BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

‘Dönüş sınırlardan geçmekten ibaret değil’

Hatimoğulları: İmralı mutabakatı çerçeve yasaya yansımalı

‘Dönüş sınırlardan geçmekten ibaret değil’

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Çerçeve yasaya değinen DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, “Bu yasada Öcalan’ın bu süreci ileriye taşıyabilmesinin olanakları açılmalıdır. Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakatın yasaya yansımazı lazım” dedi. İktidara seslenen Hatimoğulları, “Dönüş sınırların kapısından geçmekten ibaret değildir. Dönüş, sürgündekinin ülkesine, cezaevindekinin ailesine, kayyumla iradesi alınan seçilmişin belediyesine dönmesidir” çağrısında bulundu.

HABER MERKEZİ – DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

ÖZEL’E KUTLAMA: ‘YENİ PARTİ’NİN DEMOKRASİYE KATKI SUNACAĞINA İNANIYORUZ’

Konuşmasına Özgür Özel öncülüğünde kurulan Yeni Parti’yi kutlayarak başlayan Hatimoğulları, şunları kaydetti:

“Parlamentoya yeni bir isimle bir parti yoluna devam edecek. Yeni parti. Yola Yeni Parti ismiyle devam eden Sayın Özgür Özel’e ve partinin tüm üyelerine buradan tebriklerimizi bir kez daha iletiyorum. Ve Yeni Parti’nin ülkemizin demokrasisine, hukukuna katkı sunacağımıza olan inancımızı bir kez daha belirtmek isterim.”

Konuşmasının devamında ekonomiye değinen Hatimoğulları, “Asgari ücretli kardeşlerime sesleniyorum. Evde işyerinde emeği görünmeyen kadınlar, işsiz kardeşlerim bu sistemle daha iyiye gitmek diye bir şey yok. Kurutuluşumuzu hep birlikte örgütleyebiliriz. Barış ve demokrasi adil bir düzen içine kalıcı olur” dedi.

DOKU SORUŞTURMASI: ‘SÜLEYMAN SOYLU DÖNEMİ, MERCEK ALTINA ALINMALIDIR’

Gülistan Doku soruşturmasına dikkat çeken Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her gün yeni haberlerle uyanıyoruz. Gülistan Doku davasında yalnızca kaybedilmiş genç bir kadın görmüyorum. Altı yılı aşkın süredir hakikatin önüne örülen kalın bir duvar görüyorum. Bu ülkenin adaleti, kayıp bir kadının izini ne kadar cesaretle sürdüğüyle ölçülür. Gülistan’ın izini sürmek yerine, dijital verilerin silindiği, hastane kayıtlarının karartıldığı, kamu gücünün bazılarını korumak için kullanıldığına dair ağır gerçeklerle karşı karşıyayız. Bugün dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in eşinin, oğlunun, polislerin ve kamu görevlilerinin soruşturma kapsamında tutuklanması sıradan bir gelişme değil. Soruşturma, kasten öldürme, cinsel saldırı, delilleri yok etme, suçluyu kayırma gibi vahim durumları kapsıyor.

Bu tablo aynı zamanda Süleyman Soylu döneminin özetidir. Bu dönem bütünlüklü olarak mercek altına alınmalıdır. Devlet gücünü kullanarak suç işlediği ya da suçu örttüğü iddia eden her kişi hesap vermelidir. Gülistan Doku davasında görüldüğü gibi, çeteleşme faaliyetleri bu amaçla Dersim’de yoğunlaşmış durumda. Ve bunun ucu dönemin valisiyle, polisiyle, doktoruyla, kolluk kuvvetiyle, memuruyla filan sınırlı değil. Bunun ucu biraz önce ismini zikrettiğimiz bakana kadar ve orada bu karanlık işlerin örgütleyicisi olan çetelere, devletin içindeki karanlık çetelere kadar uzanmaktadır. Bizler bunu kabul etmiyoruz. Bunun da asla izleyicisi de olmayacağız.”

‘BARIŞIN KAPISINI AÇACAK BİR YASA İÇİN HERKES ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALI’

“Bütün Türkiye, süreçle ilgili ne oldu, yasayla ilgili ne oldu, çerçeve yasa çıkacak mı, çıkmayacak mı, herkes bu beklenti içinde şu an” ifadelerini kullanan Hatimoğulları şunları kaydetti:

×Çerçeve yasa için artık son düzlüğe girilmiş durumda. Bu, tüm Türkiye’yi ilgilendiren bir konu ve dar polemikçi, birbirini yıpratan, sürece dönüşmemesi için herkesin büyük bir sorumlulukla davranması gerekiyor. Her siyasi parti bu konuda elbette ki farklı düşünüyor olabilir. Bundan daha doğal da bir şey yok. Ama ortada bir mesele var ki, Kürt meselesi. Bu ülkenin yüz yılı aşkın temel bir meselesi. Bir asırdır şiddetle ve inkarla çözülmeyen, çözülemediği de apaçık ortada olan bir mesele. Bütün siyasi partilerin bu tarihsel sorumlulukla hareket ederek, barışın kapısını açacak bir yasanın çıkması için elini taşın altına koyması son derece tarihidir ve önemlidir. Sayın Öcalan da son yapılan görüşmede 27 Şubat çağrısına, grubuna bağlı kalma iradesini ve kardeşlik hukukunu gözeten yasal bir zeminin gerekliliğini bir kez daha vurguladı. ‘Dar günü kurtaran yaklaşımlardan çıkılmalı, yasa bir dönemin ve yeni bir sayfanın başlangıcı olmalıdır’ diyor.

İKTİDARA ÇAĞRI: ‘DÖNÜŞ, SINIRDAN GEÇMEKTEN İBARET DEĞİLDİR’

İktidara seslenen Hatimoğulları, “Dönüş meselesi dar yorumlanmamalı. Dönüş sınırların kapısından geçmekten ibaret değildir. Son günlerde çok konuşulan Odysses destanında ifade edildiği gibi, ‘Eve varmakla eve dönmek aynı şey değil’. Dönüş, sürgündekinin ülkesine, cezaevindekinin ailesine, KHK’lilerin ihraç edildiği mesleğine, kayyumla iradesi alınan halkın ve seçilmişlerin belediyelerine, yargılananların siyasal hayata dönmesi demektir. Yani topluma dönüş, işe dönüş, söze dönüş, memlekete toprağa dönüş… Gerçek barışın coğrafyası da buradan ve böyle başlar” çağrısında bulundu.

‘İMRALI’DAKİ MUTABAKATA UYULMALI, OLDUBİTTİYE GETİRİLMEMELİ’

“Bu bağlamda çerçeve yasadan beklenti nedir?” diye soran Hatimoğulları, “Bugünün geçişini düzenlerken yarının demokratik düzenini güvenceye almak, barışın yönünü günlük siyasetin rüzgarına bırakmamak. Bu süreç İmralı’da Sayın Öcalan tarafından yürütülüyor. Çerçeve yasa bunu yok saymadan, ortaklaşılmış bir formülü içermelidir. Bu yasada Sayın Öcalan’ın bu süreci ileriye taşıyabilmesinin olanakları açılmalıdır. Yani özgür yaşar ve özgür çalışır koşulların artık acilen hayata geçmesi lazım. Hiç vakit kaybetmeksizin, bu haftadan itibaren, bugünden itibaren gazeteciler, siyasetçiler, hukukçular, kadın, demokratik kitle, sivil toplum örgütleri, toplumun farklı kesimleri, herkes artık İmralı’ya gidebilmeli ve Sayın Öcalan’la görüşebilmeli. Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat olduğu gibi yasaya yansımalı. Çerçeve yasanın kapsamı, içeriği bir mutabakatla çıkmalı ki pratikte karşılığı olsun, kağıt üzerinde kalmasın. Hiçbir şey oldubittiye de getirilmemeli. Yeni sürprizlerle de bu süreç uzamamalı, uzatılmamalı.”

DEM PARTİ’NİN KONGRE SÜRECİ

Konuşmasının sonunda DEM Parti’nin büyük kongresine değinen Hatimoğulları, “DEM Parti olarak demokratik mücadeleyi büyütmek, derinleştirmek konusundaki kararlılığımızı ve etkinliğimizi daha da arttıracak ve daha ileri bir seviyeye taşıyacağız. Kongre hazırlığı kapsamında il konferanslarımız bitti, bölge konferanslarımız devam ediyor, akabinde de merkezi konferansımızı gerçekleştireceğiz. Birçok kesimle bu konuları daha detaylı bir şekilde tartışmak üzere çalıştaylarımız da gerçekleşiyor. Kararlılıkla ve umutlu adımlarla yol alıyoruz ve 86 milyon yurttaşımızın bu coğrafyada eşit ve özgür ve adil bir düzende yaşayana dek mücadelemizin devam edeceği bilinciyle kongremizi örgütlüyoruz” dedi.

Benzer Haberler

Veliler de ‘uyum haftasına’ dahil edilecek

MEB yönetmeliğinde değişiklik yapıldı

‘Figüran’ haberiyle ilgili soruşturma

BirGün çalışanları ifadeye çağırıldı

Gündemde güvenlikten enerjiye kritik dosyalar

Irak Başbakanı Zeydi, Erdoğan ile görüşecek

“Terörist” söylemleriyle ırkçı saldırı

Kürtçe müzik dinleyen genç 'propaganda’dan tutuklandı

‘Dönüş sınırlardan geçmekten ibaret değil’

Hatimoğulları: İmralı mutabakatı çerçeve yasaya yansımalı

Partisinin logosu için açıklama yaptı

Özel: Yeni Parti kuruluşunu tamamlamıştır

CHP’ye dönüş olmayacak

Özel: 200’ün üzerinde belediye başkanı katılacak

Grup toplantılarının yeri ve saati netleşti

CHP ve Yeni Parti aynı salonu kullanacak