Menekşe KIZILDERE
Sosyal medya çoğu zaman bireysel kullanım üzerinden tartışılıyor: insanların iletişim kurduğu, fikirlerini paylaştığı, haber aldığı veya gündelik hayatını görünür kıldığı bir alan olarak ele alınıyor. Ancak bugün mesele yalnızca bireysel kullanım değil. Küresel ölçekte birkaç saniye içerisinde milyonlarca insana ulaşabilen dijital ağlar yeni bir güç biçimi yarattı. Bu güç sadece iletişim gücü de değil; görünürlük üretme, gündem belirleme, algı yönlendirme, ekonomik davranışları değiştirme ve toplumsal tepkileri şekillendirme kapasitesi. Geçmişte sermaye fiziksel üretim araçlarını kontrol ederek güç üretiyordu; bugün dijital çağda görünürlüğü kontrol etmek de bir güç üretim biçimine dönüştü.
Bu dönüşümü ilk fark edenlerden biri sermaye oldu. Influencer marketing adıyla başlayan model başlangıçta tüketim davranışlarını yönlendirme amacı taşıyordu. Bugün ise küçük üreticilerden yerel işletmelere kadar birçok yapı için sosyal medya görünürlüğü ekonomik yaşamın neredeyse zorunlu bir bileşeni haline geldi. Fakat ekonomik gücün olduğu yerde politik güç de kendisini gösterir. Özellikle X başta olmak üzere büyük sosyal medya platformlarında oluşan kamusal tepki gücü, yalnızca şirketlerin değil siyasal aktörlerin de dikkatini çekti. Böylece sosyal medya haberleşme alanı olmanın ötesine geçerek politik müdahale ve yönlendirme araçlarından biri haline gelmeye başladı.
Sosyal medyanın ortaya çıkışı başlangıçta daha demokratik bir iletişim vaadiyle sunuldu. Geleneksel medyanın merkezileşmiş yapısına karşı daha yatay bir iletişim alanı yaratacağı düşünüldü. İnsanlar artık sadece haber alan değil, haber üreten de olacaktı. Ancak zamanla bu alanın başka bir sorun ürettiği ortaya çıktı. Algoritmalar kullanıcıların neyi göreceğine karar veren görünmez editörlere dönüştü. İnsanların gördüğü içerikler artık sadece kendi tercihleriyle değil, platformların ekonomik ve teknik öncelikleriyle şekillenmeye başladı. Bugün birçok araştırma, insanların haber tüketiminde sosyal medyanın belirleyici hale geldiğini ve bunun dezenformasyon riskini büyüttüğünü göstermektedir.(1)
Politik manipülasyon meselesi tam da burada ortaya çıkıyor. Sosyal medyada amaç artık yalnızca bilgi yaymak değil. Gündem oluşturmak, belirli fikirleri büyütmek, bazı görüşleri görünmez kılmak ve toplumsal psikolojiyi yönlendirmek de dijital mücadelenin bir parçası haline geldi. Politik aktörler bot ağları, koordineli hesaplar ve hedefli içerik yayılımı gibi yöntemleri kullanarak gerçek toplumsal desteğin ötesinde bir algı oluşturabilmektedir. İnsanlar çoğu zaman kitlesel bir tepki gördüklerinde bunun gerçek bir toplumsal eğilim olduğunu varsayar. Oysa bazı durumlarda görülen şey toplumsal gerçeklik değil, organize edilmiş dijital görünürlüktür.
Bu durumun dünya genelinde birçok örneği görüldü. ABD seçimlerinden Avrupa’daki siyasi kampanyalara, savaş dönemlerindeki bilgi mücadelelerinden kutuplaştırıcı içeriklerin yayılmasına kadar sosyal medya artık siyasi rekabetin temel alanlarından biri haline geldi. Dezenformasyon ağları ve organize hesaplar belirli anlatıları büyüterek toplumların politik karar alma süreçlerini etkileyebilmektedir. Avrupa Birliği’nin son yıllarda sosyal medya platformlarına yönelik artan düzenleme girişimleri de tam olarak bu nedenle ortaya çıkmıştır.(2)
Bu tartışmaların merkezinde ise bugün X bulunmaktadır. Twitter döneminde de platformda organize troll ağları ve bot hesaplar tartışılıyordu. Ancak Elon Musk’ın satın almasının ardından platformdaki denetim politikalarının değişmesiyle tartışmalar yeni bir boyut kazandı. Troll ağları yeni bir olgu değil; uzun süredir devletler, siyasi gruplar ve çeşitli organizasyonlar tarafından dijital propaganda amacıyla kullanıldığına dair araştırmalar bulunmaktadır. Son yıllarda özellikle devlet destekli dezenformasyon ağlarının sosyal medya üzerinde aktif olduğu birçok raporunda dile getirilmektedir.(3)
Elon Musk kendisini yalnızca bir teknoloji girişimcisi olarak sunuyor olabilir; ancak bugün X’in sahibi olmak sıradan bir şirket sahipliği değil. Çünkü X yalnızca bir sosyal medya şirketi değil; aynı zamanda küresel ölçekte gündem üreten bir altyapı. Bir platformun algoritmasını, görünürlük sistemini ve etkileşim akışını kontrol etmek doğrudan kamusal alan üzerinde etkide bulunma kapasitesi anlamına gelir. Musk’ın platform üzerindeki etkisi de bu nedenle sadece ekonomik değil, politik sonuçlar doğurabilecek bir güç. Son dönemde platformun algoritmik şeffaflığı ve dezenformasyonla mücadele kapasitesi üzerine çeşitli soruşturmaların açılması da bu tartışmaları büyütmektedir.(4) Burada temel sorun yalnızca Musk’ın kişisel görüşleri değil; sorun, bu ölçekteki bir dijital gücün demokratik denetime ne kadar açık olduğu sorusudur.
Bugün dijital alan yalnızca yeni bir iletişim mecrası değil, aynı zamanda yeni bir hegemonya alanı olarak da şekillenmektedir. Çünkü hegemonya sadece fiziksel alanların, ekonominin ya da kurumların kontrolüyle kurulmaz; insanların neyi gördüğü, neyi konuştuğu ve neyi gerçeklik olarak kabul ettiği üzerinden de inşa edilir. Algoritmalar, görünürlük politikaları ve yönlendirilen dijital akışlar, toplumsal düşünce alanını etkileyen yeni iktidar mekanizmalarına dönüşmektedir.
Tam da bu yüzden, dijital hegemonya artık sadece egemenlerin ya da büyük sermayenin tek taraflı algı yönettiği konforlu bir alan değil; bizzat yeni bir mücadele cephesidir. Egemen yapılar bu alanı kitleleri pasifleştirmek ya da kutuplaştırmak için kullanıyorsa, toplumsal hareketler ve taban örgütlenmeleri de bu kamusal dijital cephede kendi sözünü kurmak, görünmez kılınanı görünür kılmak zorunda. Dijital alan, tüm o manipülasyon dehlizlerine rağmen, hak savunucularının ve kolektif direnişin sesini ortaklaştırabildiği bir zemin olma potansiyelini hala taşıyor. Dolayısıyla buradaki kavga, toplumsal zihnin ve hakikatin kimin eliyle şekillendirileceği kavgası. Kamusal dijital cephe, artık insanların sadece konuştuğu sanal bir meydan değil; gerçekliğin, örgütlenmenin ve toplumsal yönelimin bugünü ile yarınının belirleneceği en gerçekçi politik alanlardan biri.
Kaynaklar
- Reuters Institute Digital News Report, 2025.
- BBC – Avrupa Birliği’nin dijital dezenformasyon ve platform düzenlemeleri üzerine haber dosyaları, 2025.
- Euronews – X platformunda devlet destekli dezenformasyon ağları üzerine araştırma, 2025.
- Le Monde – X algoritmalarının kamuoyu üzerindeki etkisine ilişkin soruşturma haberleri, 2026.







