İsrail-Lübnan heyetleri beşinci kez görüşüyor, gündemde İsrail’in kontrol ettiği bazı “pilot bölgeleri” Lübnan ordusuna bırakması var; Hizbullah karşı, İsrail de Hizbullah’ın silahsızlandırılmasında ısrarcı. ABD-İran mutabakatının odağında da Lübnan var; bu Lübnan’daki olası çözümün zorluklarından birine işaret ediyor.
HABER MERKEZİ – ABD-İran ve İsrail arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın bir diğer cephesi Lübnan’dı. Hizbullah’ın İran’a destek için İsrail’e saldırılara yeniden başlamasıyla 2 Mart’ta Lübnan’da da çatışmalar başladı. İsrail, Lübnan ve Suriye sınır hattında kritik bölgeleri kontrol altına almış durumda ve bir milyondan fazla kişi yerinden ayrılmak zorunda kaldı.
İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların geçmişi 1980’li yılların başlarına kadar uzansa da, Lübnan’daki son çatışmalar doğrudan İran’daki savaşla bağlantılıydı. Şimdiye kadar 4 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği Lübnan’daki savaşın durdurulması ve olası bir çözümün bulunması için atılan adımlar da İran’daki savaşın ve müzakerelerin gidişatına paralel seyrediyor.
‘Rutinleşen savaş cephesi’: Lübnan | Lübnan’da savaşın bir ayı geride kaldı
ABD-İsrail ve İran arasında 8 Nisan’da ateşkes ilan edilmesinin ardından Lübnan’da da ABD arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan hükümeti arasında 34 yılın ardından ilk kez 12 Nisan’da doğrudan görüşmeler başladı ve ardından 16 Nisan’da ateşkes ilan edildi. Ardından bugüne kadar İsrail ile Lübnan heyetleri 4 kez görüşme yaptı ve her defasında ateşkesin süresi uzatıldı. Ancak sahada ateşkes karşılık bulamadı ve İsrail ile Hizbullah çatışmaları devam etti.
Son olarak İsrail ile Lübnan heyetleri dün beşinci kez Washington’da bir araya geldi. Bu görüşme, ABD ile İran arasında 18 Haziran’da mutabakat zaptının resmin imzalanmasının ardından gerçekleşiyor ve bugün ile yarın da devam edecek.
LÜBNAN’DA ATEŞKES HALA KIRILGAN
ABD-İran mutabakat zaptın imzalanmasından bir gün sonra, 19 Haziran’da İsrail ile Hizbullah ateşkes konusunda anlaştı. Bu gelişme, 16 Nisan’da ilan edilen ve fakat sahada karşılık bulamayan ateşkesin bir devamı olarak değerlendirilmekle birlikte, ABD’nin İsrail’e yönelik Lübnan’daki operasyonlarını durdurması için ortaya koyduğu baskısı nedeniyle daha iyimser yorumlara da yol açıyor. Bu yeni ateşkesin ABD-İran müzakere sürecine paralel olarak Lübnan’daki savaşın sonlandırılmasına yönelik sonuçlara zemin sunabileceği kaydediliyor. Ancak İsrail ve Hizbullah arasında daha önce de defalarca benzer ateşkesler ilan edildi ve fakat kalıcı bir çözüme henüz varılmış değil ve bu, şimdiki ateşkesin de kırılgan olabileceğine işaret ediyor.
ZOR DENKLEM: İRAN HEM LÜBNAN’DAKİ SÜREÇTEN ÇIKARILMAK İSTENİYOR HEM DAHİL EDİLİYOR
Bir yandan ABD ile İran arasındaki müzakerelerin konusu olan Lübnan’daki savaş, diğer yandan doğrudan İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmelerde çözüme kavuşturulmaya çalışılıyor.
İran’ın ısrarı üzerine, geçen hafta imzalanan mutabakat zaptı, Washington, Tahran ve müttefiklerinin Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son vermelerini şart koşuyor.
14 madde ve 60 günlük müzakere | Trump ve Pezeşkiyan mutabakat zaptını imzaladı
Körfez ülkelerini ziyaret eden ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Lübnan’da bir ateşkesin müzakere edilmesi ve sürdürülmesi sürecinin, İran ile yapılacak herhangi bir anlaşmadan ayrı tutulacağını belirtti.
Rubio, “Bu süreç ayrı bir mesele. Ayrı, çünkü Lübnan egemen bir ülke. Kendine ait bir hükümeti var; Lübnan ve ülkenin içinde yaşananlarla ilgili konularda doğrudan Lübnan hükümetiyle müzakere edecek ve muhatap olacağız” dedi ve ekledi:
“Lübnan bağlamında bir İran meselesi söz konusu; bu da İran’ın Hizbullah’a verdiği destek ve sağladığı himayedir. Dolayısıyla bu husus, İranlılarla yapacağımız görüşmelerin bir parçası olarak ele alınacaktır. Ancak Lübnan’ın geleceğine gelince; Lübnan’ın geleceği, egemen ve seçilmiş hükümeti aracılığıyla Lübnan halkına aittir. Bizim de birlikte çalışacağımız taraf işte bu hükümet olacaktır.”
Rubio’nun açıklamaları, Lübnan’daki sürecin zorluklarına da işaret ediyor. 28 Şubat’ta başlayan savaşın temel gerekçelerinden biri, İran’ın bölgedeki vekil güçlerine desteğinin kesilmesiydi; ancak halihazırda İran’ın yeniden Lübnan’daki vekil gücü Hizbullah üzerinden olası çözüm arayışlarının bir parçası haline getirildiği görülüyor. Bu durumun, Lübnan hükümetinin İsrail ile doğrudan görüşmelerde etkisinin kırılmasına yola açabileceği değerlendiriliyor. ABD’nin silahsızlandırılması için bir süreden beri baskı uyguladığı Lübnan hükümeti Hizbullah’ın askeri faaliyetlerini yasaklamıştı, ancak Lübnan hükümetinin sınırlı kapasitesi ve iç savaş endişesi nedeniyle yasak kararının da sahada bir karşılığı olmadı.
Zorluklar daha fazla: İç savaş ihtimali var | Lübnan ateşkesin uzatılmasını isteyecek
ŞİMDİ DE “PİLOT BÖLGE” GÜNDEMDE
Önemli belirsizlikler arasında Washington’da dün bir kez daha bir araya gelen İsrail ile Lübnan heyetlerinin temasları bugün ve yarın da sürecek. Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, İsrail ile Lübnan arasındaki görüşmelerde, İsrail güçlerinin Hizbullah ile savaş sırasında kontrol ettiği toprakların bir kısmını Lübnan ordusuna devretmesini öngören ABD destekli bir teklif ele alınıyor.
İsrailli yetkililer, operasyona katılan Lübnanlı askerlerin İran destekli Hizbullah ile bağlantılı olmadıklarından emin olmak için ABD tarafından eğitilip inceleneceğini, İsrail’in ise sınır boyunca bir tampon bölgede askeri varlığını sürdüreceğini söylüyor.
Önerilen “pilot bölge” projesi, dün Washington’da başlayan Lübnan ve İsrail yetkilileri arasındaki son görüşmelerde ele alınıyor.
Hizbullah tarafından reddedilen bu diplomatik yol, Tahran’ın Lübnan’ı ABD ile yaptığı müzakerelerin odak noktası haline getirmesiyle gölgede kaldı.
Üst düzey bir Lübnan güvenlik yetkilisi Reuters’a, Washington’da görüşmelerin devam ettiğini ve Çarşamba günü pilot bölgeler de dahil olmak üzere askeri düzeyde özel görüşmelerin yapılacağını söyledi.
Lübnanlı yetkili, görüşmelerin geri çekilme takvimine odaklanacağını ve herhangi bir planın ancak yarın yapılacak son görüşme gününden sonra ortaya çıkacağını söyledi.







