BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Bir ayın ardından: Hedefler neydi, sonuç ne?

Kusurlu bir anlaşma veya tırmanan bir savaş: Tercih Trump’ın mı, İran'ın mı olacak?

Bir ayın ardından: Hedefler neydi, sonuç ne?

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

ABD-İsrail ve İran savaşı bir ayı geride bırakıyor. ABD ve İsrail’in, hedeflerine ne kadar ulaştıkları sorusu tartışılıyor. Yönetici elitini ve askeri kapasitesini büyük oranda kaybeden İran’ın ne kadar direneceği de gidişatı etkiliyor. Gündemde, müzakereler ihtimali de var. Trump, kusurlu bir anlaşmayı mı, uzun süreye yayılma ihtimali bulunan ve olası bir kara harekatını da barındıran bir hamleyi mi tercih edecek? Detaylar haberde…

HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran savaşı bir ayını geride bırakmak üzere. Bir aylık savaş tarafların karşılıklı hava saldırılarıyla sürüyor ve Ortadoğu’da geniş bir alana yayılmış durumda. Savaşın nasıl sona ereceğine ilişkin belirsizlik ise sürüyor.

İran, küresel çapta petrol ve finans piyasalarında olumsuz sonuçlar doğuran Hürmüz Boğazı’nı savaşta en önemli koz olarak değerlendiriyor ve boğazı gemi geçişlerine açmıyor. Öbür yandan ABD üslerinin bulunduğu en az 7 Arap ülkesini rutin olarak füze ve insansız hava araçlarıyla vuruyor.

Hürmüz krizi ve ihtimaller: Güç yoluyla mı, diplomasiyle mi çözülür?

HEDEFLENENLER, SONUÇLAR VE GERÇEKLEŞMEYEN HESAPLAR

ABD ve İsrail ise İran’ın dini lideri Ali Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey yetkilisini hava saldırılarıyla öldürdü. Bu durum, İran’da yönetimde krizlerin yaşanmasına yol açmışsa da rejimin yıkılmasını beraberinde getirmedi.

İran’ın büyük kaybı: Yönetici elitin öldürülmesi | Hamaney ve ardından Laricani: İran’ı bekleyen olasılıklar ne?

İran’ın nükleer tesisleri ve balistik füze altyapısı dahil olmak üzere askeri kapasitesi de büyük oranda hava saldırılarıyla hedef alındı. ABD ve İsrail’e göre, İran’ın askeri kapasitesi büyük oranda çökmüş durumda. Ancak İran, hala füze ve insansız hava araçlarıyla karşılık verebiliyor.

Savaş başlarken ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ayaklanmaları ve hükümeti ele geçirmeleri için çağrıda bulunduğu İran halkı da sokağa çıkmadı. 28 Aralık’tan sonra İran’da milyonlarca insan rejim karşıtı protestolar gerçekleştirmişti, ancak yeni dönemde benzer emareler yok.

Rejim değişikliği mi, uyumlu yönetici mi? | ABD’nin İran’da aradığı “son derece makul” kişi kim?

HÜRMÜZ BOĞAZI, KİMİN BOĞAZINI SIKIYOR?

Trump, özellikle savaşın kaderini belirleyen Hürmüz Boğazı’nın açılması için baskısını artırıyor. Bu hem askeri açıdan hem de diplomatik açıdan hamlelere sahne oluyor. Trump’ın Hürmüz Boğazı ile ilgili bir “başarı“ elde etmesi halinde savaşı sonlandıracağına kesin gözüyle bakılıyor. Ancak buna dair emareler yok; aksine savaştan önce günlük 20 milyon varil petrol ihracatının yapıldığı ve böylece dünya petrol ihracatının yüzde 25’inin gerçekleştiği boğazın İran tarafından kapalı tutulması Trump üzerindeki baskıyı artırıyor.

Hürmüz Boğazı neden önemli?

48 SAAT, 5 GÜN VE ŞİMDİ DE 10 GÜN: SONRA NE OLACAK?

ABD Başkanı Trump, 22 Mart’ta önce Hürmüz Boğazı’nı 48 saat içinde açmaması halinde İran’ı enerji altyapısını vurmakla tehdit etti. Sürenin bitimine saatler kala 24 Mart’ta Trump bu kez, İran ile görüştüklerini, anlaşabileceklerini ve kazandıkları savaşı sona erdirebileceklerini duyurdu. Trump, İran’a boğazı açması ve görüşmelerde sonuç alınması için de tanıdığı süreyi 5 güne çıkardı. Ardından Trump, İran’a tandığı 5 günlük süreyi de, 26 Mart’ta 10 gün daha uzattı ve son tarih olarak 6 Nisan’ı duyurdu. Bu arada ABD’nin İran tarafına 15 maddelik müzakere sunduğu ortaya çıktı. İlkin ABD ile müzakere fikrini reddeden İran yetkilileri daha sonra 5 maddelik karşı plan sundu. Taraflar arasında Pakistan üzerinden dolaylı görüşmeler devam ediyor ve şimdiye kadar bir sonuç çıkmış değil.

15 maddelik plan iddiası ve asker takviyesi | Trump ne yapıyor: İran ile görüşme mi, kara harekatı hazırlığı mı?

REUTERS: TRUMP, KUSURLU BİR ANLAŞMA İMZALAYIP ÇEKİLEBİLİR YA DA UZUN SÜRELİ ÇATIŞMA RİSKİNİ GÖZE ALABİLİR

Bir yandan karşılıklı hava saldırılarıyla savaş devam ederken, öbür yandan savaşın sonlandırılması için sunulan teklifler tartışılıyor. Ancak tarafların uzlaşmaz teklifleri olası bir müzakereyi zorlaştırıyor. Bu da savaşın sonlandırılması amacıyla olası bir kara harekatının ve aynı zamanda çok daha sert bir ABD-İsrail saldırısının söz konusu olabileceğine ilişkin ihtimalleri gündeme getiriyor.

Savaştaki bir ayın ardından Reuters haber ajansı yayımladığı analizde, şu yorumu paylaştı:

דKüresel enerji fiyatlarının yükselmesi ve görev onay oranlarının düşmesiyle birlikte, Donald Trump, İran’a karşı bir aylık savaşın ardından keskin seçimlerle karşı karşıya: potansiyel olarak kusurlu bir anlaşma imzalayıp çekilmek ya da askeri olarak tırmandırma yaparak başkanlığını tüketebilecek uzun süreli bir çatışma riskini göze almak.

Yoğun diplomatik faaliyetlere rağmen, Trump, Ortadoğu’da giderek büyüyen krizi kontrol altına almak için yürütülen ortak ABD-İsrail kampanyasının bir haftasını daha zorlu bir şekilde tamamlıyor ; zira İran, Körfez’deki petrol ve doğalgaz sevkiyatlarını abluka altında tutmaya devam ediyor ve bölge genelinde füze ve insansız hava aracı saldırılarını sürdürüyor.

Analistlere göre, şu anki en önemli soru, Trump’ın eleştirmenlerin ‘tercih savaşı’ olarak adlandırdı, tarihin en büyük küresel enerji arzı şokuna yol açan ve bölgenin çok ötesine yayılan savaşı azaltmaya mı yoksa artırmaya mı hazır olduğudur.”

 

YOĞUNLAŞTIRILMIŞ BİR SALDIRI HAMLESİ İHTİMALİ VE TRUMP’IN “EN BÜYÜK HATASI”

İran ile gündeme gelen görüşmelerin başarısız olması halinde, Reuters’a göre, “önlem alan Trump, bölgeye binlerce ABD askeri daha konuşlandırıyor ve İran’ı, taleplerine boyun eğmemesi halinde, muhtemelen kara birliklerinin de kullanılması da dahil olmak üzere, yoğunlaştırılmış bir saldırı konusunda uyarıyor.”

Ancak bu tür bir hamle en başta ABD’lileri kızdırabilir ve Trump’a ABD’de kaybettirebilir. Reuters, devamla şu olası durumlara dikkat çekiyor:

דUzmanların belirttiği bir diğer olası senaryo ise, ABD’nin ‘Destansı Öfke Operasyonu’ adı altında İran’ın askeri kapasitesini ve nükleer tesislerini daha da zayıflatmak için son büyük bir hava saldırısı düzenlemesi ve ardından Trump’ın zafer ilan ederek savaş hedeflerine ulaşıldığını söyleyip geri çekilmesidir.

Ancak bu iddia, hayati önem taşıyan Hürmüz Boğazı tamamen yeniden açılmadığı sürece inandırıcı olmayacaktır.

Beyaz Saray’daki üst düzey bir yetkilinin, iç görüşmeleri ele almak üzere isminin açıklanmaması koşuluyla verdiği bilgilere göre, zaferci değerlendirmeler yapmaya devam etse de, (Trump) mesajlarını giderek daha çok tedirgin finans piyasalarını rahatlatmaya yöneltti ve üst düzey yardımcılarına savaşın yakında biteceğini vurgulamaları için baskı yaptı.

Ancak net bir çıkış stratejisinin olmaması, hem Trump’ın başkanlık mirası hem de Cumhuriyetçilerin Kasım ayındaki ara seçimlerde Kongre’deki dar çoğunluklarını koruma çabaları göz önüne alındığında partisinin geleceği için tehlikeler taşıyor.

Trump’ın en büyük hatası, Tahran’ın misillemesinin boyutunu tahmin etmek oldu. Tahran, elindeki füzeleri ve insansız hava araçlarını kullanarak İsrail’i ve komşu Körfez ülkelerini vurdu ve dünyanın petrolünün beşte birinin geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nı büyük ölçüde kapatarak küresel ekonomide şok dalgaları yarattı.

Eski bir Trump yönetimi yetkilisi Reuters’e verdiği demeçte, Beyaz Saray’ın savaşın siyasi sonuçlarından giderek daha fazla endişe duyduğunu, Cumhuriyetçi milletvekillerinin yaklaşan ara seçimlerle ilgili dile getirdikleri kaygıları örnek göstererek belirtti.

KARMAŞIK VE ZOR HALE GELEN DİPLOMATİK OLASILIKLAR

Şimdilik diplomatik yol kolay çözümler sunmuyor.

Trump’ın ortaya koyduğu 15 maddelik plan, İran’ın savaş öncesi müzakerelerde büyük ölçüde reddettiği şeylere benziyor ve uygulanması zor bazı unsurlar içeriyor. Talepler, İran’ın nükleer programının tasfiye edilmesinden ve füze cephaneliğinin sınırlandırılmasından, vekil gruplarından vazgeçmesine ve boğazın kontrolünü fiilen devretmesine kadar uzanıyor.

İran, ABD’nin teklifini haksız ve gerçekçi olmayan bir teklif olarak nitelendirdi, ancak dolaylı temasların devam etme olasılığını da dışlamadı.

Trump Perşembe günü İran’ın bir anlaşmaya varmak için ‘yalvardığını’ ısrarla belirtse de, analistler ülkenin yöneticilerinin çatışmayı sona erdirmek için müzakereye acele etmediklerini, çünkü sadece hayatta kalarak zafer ilan edebileceklerine inandıklarını söylüyor.

Analistlere göre, diplomatik çabaları zorlaştıran bir diğer unsur da, ABD-İsrail hava saldırılarında öldürülen bazı liderlerin yerine daha da sertlik yanlısı isimlerin getirilmesi oldu. Yöneticiler, son bir yılda iki kez, taraflar hâlâ müzakere halindeyken hava saldırısı düzenleyen Trump’a duydukları güvensizliği açıkça dile getirdiler.

HARK ADASI İŞGAL EDİLEBİLİR VE URANYUM STOKU İÇİN ÖZEL BİRLİKLER GÖNDERİLEBİLİR

Eğer Trump gerçekten kara birliklerini konuşlandırmaya hazırsa, İran’ın Hark Adası petrol merkezini veya diğer stratejik adalarını ele geçirebilir , kıyı şeridi boyunca operasyonlar düzenleyebilir veya geçen Haziran ayında ABD-İsrail bombardımanı sonucu büyük ölçüde yer altına gömüldüğüne inanılan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunu ele geçirmek için karmaşık bir girişimde bulunmak üzere özel kuvvetler gönderebilir.

Bu tür adımlar, Trump’ın kendi döneminde ABD’nin asla dahil olmayacağına söz verdiği Irak ve Afganistan’daki uzun süreli savaşları anımsatan daha geniş bir çatışmaya dönüşebilir. Ayrıca, Amerikan kayıplarının artması riskini de beraberinde getirir ve ABD’nin misyon hedefleri hakkında daha fazla soru işareti doğurur.

Şimdilik Trump, bir an piyasalardaki dalgalanmaları yatıştırmayı amaçlayan açıklamalar yaparken, bir sonraki an enerji fiyatlarını yükseltecek tehditler savurarak dünyayı belirsizlik içinde bırakıyor.”

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz