BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘Cezasızlık sistematik bir politika’

Mahkemeden ödül gibi ceza: 18 ay hapis, o da ertelendi

‘Cezasızlık sistematik bir politika’

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Kızıltepe’de 16 yaşındaki Mazlum Turan’ın öldürülmesine ilişkin 11 yıldır süren davada polis Süleyman Esenboğa’ya 1 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakarak cezayı erteledi. Yargıtay, İstinaf Mahkemesi’nin polis hakkında “ceza verilmesine yer olmadığı” kararını bozmuştu.

HABER MERKEZİ – Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 29 Ağustos 2015’te öldürülen 16 yaşındaki Mazlum Turan’a ilişkin polis Süleyman Esenboğa’nın yargılandığı davanın karar duruşması, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi’nde görüldü.

‘Güvenlik bölgesi’nde yaşanmıştı İsmail ve Elif Akın cinayeti: 14 yıl sonra 3 tutuklama

MA‘ya göre Turan ailesi ile avukatlar Erdal Kuzu, Fevzi Adsız ve Tahar Erdem, Kızıltepe 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nden, sanık polis Süleyman Esenboğa ve avukatları ise Mersin 13’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katıldı.

AV KUZU: CEZASIZLIK, HAKİM BİR POLİTİKADIR

Kimlik tespitinin ardından söz alan Turan ailesinin avukatı Erdal Kuzu, 11 yılı aşan yargılama sürecine ve cezasızlık politikasına dikkati çekti. Kuzu, “2004 yılında başlayan ve Mazlum Turan’ın öldürülmesine kadar uzanan süreçte neredeyse her iki yılda bir devlet görevlilerinin, polislerin kurşunuyla öldürülen çocukların davalarına ve taziyelerine tanıklık ettik. Cezasızlık politikası, üzülerek söylüyoruz ki hakim bir politikadır” dedi.

Bir devlet görevlisi tarafından suç işlendiğinde görevlinin korunmaya çalışıldığını ifade eden Kuzu, bunun yalnızca Turan dosyasına özgü olmadığını, sistematik bir durum olduğunu söyledi. Kuzu, “Mazlum Turan’ın Mardinli olması, Kürt olması da bu cezasızlık politikasının bu dosyada kendisini göstermesinin nedenlerinden biridir. Biz bütün aşamalarda şunu söyledik. 16 yaşındaki Mazlum, bir çocuk ve öldürülmüştür. Bu fiili gerçekleştiren kişi kim olursa olsun, görevi ne olursa olsun somut deliller dikkate alınarak yasaların öngördüğü şekilde cezalandırılmalıdır” dedi.

‘DOSYAYI SÜRÜNCEMEDE BIRAKAN SİSTEMİN KENDİSİDİR’

Yargılamanın 11 yılı aşkın süredir devam etmesine tepki gösteren Kuzu, sürecin uzamasının “ailenin yaşadığı acıyı sürekli yeniden ürettiğini” belirtti. Yeniden keşif başta olmak üzere maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için yaptıkları taleplerin “yargılamayı uzatma girişimi” olarak gösterildiğini belirten Kuzu, şöyle devam etti: “Dosyayı sürüncemede bırakan biz değiliz. Dosyayı sürüncemede bırakan sistemin kendisidir. Dosyanın yıllarca Yargıtay’da bekletilmiş olması bizatihi yargı makamlarından kaynaklanan bir gecikmedir. Bu durum davanın unutulmasını, ailenin davayı takip etmekten vazgeçmesini ve dosyanın gündemden düşmesini sağlayan sistematik bir tutuma dönüşmüştür.”

Mazlum Turan’ın ölümüne neden olan kurşunun yerden sekerek araca girdiği yönündeki savunmayı hatırlatan Kuzu, söz konusu anlatımın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu söyledi. Kuzu, “11 yıldır bize anlatılan bu senaryoya inanmamız isteniyor. Kurşun sıkılmış, yerden sekmiş, tesadüfen aracın camından içeri girmiş, aracın içerisinde ilerleyerek şoför koltuğunun arka kısmında bulunan Mazlum’un kafasına isabet etmiş. Ama burada yaşayan insanlar ve bu davanın avukatları olarak biz bu anlatıya inanmıyoruz” dedi.

POLİS, ‘KASTEN ÖLDÜRMEDEN CEZALANDIRILMALI’

Mazlum Turan’ın hedef gözetilerek öldürüldüğünü düşündüklerini kaydeden Kuzu, “Daha önce gerçekleşen olayların etkisiyle bölgede yaşayan herkese potansiyel suçlu gözüyle bakılmış, Mazlum da bu bakış açısının sonucunda öldürülmüştür. Dolayısıyla Mazlum Turan’ın kasten öldürüldüğünü düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Kuzu, polis Esenboğa’nın “kasten öldürme” suçundan cezalandırılmasını talep etti.

MAHKEMEDEN POLİSE ÖDÜL GİBİ CEZA: 18 AY HAPİS, O DA ERTELENDİ

Duruşma sırasında Turan ailesinin avukatları ile sanık avukatları arasında gerginlik yaşandı. Mahkeme heyeti yaşanan gerginliğin ardından duruşmaya 10 dakika ara verdi.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Yargıtay’ın bozma ilamı doğrultusunda polis Süleyman Esenboğa’ya 1 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Heyet ayrıca Esenboğa’nın bir yıl süreyle görevinden uzaklaştırılmasına hükmetti. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verdi.

AİLE KARARA İTİRAZ EDECEK

Kararın açıklanmasının ardından Turan ailesi ve avukatları verilen cezaya tepki gösterdi. Kararın yaşanan olayın ağırlığıyla bağdaşmadığını belirten aile ve avukatları, hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini ve karara itiraz edeceklerini açıkladı. 

Turan ailesi de 11 yıldır adalet mücadelesi yürüttüklerini belirterek, verilen 1 yıl 6 aylık hapis cezasını kabul etmediklerini ve dosyanın takipçisi olmaya devam edeceklerini kaydetti.

Nihat Kazanhan davası: Ailenin HTS kayıtları talebi kabul edildi

×

NE OLMUŞTU?

Mazlum Turan, 29 Ağustos 2015’te Mardin’in Kızıltepe ilçesinde, İpekyolu üzerindeki Seyda Camisi yakınlarında özel harekat polislerinin ateş açması sonucu ağır yaralanmıştı. 16 yaşındaki Turan, kaldırıldığı Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde yaşamını yitirmişti.

Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Ocak 2019’da sanık polis Süleyman Esenboğa’ya “taksirle ölüme neden olma” suçundan 3 yıl hapis cezası vermişti. Mahkeme, “takdiri indirim” ve “iyi hal indirimi” uygulayarak cezayı 1 yıl 10 ay 15 güne indirmişti.

Turan ailesinin avukatları ile önceki savcının itirazı üzerine Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi, cezada indirim yapılmasına yer olmadığı ve verilen cezanın eksik olduğu gerekçesiyle kararı bozmuştu.

Yeniden yargılamada Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Esenboğa’ya “silahla kasten yaralama sonucu öldürme” suçundan 12 yıl hapis cezası vermişti. Mahkeme, cezayı indirerek 10 yıla düşürmüştü. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi, 10 yıllık hapis cezasını kaldırarak, Turan’ın öldürülmesini “kaçınılmaz hata” kapsamında değerlendirmiş ve “ceza verilmesine yer olmadığına” karar vermişti.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Turan ailesinin avukatlarının başvurusu üzerine bu kararı bozmuştu. Yargıtay kararında, Esenboğa’nın ölüm sonucunun doğabileceğini öngördüğü, ancak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak Turan’ın ölümüne neden olduğu belirtilerek, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 27/1, 85/1 ve 22/3’üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğine hükmedilmişti.

Benzer Haberler

‘Cezasızlık sistematik bir politika’

Mahkemeden ödül gibi ceza: 18 ay hapis, o da ertelendi

‘Güvenlik bölgesi’nde yaşanmıştı

İsmail ve Elif Akın cinayeti: 14 yıl sonra 3 tutuklama

Yeni tarih açıklandı

DEM Parti Diyarbakır Kongresi ertelendi

İmamoğlu’ndan Mızraklı için geçmiş olsun mesajı

'Bu hukuksuzluklar insanların ömründen çalıyor'

‘Savaştan siyasete geçişi kalıcılaştırmalıyız’

Temel: DEM Parti için yeni dönem mevcut kalıplarla devam ettirilemez