Bu sayının yetersiz olduğunu düşünüyorum. Kürtçe şiir yazan genç sayısı mı azalıyor? Yarışmak mı istemiyor gençler? Nedenleri üzerine düşünülmeli.

Jürinin değerlendirmesi sonucunda Hoşeng Nizarî’nin “Bîra Beyabanê” ve Simeya H. Lalîn’in “Hestiyên Tivinga Min” adlı dosyaları birinciliğe layık görülmüştü. Ödüle değer görülen her iki eser de Weşanên Sor tarafından kitaplaştırıldı.

Yarışmanın Onur Ödülü ise Kürt dili ve edebiyatına katkıları nedeniyle dilbilimci ve Kürdolog Michael L. Chyet’e verildi.

Chyet, etkinliğe video mesajla katıldı. Üçüncü sözlüğü üzerine çalıştığını belirten Chyet, kelime bulma konusunda Arjen Arî'nin şiirinden, dilinden de yararlandığını örnek vererek anlattı.

Programın panel bölümünde Mîna Acer, Osman Özçelik ve Rêzan Diljen, Arjen Arî’nin şiiri ve edebiyat mirası hakkında konuştular.

*

Diyarbakır'a yerleştikten sonra mı tanıştım Arjen Arî ile yoksa daha önce mi? Hatırlamıyorum şimdi. Ama aklımda janti giyinen, uzun saçlı, top sakallı ve ısrarla Kürtçe konuşan hali kalmış. Daha çok Lîs Yayınevi'nin Ofis semtindeki yerinde karşılaşır, sohbet ederdik. Sohbet konuları belliydi: Siyaset ve Kürt dili ile edebiyatı. İmc TV için yaptığımız söyleşide ise onu daha yakından tanıma şansım olmuştu.

Arî'nin etrafında toplanan gençler, onun yaşarken efsaneleşen şairlerden olduğunu işaret ediyordu.

Efsaneleşme derken, bunu hak ettiğini de düşünüyorum.

1956 yılında Mardin’in Nusaybin ilçesine bağlı Çalê köyünde doğmuştu Arjen Arî. Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nden mezun olmuş ve ilk şiiri 1979 yılında Tîrêj dergisinde yayımlanmıştı. 12 Eylül faşizminin hüküm sürdüğü yıllarda ve sonrasında da Kürtçede ısrar etmişti.  Şiirleri Türkiye ve başka ülkelerde yayımlanan Kürtçe dergilerde yayımlandı. 2004 yılında Kürt Yazarlar Birliği’nin kurucuları arasında yer almıştı.

Onunla aynı şehirde yaşıyorduk, birçok etkinlikte karşılaşıyorduk ve onun Kürtçe için verdiği emeğe tanık oluyordum. En verimli zamanında kanser hastalığına yakalandı ve kısa sürede, 30 Ekim 2012’de yaşamını yitirdi. Geride, Kürtçe şiirin en iyi örnekleri içinde sayılan birçok kitap bırakarak...

*

Kürtçe yazmakta ısrar eden yazar ve şairleri asimilasyona direnen şahsiyetler olarak tarif etmenin mümkün olduğunu düşünüyorum. Onların bu direnişi, hem çağdaşları hem de gelecek kuşaklar üzerinde etkili oldu.

Arjen Arî de anadilinde şiirler yazdı ve bu sayede, her türden baskıya rağmen asimilasyona karşı direnen şairlerden oldu. Kürtçenin egemenler tarafından yok sayıldığı, yasaklandığı ve değersizleştirildiği zamanlarda Kürtçeyi eserleriyle yaşatmak, dolaşıma sokmak militanca bir tutumdur. Bu anlamda Kürtçenin gözü kara militanlarından biri de Arjen Arî'dir.

Arjen Arî'nin kıymeti, Kürt edebiyatına eserleriyle verdiği katkıyla sınırlı değildir. Mehmed Uzun gibi o da Kürtçe eserlerin okunabileceğini, başka dillere çevrilebileceğini ve Kürtçe edebiyatın dünya edebiyatı içinde kendisine yer açabileceğini gösterdi. Arjen Arî'nin bu cesareti, Kürt gençlerine de sirayet etti. Her türden Kürtçe kitaplar basan yayınevi sayısının 40'ın üzerinde olması da bu cesaret sayesindedir.

Umarım Arjen Arî şiir ödülleri uzun ömürlü olur ve önümüzdeki yıl ödül için daha çok dosya başvurur.

İlgili Haberler

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Akın Olgun yazdı

Baro seçimlerinden taşan şey

DEM Parti’nin, demokratik siyasetteki boşluğu dolduracak şekilde bir hat kurma ve bu hattı muhalefetin merkezi haline getirme politikasından ve bunu son dönemde görünür kılmasından, en çok ana muhalefet içindeki İYİ Partili hücrelerin ve İmamoğlu çevresinin rahatsızlık duyduğu malum. Çerçeve yasa için “hayır” kampanyası örgütleyen aklın nereye ait olduğunu ve bu tavrın nasıl karşıtlık havuzuna akıtıldığını bilenler için bu bir tartışma konusu da değil ayrıca. O havuzdan Kocasakal çıktı işte…

Ercan Jan Aktaş yazdı

Sırbistan’da gençlerin zaferi

Fransa, Almanya ve Sırbistan başta olmak üzere farklı ülkelerde ortaya çıkan bu hareketler, karar alma süreçlerini belirli bir liderliğin ya da merkezi yapının tekelinde toplamak yerine, yerel inisiyatifler, özerk örgütlenmeler, yatay koordinasyon ağları ve öğrenci meclisleri aracılığıyla ilerlemektedir. Bu pratiklerde doğrudan demokrasi, yalnızca siyasal taleplerden biri değil, mücadelenin örgütlenme biçimini belirleyen temel bir ilke olarak öne çıkmaktadır.

Anasayfa