Cumartesi Anneleri’nin bu haftaki eyleminde 12 Eylül 1994’te Ankara’da gözaltında kaybedilen Kenan Bilgin’in akıbetini soruldu. Tanıkların onu gözaltında gördükleri yönündeki beyanları ve AİHM yargıçlarının Ankara’daki incelemelerin rağmen dosyası takipsizlikle sonuçlanan Bilgin için adalet çağrısı yapıldı.
HABER MERKEZİ – Cumartesi Anneleri/İnsanları, gözaltında kaybettirilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 1120’ncisi için İstanbul’daki Galatasaray Meydanı’nda bir araya geldi. Eylemde gözaltında kaybettirilenlerin fotoğrafları ve karanfiller taşındı. Çok sayıda hak savunucusunun katıldığı bu haftaki eylemde, 12 Eylül 1994’te Ankara’da gözaltında kaybettirilen Kenan Bilgin’in durumuna dikkat çekildi.
Eylemde basın metnini Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İstanbul Temsilcisi Ümit Efe okudu. 12 Eylül 1980 darbesinde yaşanan hak ihlallerine değinen Ümit Efe, darbe döneminde çok sayıda kişinin gözaltına alındığını, işkence gördüğünü ve ardından varlıklarının inkâr edildiğini söyledi.
SORUŞTURMAK İSTEYEN SAVCI SÜRÜLDÜ
Eylemde Kenan Bilgin’in hikayesini anlatan Ümit Efe, şunları söyledi:
Soruşturmayı devralan Ankara Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özden Tönük ise ailenin ve tanıkların başvuruları üzerine gerekli soruşturma işlemlerini gerçekleştirmedi. Tanık Ö.A. ve M.Y., Kenan Bilgin’i hücreden alıp götüren polisleri teşhis edebileceklerini söylemelerine rağmen bu yönde hiçbir işlem yapılmadı. Bunun yerine tanıkların polisi ve devleti küçük düşürmeye yönelik gerçek dışı iddialarda bulunduklarını ileri süren üç sayfalık bir rapor hazırlandı ve dosya kapatıldı.
AİHM TESPİTİNE RAĞMEN DOSYA KAPATILDI
Ailenin başvurusu üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yargıçlarının Ankara’ya gelerek incelemeler yaptığını anlatan Efe, Kenan Bilgin’in 12 Eylül-3 Ekim 1994 tarihleri arasında güvenlik güçlerinin elinde olduğunun tespit edildiğini söyledi. Buna rağmen etkili bir soruşturma yürütülmediğini ifade eden Efe, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “Kenan Bilgin’in Ankara Emniyeti’ne bağlı nezarethanelerden birine alındığına dair hiçbir veriye ulaşılamadığını” iddia ederek, dosyada zamanaşımı gerekçesiyle takipsizlik kararı verdiğini söyledi.
‘DEVLET YÜZLEŞMEK ZORUNDADIR’
Ümit Efe, o dönem gazeteci Özer Akdemir’in Bilgin’e ilişkin mektup yazdığını ve Bilgin’in gözaltına alındığına dair tanıklık ettiğini de söyledi.
Bilgin’in kardeşi İrfan Bilgin ise Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinerek, “Devlet barış sürecinde samimi ise bu işlenen insanlık suçlarının mağdurlarıyla yüzleşmek zorundadır. Yüzleşmediği sürece bu ülkede barış olmaz” dedi.
Eylem karanfillerin meydana bırakılmasıyla sona erdi.






