4 Kasım 2026 Nûmedya24
Köşe Yazısı

Gizli ajanda, açık saldırı, doz meselesi

Pınar Öğünç “Evet, bizim gizli ajandamız var. Öldürülmemek, iş bulabilmek, hastaneye gittiğinde ayrımcılığa uğramamak, sokakta hakarete uğramamak, insanca yaşamak, haysiyetine sahip çıkabilmek. Gizli ajandamız bu. Bunu açıklıyorum.” Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni, Gazeteci Yıldız Tar, perşembe günü Onur Öncü’nün Alan’daki yayınına katılarak “Ailem Güvende” adı altında LGBTİ+’lara yönelik yürütülen operasyonu değerlendirirken böyle demişti.

Pınar ÖĞÜNÇ

“Evet, bizim gizli ajandamız var. Öldürülmemek, iş bulabilmek, hastaneye gittiğinde ayrımcılığa uğramamak, sokakta hakarete uğramamak, insanca yaşamak, haysiyetine sahip çıkabilmek. Gizli ajandamız bu. Bunu açıklıyorum.”

Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni, Gazeteci Yıldız Tar, perşembe günü Onur Öncü’nün Alan’daki yayınına katılarak “Ailem Güvende” adı altında LGBTİ+’lara yönelik yürütülen operasyonu değerlendirirken böyle demişti. Bu ifadede mübalağa görenler, LGBTİ+’ların maruz kaldığı, özellikle 2015’ten sonra sistemli şekilde artan toplumsal ve siyasal şiddete dair haberlere kulağını tıkamış demektir. Onlar da zaten ancak haberleşmeyi başaran vakalardır.

Diğer yandan maruz kalınan ayrımcılık, şiddet ve baskının dile getirilmesi dahi suçla ilişkilendirilir hale geldiğinde, tehdidin bir insanın varlığına yöneldiğini söylemekte beis yok. Sokaklarda satırla, vurularak, dövülerek öldürülen LGBTİ+’lar var ama şiddetin farklı dozları da hayatın içinde. Haklarından mahrum ederek de bir insanı yurttaş olarak öldürmek mümkün.

YAZININ TAMAMI İÇİN TIKLAYIN

İlgili Haberler

Ercan Jan Aktaş yazdı

Gençliğin haysiyet isyanı

Belki de bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yükselen bu gençlik hareketlerinin en önemli ortaklığı, yalnızca mevcut düzene karşı çıkmaları değil, başka türlü bir yaşamın mümkün olduğuna dair inancı yeniden yeşertmeleridir. Gençler, kendilerine miras bırakılan eşitsizlikleri, savaşları, ekolojik yıkımı, göçmen ve yabancılara karşı nefreti, güvencesizliği ve iktidar ilişkilerini kaçınılmaz bir kader olarak kabul etmiyorlar. Kendi yaşamlarının seyircisi olmayı reddederek sözün, kararın ve ortak geleceğin öznesi olmak istiyorlar. Bu nedenle mesele yalnızca bir kuşağın öfkesi ya da geçici bir protesto dalgası değildir. Bütün bu gelişmeleri  siyasetin, toplumsal ilişkilerin ve birlikte yaşama kültürünün yeniden kurulmasına yönelik tarihsel bir arayış olarak da okumak mümkündür.

Akın Olgun yazdı

Demirtaş ve tarihin şahitliği

10 yıldır yazan, üreten, anlatan bir Demirtaş gerçekliği var. Tarihi kendine şahit yazan tüm liderler gibi o da notlar düşüyor bugünden yarına. İçeriden dışarıya konuşanların, dışarıdan içeriye seslenenlerden daha derin, daha donanımlı olmasının nedeni, sanıldığı gibi düşünmeye çok vakit bulmalarından değil, düşünmenin ve üretmenin ayakta kalmanın tek yolu olduğunu bilmelerindendir. Duvarları aşan hayalin, aklın izleri bu yüzden edebiyata, sanata, siyasete çok güçlü şekilde akar.

Faik Bulut yazdı

Çakal Carlos: Dünyanın en ünlü militanının paralı askere dönüşünün hikâyesi (1)

Çakal Carlos’un “devrim adına” yapıp ettiklerinden çıkarılacak en büyük ders bence şudur: İster bireysel isterse grup halinde olsun; öncü vuruşlara dayalı kitlesiz şiddet, halktan kopuk silahlı eylemler ve bilhassa dogmatizme dayalı radikalizm en masum militanları bile asıl amacından saptırıp devletlerarası büyük güçlerin oyuncağı, kiralık katili, paralı askeri, vurucu gücü haline getirmektedir. Varılan sonuç çoğu zaman hüsrandır ve halkın menfaatlerine aykırıdır.

Ercan Jan Aktaş yazdı

Gençliğin haysiyet isyanı

Belki de bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yükselen bu gençlik hareketlerinin en önemli ortaklığı, yalnızca mevcut düzene karşı çıkmaları değil, başka türlü bir yaşamın mümkün olduğuna dair inancı yeniden yeşertmeleridir. Gençler, kendilerine miras bırakılan eşitsizlikleri, savaşları, ekolojik yıkımı, göçmen ve yabancılara karşı nefreti, güvencesizliği ve iktidar ilişkilerini kaçınılmaz bir kader olarak kabul etmiyorlar. Kendi yaşamlarının seyircisi olmayı reddederek sözün, kararın ve ortak geleceğin öznesi olmak istiyorlar. Bu nedenle mesele yalnızca bir kuşağın öfkesi ya da geçici bir protesto dalgası değildir. Bütün bu gelişmeleri  siyasetin, toplumsal ilişkilerin ve birlikte yaşama kültürünün yeniden kurulmasına yönelik tarihsel bir arayış olarak da okumak mümkündür.

Akın Olgun yazdı

Demirtaş ve tarihin şahitliği

10 yıldır yazan, üreten, anlatan bir Demirtaş gerçekliği var. Tarihi kendine şahit yazan tüm liderler gibi o da notlar düşüyor bugünden yarına. İçeriden dışarıya konuşanların, dışarıdan içeriye seslenenlerden daha derin, daha donanımlı olmasının nedeni, sanıldığı gibi düşünmeye çok vakit bulmalarından değil, düşünmenin ve üretmenin ayakta kalmanın tek yolu olduğunu bilmelerindendir. Duvarları aşan hayalin, aklın izleri bu yüzden edebiyata, sanata, siyasete çok güçlü şekilde akar.

Anasayfa