2014 yılındaki yol çalışmaları sırasında Newala Qesaba’da insan kemikleri bulunması üzerine durdurulan çevre yolu çalışmaları yeniden başlatıldı. Kitle örgütleri, yol çalışmasının bir an önce durdurulup bölgede hakikatin açığa çıkarılması çağrısı yaptı.
HABER MERKEZİ – Siirt’in Pervari (Berwarî) yolu güzergahında bulunan ve geçmişte toplu mezarlar ve insan kemiklerinin bulunduğu Newala Qesaba (Kasaplar Deresi) alanında, yol yapım çalışmalarına yeniden başlandı.
Yaklaşık 37 yıllık geçmişi bulunan bölgede, Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılan kamulaştırmanın ardından iş makineleri yeniden sahaya döndü.
2014 yılında aynı güzergahtaki çevre yolu çalışmaları sırasında insan kemiklerinin ortaya çıkması üzerine çalışmalar durdurulmuş, ölümlerin aydınlatılması talebi ise karşılık bulmamıştı.
Aralarında Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi (ÖSAİ), Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER), Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER), İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV), Hafıza Merkezi, 10 Ekim Barış Derneği, barolar ve hukuk örgütlerinin yer aldığı kurumlar, yaptıkları açıklama ile, yol yapım çalışmalarının yeniden başlatılmasına tepki göstererek bölgede hakikatin açığa çıkarılması için çalışmaların başlatılmasını istedi.
Yapılan ortak açıklamada; “Bugün üzeri tamamen betonla kapatılmak istenen Newala Qesaba (Kasaplar Deresi), Cumhuriyet’in kuruluşundan önceki dönemden günümüze kadar ölüye ve yakınlarına yönelik saygısızlığın ve şiddetin simgesi haline getirilmiştir” denildi.
Yol çalışması nedeniyle bölgede bulunan toplu mezarların ve olası delillerin zarar görebileceğine dikkat çekilen açıklamada, “Bu nedenle bu mekân bir kez daha hem ölülerin hem de yaşayanların haysiyetine, hafızasına ve hatırasına yönelik ağır bir şiddet altında. Bu şiddet hem fiziksel hem sembolik hem de tarihseldir” denildi.
‘YÜZLERCE KİŞİNİN CENAZESİNİN BULUNDUĞU TAHMİN EDİLİYOR’
Bölgenin ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığı, hakikatin üstünün örtüldüğü ve geçmişle yüzleşmenin engellendiği bir mekan olduğuna dikkat çekilen açıklamada, bölgenin tarihi konusunda şunlara yer verildi:
“1915’ten itibaren Ermeniler ve Keldaniler, 1980 ve 90’lı yıllarda ise başta Kürtler olmak üzere ağır insan hakları ihlallerine maruz kalan, işkence gören, zorla kaybedilen ve faili meçhul cinayetler sonucunda yaşamını yitiren yüzlerce kişinin cenazesinin burada bulunduğu tahmin edilmektedir.”
‘BİR DAHA ASLA YAŞANMAMASI İÇİN TEDBİRLER ALINMALI’
Ortak açıklamada, yol çalışmasının derhal durdurularak bölgenin koruma altına alınması, soruşturma sürecinin başlatılması, sorumluların ortaya çıkarılması ve adaletin sağlanması çağrısı yapılarak şu ifadelere yer verildi:
דNewala Qesaba’da zaman aşımının devlet sorumluluğunu karartmanın sistematik bir aracı olarak kullanılmasına; işkence, kötü muamele, yaşam hakkı ve yas tutma hakkı ihlallerinin soruşturulmayarak insanlığa karşı suçların üzerinin örtülmesi aracı haline getirilmesine izin vermeyeceğiz. Taleplerimizi bir kez daha yineliyoruz:
- BM Genel Kurulu tarafından 20 Aralık 2006 tarihinde kabul edilen ‘Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’si ve AİHM Jordan kararı gibi uluslararası sözleşmelerde yer aldığı şekilde Newala Qesaba’da süren yol yapımı ve yapılaşma çalışmaları derhal durdurulmalı, burası korunma altına alınmalıdır.
- Bağımsız uzmanların ve soruşturmacıların yer aldığı objektif ve şeffaf bir soruşturma sürecinin başlatılması ve cenazelerin Minnesota Protokolüne uygun biçimde ilgili uzmanlarca çıkartılarak kimliklendirilmesi ve ölüm nedenleri saptanarak sorumluların hesap vermesinin yolu açılmalıdır.
- İnsanlığa karşı işlenen suçlarda, sahici ve samimi bir özrün önemli bir adımı olduğundan Newala Qesaba toplumsal hafıza mekanına dönüştürülmelidir.
- Bu mekanlarda çiğnenen ve gömülen insanlık onurunu onarmanın tek yolu, onların onuruna saygı gösterecek bir hakikat arayışının önünü açmak ve adaleti sağlamaktır. Adalet Bakanlığı başta olmak üzere devletin ilgili kurumları ve siyasi sorumlular ulusal ve uluslararası yasaları uygulamaya koymalı, bu konuda derhal adımlar atmalı ve gerekli mekanizmaları kurmalıdır.
Ölüye saygı ve adalet barışın ilk adımıdır. Ölü bedene, hatırasına ve hafızasına hakaret edilerek barış inşa edilemez. Hakikatin açığa çıkarılması, adaletin sağlanması ve toplumsal ortaklığın onarılması talebi tüm yurttaşların dile getirme sorumluluğu taşıması gereken bir taleptir. Nitekim sadece ölülerin yakınlarının değil, bu topraklarda yaşayan hak bilincine sahip tüm yurttaşların, Newala Qesaba’da bulunan cenazelerin kimliklerinin tespit edilerek, usulüne uygun bir şekilde yakınları tarafından gömülmesi talepleri vardır. Burada yaşanmış suçların tanınması, faillerin açığa çıkarılarak yargılanması ve benzer suçların “bir daha asla” yaşanmaması için gerekli tüm tedbirlerin alınması gerekmektedir. Adalet Bakanlığı, devletin ilgili kurumları ve siyasi sorumlular ile bu ülkede insanlık onuruna sahip çıkan tüm yurttaşları Newala Qesaba’da yaşanan bu ihlale karşı çıkmaya ve sorumluluk almaya davet ediyoruz.”
Açıklamada imzası olan kurumlar ise şöyle:
Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi (ÖSAİ)
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybedenlerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MEBYA-DER)
Anadolu Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (ANYAKAY-DER)
İnsan Hakları Derneği (İHD)
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV)
Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV)
Hafıza Merkezi
Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD)
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD)
Doğu-Güneydoğu Dernekleri (DGD)
10 Ekim Barış Derneği
Diyarbakır Tabip Odası
78’liler Girişimi
Diyarbakır Barosu
Van Barosu
Adıyaman Barosu
Şırnak Barosu
Batman Barosu
Siirt Barosu
Şanlıurfa Barosu
Mardin Barosu
Muş Barosu
Newala Qesaba’daki Hakikati Açığa Çıkaralım:
Ölülere, Yakınlarına ve İnsanlık Onuruna Sahip Çıkarak Barışı Birlikte İnşa Edelim! pic.twitter.com/RpHh13FrQo
— Ölüye Saygı ve Adalet İnisiyatifi (@OluyeSaygi) September 7, 2026
×
NEDEN ÖNEMLİ?
Newala Qesaba, Türkiye’de toplu mezar tartışmasının en eski ve en simgesel adreslerinden biri. Alanda 1915’te öldürülen Ermenilerin yanı sıra 1980’li ve 1990’lı yıllarda öldürülen ya da kaybedilen Kürtlerin cenazelerinin bulunduğuna ilişkin tanıklıklar ve kayıtlar bulunuyor. Bölgede en az 300 kişinin gömülü olabileceği yönündeki tahminler yıllardır dile getiriliyor; ancak bu sayı hiçbir zaman resmi bir kazıyla kesinleştirilemedi.
İlk resmi kazı 22 Nisan 1989’da yapıldı. Birkaç saat içinde sekiz kişinin kemiklerine ulaşılmasının ardından kazı, Siirt Valiliği talimatıyla durduruldu. Çıkarılan kemiklerin kimlikleri ve akıbeti konusunda da kamuoyunu tatmin eden kapsamlı bir soruşturma yürütülmedi.
Sonraki yıllarda alanın korunması ve toplu mezarın açılması için yapılan başvurular sonuçsuz kalırken, bölge giderek yapılaşmaya açıldı. Alandan duble yol geçirildi, ardından düğün salonu ve Polis Akademisi gibi yapılar inşa edildi. Son yıllarda ise konut projeleri ve villalar gündeme geldi. Hak örgütleri, bütün bu müdahalelerin olası mezarların ve adli delillerin yok edilmesi riskini taşıdığı uyarısında bulunuyor.
2014’te yol çalışmaları sırasında kemiklerin yeniden ortaya çıkması, Newala Qesaba’nın yalnızca geçmişte kalmış bir toplu mezar iddiası olmadığını gösteren gelişmelerden biri oldu. Çalışmaların durdurulmasının ardından alanın bilimsel yöntemlerle araştırılması ve kimlik tespiti yapılması yönündeki talepler ise karşılık bulmadı.







