Pınar Öğünç
“Evet, bizim gizli ajandamız var. Öldürülmemek, iş bulabilmek, hastaneye gittiğinde ayrımcılığa uğramamak, sokakta hakarete uğramamak, insanca yaşamak, haysiyetine sahip çıkabilmek. Gizli ajandamız bu. Bunu açıklıyorum.”
Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni, Gazeteci Yıldız Tar, perşembe günü Onur Öncü’nün Alan’daki yayınına katılarak “Ailem Güvende” adı altında LGBTİ+’lara yönelik yürütülen operasyonu değerlendirirken böyle demişti. Bu ifadede mübalağa görenler, LGBTİ+’ların maruz kaldığı, özellikle 2015’ten sonra sistemli şekilde artan toplumsal ve siyasal şiddete dair haberlere kulağını tıkamış demektir. Onlar da zaten ancak haberleşmeyi başaran vakalardır.
Diğer yandan maruz kalınan ayrımcılık, şiddet ve baskının dile getirilmesi dahi suçla ilişkilendirilir hale geldiğinde, tehdidin bir insanın varlığına yöneldiğini söylemekte beis yok. Sokaklarda satırla, vurularak, dövülerek öldürülen LGBTİ+’lar var ama şiddetin farklı dozları da hayatın içinde. Haklarından mahrum ederek de bir insanı yurttaş olarak öldürmek mümkün.






