Fatih Polat
Gazetemizin yazarlarından Aras Coşkuntuncel, Evrensel’de dün “Neoliberalizm, 11 Eylül ve faşizm” başlığıyla yayımlanan yazısında, 25 yıl önce ABD’nin ikiz kulelerini hedef alan El Kaide saldırısının ardından yaşanan süreci özetledikten sonra şöyle devam ediyordu: “Kısacası Trump’ı ve faşist MAGA hareketini getiren gökten bir zembil değil, bugün “merkez” ve “liberal merkez” olarak anılan Clinton, Bush, Obama, Biden yatağı oldu.
11 Eylül’ün hemen öncesinden başlayıp 11 Eylül ile hızlanan ve genişleyen bu emperyalist ve neoliberal şiddet çizgisine bakınca Avrupa’da da benzer bir süreç bulabiliriz: liberal ve sosyal demokrat partiler kendilerini faşizme karşı ehven-i şer diye pazarladılar ve neoliberal ve kemer sıkma politikaları sonucu Avrupa’da faşist parti ve programlar yükseldi.”
ABD Başkanı George W. Bush’un, 11 Eylül 2001 tarihinde, New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin ikiz kulelerinin El Kaide tarafından uçaklı intihar saldırılarıyla hedef alınmasının ardından yaptığı açıklamada, verecekleri yanıt için ‘Haçlı seferi’ ifadesini kullanmasının tam olarak neye karşılık geldiği yaşayarak görüldü. ABD’nin Irak’ı işgaline gerekçe olarak öne sürdüğü Saddam’ın elinde kitle imha silahları olduğu iddiası, aksi yöndeki BM raporlarına rağmen 20 Mart 2003 sabahı Irak’ın işgali başladı.






