Newala Qesaba’yı imara açma kararı iptal edilmesine rağmen kayyum, kamu binalarını bölgeye taşımayı planlıyor. 1915’te Ermeniler ve Keldaniler, 1980-90’lı yıllarda da başta Kürtler olmak üzere zorla kaybedilen ve faili meçhul cinayetlere kurban giden yüzlerce insanın cenazesinin bulunduğu Newala Qesaba’da 1989’da bir toplu mezar ortaya çıkarılmıştı.
HABER MERKEZİ – İdare Mahkemesi, 11 Nisan 2025’te yürütmesini durdurduğu imar planını tümden iptal etse de Siirt Belediyesi’ne atanan kayyum, toplu mezarların bulunduğu Kasaplar Deresi’ne [Newala Qesaba] bu kez de kamu binalarını taşımayı planlıyor.
MA’da yer alan habere göre karar iptal edilse de bölgede bulunan yapılar varlığını sürdürmeye devam ediyor. Yine kamu binalarının da bölgeye taşınması söz konusu.
ŞİMŞEK: ORTAK HAFIZA
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Siirt Temsilciliği Sekreteri Fırat Şimşek “Toplumsal hafıza mekanı” olan Newala Qasaba ve bölgeye taşınması beklenen kamu binalarına dair değerlendirmelerde bulundu.
“İnsan hakları örgütlerinin raporlarına göre bu dönemde çok sayıda insan faili meçhul cinayetlerde yaşamını yitirmiş, zorla kaybedilmiş ya da akıbeti yıllarca açıklığa kavuşturulamamıştır” diyen Fırat Şimşek, süreçle birlikte yeni bir döneme girilmesinin umut yarattığını söyledi. Newala Qasaba’nın yıllardır faili meçhul cinayetlerle anılan bir yer olarak toplumsal hafızada yerini aldığını söyleyen Fırat Şimşek, “Newala Qasaba denildiğinde yalnızca Sêrt’teki bir mekânı değil, aynı zamanda ortak hafızamızı da konuşuyoruz. Newala Qasaba gibi faili meçhul cinayetleri hatırlatan, toplumsal hafızanın önemli mekânlarından biri haline gelmiş bir alanı yok etmeye çalışmak, tarihi, yaşanmış acıları ve bunlardan çıkarılması gereken dersleri inkar etmek anlamına gelir” diye konuştu.
‘KAYYUMLA REVİZYON İMAR PLANI ÇALIŞMALARI BAŞALTILDI’
Dünyanın birçok ülkesinde acıların yaşandığı yerlerin müzeye, anıt alana ya da hafıza mekanına dönüştürüldüğünün altını çizen Fırat Şimşek, şöyle devam etti:
“Böylece geçmiş unutulmadan, aynı acıların tekrar yaşanmaması için toplumsal bilinç oluşturulmuştur. TMMOB olarak bizim de talebimiz, TMMOB’un önerilerinin teknik, sosyolojik ve kültürel açılardan dikkate alınmasıdır. Çünkü TMMOB’da bu konuda kamu yararını gözeten önemli bir oluşumdur. Newala Qasaba imara açılmamalıydı. Ancak 2023 yılında kayyum döneminde plan değişikliği yapıldı ve emsal artışına gidildi. Bu değişiklikle bölgeye 5 ve 8 katlı yapıların yapılmasının önü açıldı. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra göreve gelen belediye yönetimi ise 2023 yılında alınan bu kararı, mekânsal planlama ilkelerine ve yapı mevzuatına aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti. Daha sonra belediyeye yeniden kayyım atanmasının ardından revizyon imar planı çalışmaları başlatıldı.”
TMMOB olarak ilgili kurumlar aracılığıyla itirazlarını yaptıklarını ve kararı yargıya taşıdıklarını söyleyen Şimşek, yürütmeyi durdurma kararını aldıklarını söyledi. Bu kararın ardından Newala Qasaba’da yeni bir yapılaşmanın gerçekleşmediğini söyleyen Fırat Şimşek, “Ancak mağdur ailelerin adalet beklentisinin karşılanması ve toplumsal hafızanın korunması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle çözüm süreci mutlaka adaletle taçlandırılmalıdır” diye konuştu.
‘HAFIZA MEKANI OLARAK KORUNMALI’
Temel taleplerinin Newala Qasaba’nın bir hafıza mekanı olarak korunması olduğunun altını çizen Şimşek, “Burası mesire alanı ya da benzeri bir statüyle tescil edilerek toplumsal hafızayı yaşatan bir anma ve hafıza mekanına dönüştürülebilir. Böylece hem geçmiş korunmuş olur hem de gelecek kuşaklara önemli bir toplumsal hafıza aktarılmış olur” şeklinde konuştu.
×
NEWALA QESABA: 1915’TEN 90’LI YILLARA…
1915’ten itibaren Ermeniler ve Keldaniler, 1980 ve 90’lı yıllarda da başta Kürtler olmak üzere ağır insan hakları ihlallerine uğrayan, zorla kaybedilen, işkence ve faili meçhul cinayetler sonucu yaşamını yitiren yüzlerce insanın cenazesinin bulunduğu Newala Qesaba’da 1989’da bir toplu mezar ortaya çıkarılmıştı.
Gazeteci Günay Aslan, 1989 yılında faili meçhul olarak bilinen kayıpların gömüldüğü bir mezarlık bulmuştu. Aslan’ın sokak köpeklerinin ağzında insan uzuvlarını görmesiyle araştırmaları onu Newala Qesaba’ya götürmüştü.
Kasaplar Deresi olarak bilinen yer Siirt Alay Komutanlığı’na yakın bir çöplüktü. Aslan, haberleştirdiği bu olay kısa bir zaman içinde ulusal ve uluslararası medyanın gündemine düşmüş ve devlet yetkilileri kamuoyu baskıcı sonucu olay mahallinde 22 Nisan 1989’da kazılara başlamıştı.
Kazılar sonucunda ortaya çıkan kemiklerin bazıları kefensiz bir kısmının da uzuvları eksikti. Zorla kaybedildiği belirtilen insanların cenazeleri için bağımsız uzmanların da yer aldığı bilimsel bir çalışma yapılması bekleniyordu fakat aynı gün Siirt Valiliği’nin talimatıyla kazılar durdurulmuştu.
O tarihten bugüne hiçbir adım atılmadığı gibi çıkarılan 8 cenazenin kimlikleri, ölüm nedenleri de aydınlatılmadı. Sekiz cesedin kemikleri Siirt merkezdeki bir mezarlığa defnedilmiş ve olay daha fazla “uzatılmadan” kapatılmıştı.
Geçen zaman içinde dere, zamanla yapılaşmaya açılmıştı. Çöplük haline getirilen alanda, ilk olarak duble yol yapılmıştı. Sonrasında ise düğün salonu için imar izni verilmişti.
Daha sonra toplu mezarların bulunduğu tahmin edilen alanda Polis Akademisi kurulmuştu. Kefensiz yüzlerce Kürt ve Ermeni’nin gömülü olduğu alanda şimdi de bina ve villalar yapılması planlanıyor.
Newala Qesaba’yı imara açma sürecine mahkeme şimdilik “dur” demiş oldu.







