DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Kürtçenin seçmeli ders olarak öğretilmesinin anadilinde eğitim hakkını karşılamadığını belirtti ve hukuki, idari ve kurumsal engellerin araştırılması için önerge verdi.
HABER MERKEZİ – DEM Parti Milletvekili Newroz Uysal Aslan, Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılmasının önündeki hukuki, idari ve kurumsal engellerin araştırılması amacıyla Meclis Başkanlığı’na Meclis araştırma önergesi verdi.
Aslan, çocukların anadillerinde eğitim hakkına erişiminde karşılaştığı pedagojik, psikolojik ve sosyal sorunların, mevcut seçmeli Kürtçe derslerinin uygulanma koşullarının, eğitimin tüm kademelerinde anadili temelli iki dilli ve çok dilli modellerin uygulanabilirliğinin, öğretmen ve akademik kadro ihtiyacının ve öğrenci ve velilerin taleplerinin bütünlüklü biçimde ortaya konulmasını istedi.
Önergede, Kürtçenin eğitim sistemi içinde esas olarak seçmeli ders statüsüyle yer aldığı, bunun ise anadilinde eğitim hakkının karşılığı olarak görülemeyeceği kaydedildi. “Anadilinde eğitim meselesi dilin korunmasına ilişkin kültürel bir başlıkla sınırlandırılamaz” denilen önergede, “Konu aynı zamanda eğitim hakkı, çocuğun üstün yararı, fırsat eşitliği, pedagojik gelişim ve kamusal eğitimin niteliğiyle ilgilidir” ifadelerine yer verildi.
KÜRTÇE ÖĞRENMEK İLE KÜRTÇE EĞİTİM AYNI ŞEY DEĞİL
Kürtçenin Kurmancî ve Zazakî lehçelerinin 2012-2013 eğitim öğretim yılından itibaren “Yaşayan Diller ve Lehçeler” dersi kapsamında ortaokullarda seçilebildiği hatırlatılan önergede, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 2025-2026 eğitim öğretim yılı verilerine göre Kurmancî dersini 30 bin 455, Zazaca dersini ise 4 bin 488 öğrencinin seçtiği aktarıldı.
Önergede, bir dersin seçilmesi ile fiilen açılmasının aynı sonuç olmadığına işaret edildi. Önergenin devamında, öğretmen bulunup bulunmaması, öğrenci sayısına ilişkin koşullar, ders çizelgeleri, okul yönetimlerinin yaklaşımı, velilerin yeterince bilgilendirilmemesi ve materyale erişim gibi etkenlerin tercihin sınıfa dönüşmesini doğrudan etkilediği kaydedildi. Önergede, “Bir çocuğun haftada birkaç saat Kürtçe dersi seçebilmesi ile matematikten hayat bilgisine, fen bilimlerinden sosyal bilimlere kadar eğitim sürecini kendi anadili üzerinden sürdürebilmesi iki ayrı eğitim yaklaşımına karşılık gelmektedir” denildi.
MEVCUT ANAYASAL VE YASAL SINIRLAMALAR DEĞİŞTİRİLMELİ
Seçmeli ders uygulamasının anadilinde eğitim hakkının karşılığı olarak görülemeyeceği vurgulanan önergede, Kürtçenin eğitim dili olmasına yönelik talebin mevcut uygulamanın sınırlarına indirgenemeyecek temel bir eğitim ve dil hakkı meselesi olduğu belirtildi.
Önergede, Anayasa’nın 42’nci maddesi başta olmak üzere mevcut mevzuatta anadilinde eğitime ilişkin sınırlamalar bulunduğu ifade edildi. Bu düzenlemelerin eğitim hakkı, eşitlik ilkesi, çocuk hakları ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerle birlikte değerlendirilmesi; Kürtçenin eğitim dili olarak kullanılabilmesi için ihtiyaç duyulan anayasal, yasal ve idari değişikliklerin kapsamının açık biçimde ortaya çıkarılması istendi.
Bugüne kadar anadilinde eğitimin hukuki, pedagojik ve kurumsal boyutlarını aynı zeminde ele alan kapsamlı bir Meclis çalışmasının yapılmadığına dikkat çekilen önergede, bu eksikliğin meselenin dar tartışmalar içinde kalmasına yol açtığı vurgulandı.
ÇOK DİLLİ EĞİTİM MODELLERİ HATIRLATILDI
Dünyada birden fazla dilin kamusal eğitim sistemi içinde birlikte kullanıldığı modellere işaret edilen önergede, bazı ülkelerde eğitimin çocuğun anadilinde başladığı, diğer dillerin kademeli biçimde programa dâhil edildiği belirtildi.
UNESCO başta olmak üzere uluslararası kuruluşların çalışmalarının, çocuğun bildiği dil üzerinden başlayan eğitimin özellikle ilk yıllardaki öğrenme sürecini güçlendirdiğini; anadili temelli çok dilli modellerin okuryazarlık, öğrenme başarısı ve eğitime katılım bakımından önemli sonuçlar üretebildiğini gösterdiği kaydedildi.
MECLİS ARAŞTIRMASI İSTENDİ
Önergede, “Kürtçenin eğitim dili olması meselesinin hak boyutunun yanı sıra; çocuğun sınıfta karşılaştığı gerçeklikten yükseköğretimde bilimsel bilgi üretimine, hukuki düzenlemelerden öğretmen yetiştirmeye, müfredattan kamu bütçesine kadar bütün boyutlarıyla ele alınması ve uygulanabilir bir eğitim politikasının ortaya çıkarılması amacıyla Meclis araştırması açılması gerekmektedir” denildi.
(Kaynak: Jinnews)







