BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

İran’daki savaşın gidişatını belirliyor

Hürmüz krizi ve ihtimaller: Güç yoluyla mı, diplomasiyle mi çözülür?

İran’daki savaşın gidişatını belirliyor

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Trump, Hürmüz Boğazı’nı açması için İran’a tanıdığı 48 saatlik süreyi şimdilik 5 gün daha uzattı ve “yapıcı ve ayrıntılı görüşmelerin” gidişatına göre karar verileceğini duyurdu. Bu, olası bir diplomatik çözümü ön plana çıkarıyor, ancak İran görüşmeleri yalanlıyor. Peki, herhangi bir çözüm bulunmaması halinde olasılıklar ne? Detaylar haberde… 

HABER MERKEZİ – Dünya petrol ve finans piyasalarını sarsan Hürmüz Boğazı, ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşın seyrini belirlemeye devam ediyor. İran “koz” olarak kullandığı boğazı kapatarak artan petrol fiyatları ve piyasada oluşan istikrarsızlık üzerinden ABD’yi geri adım atmaya zorlamak istiyor.

Bu durumun farkında olan ABD’nin ise boğazdaki durumu savaşın sürmesi veya son ermesi açısından kritik önemde gördüğü kaydediliyor. “Hürmüz krizi”nin diplomatik çözümü ABD Başkanı Trump için İran’ın teslim olması anlamına geliyor ve bu İran’ın şimdilik dışladığı bir seçenek. Bununla birlikte dikkat çekici bir gelişme yaşandı. ABD Başkanı Donald Trump, İran ile “hafta boyunca devam edecek olan derinlemesine, ayrıntılı ve yapıcı görüşmelerin” yapıldığını ve bundan hareketle beklenen olası sert bir müdahelenin ertelendiğini duyurdu. Bu yeni durum, Hürmüz Boğazı ile ilgili diplomatik çözüm olasılığını şimdilik güçlü bir seçenek olarak ön plana çıkarmış görünüyor, ancak savaşın hala sert biçimde sürdürüleceği ihtimalini de tamamen ortadan kaldırmış değil. Trump’ın 48 saatlik süre verirken, birkaç askeri seçeneği masaya yatırdığı ileri sürülüyordu. Halihazırda diplomatik veya askeri müdahalenin hangisinin geçerli olacağının bu hafta içinde netleşmesi bekleniyor ve herhangi bir yolla “Hürmüz krizi”ni çözebilirse Trump’ın savaşın bittiğini ilan edebileceği ileri sürülüyor.

Trump, Hürmüz Boğazı için İran’a tanıdığı süreyi 5 gün uzatmadan önce İran’ın elektrik sistemini hedef alacaklarını duyurmuştu. Bu, İran’ın geri atmaması halinde ABD’nin devreye koyacağı ilk askeri seçenek olarak değerlendiriliyordu. Öbür yandan boğazın açılmasını sağlamak ve güvenliği garanti altına almak için olası bir kara harekatı da gündemdeydi.

×

HÜRMÜZ BOĞAZI: KRİZİN MERKEZİNDE VE SONUÇLAR AĞIR

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre, geçen yıl Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 15 milyon varil ham petrol ve 5 milyon varil petrol ürünü sevkiyatı yapıldı. Bu miktar, deniz yoluyla gerçekleştirilen küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’ine karşılık geldi. Sevkiyatların yüzde 80’i Asya pazarına gitti.

Hürmüz Boğazı neden önemli?

IEA Başkanı Fatih Birol, üçüncü haftasında olan savaşın, özellikle de Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerle birlikte, enerji piyasaları açısından ortaya çıkardığı sonucu değerlendirdi.

Birol, Körfez bölgesinde en az 40 enerji tesisinin ağır hasar gördüğünü ve çatışmalar sona erse bile arzın kısa sürede toparlanamayacağını belirtti. 1973 ve 1979 krizlerinde günlük yaklaşık 5 milyon varil petrol kaybı yaşandığını hatırlatan Birol, 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı ile birlikte küresel piyasalardan yaklaşık 75 milyar metreküp doğalgazın çekildiğini söyledi. Mevcut krizin ise şimdiden günlük 11 milyon varil petrol ve yaklaşık 140 milyar metreküp doğalgaz kaybına yol açtığını ifade etti. Birol, “Bu kriz, şu anki haliyle iki petrol krizi ve bir gaz krizinin birleşimidir” dedi ve ona göre, mevcut krizde Hürmüz Boğazı merkezi önemde bulunuyor.

Uluslararası Enerji Ajansı: Hiçbir ülke bu krizden kaçamayacak

HÜRMÜZ KRİZİNİN ÇÖZÜMÜNDE DİPLOMASİ Mİ, GÜÇ MÜ ETKİLİ OLACAK?

ABD Başkanı Trump’ın Hürmüz Boğazı’nı açması için İran’a tanıdığı 48 saatlik süre bugün doluyordu ve Trump, 5 gün daha süreyi uzattı. Bu, diplomatik çözüm için yeni bir kapı aralayabilir. Ancak İran’dan gelen açıklamalar, belirsizliği ortadan kaldırmıyor. İran’a göre, İran ile ABD arasında “doğrudan ya da dolaylı hiçbir temas” yok ve Trump “(ABD’nin) Batı Asya’daki enerji santrallerinin hedef alınacağı” bilgisini aldıktan sonra geri adım attı.

Bununla birlikte İran Dışişleri Bakanlığı, Trump’tan gelen “48 saat” tehdidinden sonra boğazın gemi geçişlerine açık olduğunu, sadece “düşman gemilerine” kapalı olduğunu ileri süren bir açıklama yapmıştı. İran’ın daha önceki açıklamalarına göre kısmen daha yumuşak bir ton taşıyan bu açıklamanın Trump’ın erteleme kararında etkili olduğuna işaret ediliyor. Bu durum mevcut gerilimi kısmen düşürüyor gibi görünse de, henüz somut sonuç doğurabilecek herhangi bir diplomatik hamle ortada yok.

Bu gelişmeler olurken, NATO’dan da dikkat çekici bir çıkış geldi. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın boğaz konusunda ABD’nin yanında yer alacağını duyurdu. Ancak bunun ne anlama geldiği belirsiz: NATO’nun Trump’ın enerji santrallerine yönelik olası bir saldırıda veya olası bir kara harekatında ABD’nin yanında yer alıp almayacağı soruları hala karşılıksız.

ABD’nin, Trump’ın tanıdığı 5 günlük sürede olası bir çözüm bulunmaması halinde, Hürmüz Boğazı’nın açılması için başvurabileceği birkaç seçeneğe dikkat çekiliyor. Birincisi, Trump’ın hedef gösterdiği elektrik santrallerine yönelik yıkıcı bir hava saldırısı olarak değerlendiriliyor. İkinci seçeneğin, ABD’nin Hürmüz Boğazı çevresine ve kuzeydeki Hark Adası’na yönelik asker çıkarması olabileceği belirtiliyor. Üçüncü seçenek ise en yıkıcı duruma işaret ediyor ve ABD-İsrail’in olası bir nükleer başlıklı füze saldırısını gündeme getiriyor.

HANGİ ELEKTRİK SANTRALLERİ ABD’NİN HEDEFİNDE VE BUNLAR NE KADAR ÖNEMLİ?

ABD’nin üç olası müdahale seçeneğinde, nükleer silahlara başvurması şimdilik olası görülmese de tamamen ihtimal dışı olarak değerlendirilmiyor. En olası ihtimal olarak ise, Trump’ın işaret ettiği elektrik altyapısına yönelik yıkıcı bir hava saldırısının olabileceği kaydediliyor.

Associated Press’in (AP) bildirdiğine göre, İran’da üretilen elektriğin yaklaşık yüzde 80’i doğalgazla çalışan santrallerde üretiliyor. İsrail’in geçen hafta İran’ın Basra Körfezi’ndeki Güney Pars açık deniz doğalgaz sahasını bombalamasının ardından bile bu tesisler çalışmaya devam etti. İran’ın başkenti Tahran çevresinde bulunan en önemli doğalgaz santralleri arasında Damavand Enerji Santrali, Şehid Salimi Neka Enerji Santrali ve Şehid Rajaee Enerji Santrali yer alıyor. Bu santrallerin devre dışı kalması, Tahran’daki işletmeleri ve evleri etkileyebileceği gibi, benzin istasyonları ve diğer hayati öneme sahip yerlerin faaliyetlerini de durdurabilir.

BUŞEHR’DEKİ NÜKLEER SANTRAL HEDEFTE Mİ?

ABD’nin İran’ın enerji altyapısına yönelik tehdidinin Buşehr kentinde bulunan nükleer santrali kapsadığı da ileri sürülüyor. Buşehr Nükleer Santrali’ne yönelik saldırıların sadece İran için değil tüm bölge ülkeleri için ciddi sonuçları olabileceğine dikkat çekiliyor.

İran, Basra Körfezine komşu Buşehr Nükleer Enerji Santrali sahasına 17 Mart’ta bir füzenin isabet ettiğini, can ya da mal kaybı yaşanmadığını bildirmişti.

OLASI KARA HAREKATI VE İKİ KRİTİK BÖLGE

İran’ın Hürmüz Boğazı konusundaki ısrarını sürdürmesi halinde ABD ve İsrail’in gündemde tuttuğu ikinci seçenek olarak kara harekatına işaret ediliyor. ABD basını savaşın ikinci haftasından itibaren olası bir kara harekatının zaten planlanmış olduğunu duyurmaya başlamıştı. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu da 20 Mart’ta yaptığı açıklamada “Kara harekatı için birçok ihtimal var” demişti.

Olası bir kara harekatının tam olarak neyi hedefleyeceğini ve nereleri kapsayacağı konusunda bir netlik bulunmamakla birlikte, ABD’nin deniz piyadelerini halihazırda savaş bölgesine gönderdiği de iddia ediliyor. Bu durumda en sık dile getirilen iki bölge dikkat çekiyor: Birincisi ABD’nin 14 Mart’ta bombaladığı Hark Adası, ikincisi ise Hürmüz Boğazı kıyısındaki liman bölgeleri.

İran Savunma Konseyi’nden bugün yapılan açıklamada, İran’ın olası bir ABD-İsrail kara harekatını ciddiye aldığını gösteriyor. Konsey, kara harekatına karşılık olarak “tüm Basra Körfezi’ne” deniz mayınlarını yerleştirme tehdidinde bulundu. Bu, Hürmüz Boğazı ile süren krizin çok daha geniş çaplı bir körfez savaşına dönüşebilme ihtimaline işaret ediyor.

İran’ın ‘Hürmüz kozu’na karşılık | ‘Trump Hark Adası’nın işgalini değerlendiriyor’

×

BİR KEZ DAHA HATIRLATMAK GEREKİRSE: HARK ADASI NEDEN ÖNEMLİ?

ABD, 14 Mart’ta, Basra Körfezi’nde yer alan, İran’ın petrol ihracatı için kritik öneme sahip Hark Adası’na saldırı düzenlemişti. ABD ordusundan yapılan açıklamada 90’ın üzerinde askeri hedefin vurulduğu duyurulmuştu.

İkinci hafta geride kaldı: Karşılıklı saldırılar sürüyor, Hark Adası vuruldu

Hark Adası, Basra Körfezi’nde, Buşehr limanının yaklaşık 50 kilometre kuzeybatısında yer alıyor. Yaklaşık 20 kilometrekare büyüklüğündeki Ada’da, petrol terminalleri, petrol tankları, elektrik santralleri ve tuzdan arındırma (desalinasyon) tesisleri bulunuyor. Ada, İran ihracat ekonomisi için vazgeçilmez bir lojistik üs olarak kabul ediliyor.

Enerji ve finansal hizmet uzmanlarının değerlendirmesine göre, İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ı Hark Adası üzerinden gerçekleştiriliyor.

Ada uzun süredir ülkenin stratejik açıdan  zayıf noktası olarak değerlendiriliyor. İran kıyılarının 26 kilometre açığında, Basra Körfezi ile Umman Körfezi’ni birbirine bağlayan ve dünya petrol ticaretinin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın yaklaşık 483 kilometre kuzeybatısında yer alan Ada çevresindeki suların, anakaranın sığ kıyı sularının aksine yeterince derin olması sayesinde, petrol taşıyan dev tankerler buraya rahatlıkla yanaşabiliyor.

Son yıllarda Ada’daki terminal üzerinden okyanuslar arası taşıma için aynı anda on süpertankerin yüklenebildiği belirtiliyor.

Enerji ile ilgili konularda finansal hizmet veren Pickering Energy Partners isimli şirketin yatırım direktörü Dan Pickering, ABD saldırısının ardından Deutsche Welle’ye yaptığı değerlendirmede, “Hark’ın altyapısını devre dışı bırakırsanız, piyasadan kalıcı olarak günde iki milyon varil çıkarmış olursunuz” dedi.

Benzer Haberler

4 hafta önce tutuklandılar

NATO tutukluları tahliye edildi

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz