BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Obama’yı eleştiriyor ancak…

Trump 'en kötü anlaşma' dediği modele geri dönüyor

Obama’yı eleştiriyor ancak…

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

ABD basınında çıkan haberlere göre, Cumhuriyetçilerin İran ile devam eden görüşmeler nedeniyle Trump’a eleştirileri artıyor. Trump’ın, sık sık eleştirdiği Obama dönemindekine benzer bir anlaşma modeline geri döneceğine işaret ediliyor.

HABER MERKEZİ – ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la yeni bir anlaşma arayışı, Washington’da büyük tartışma yarattı. New York Times’ta yayımlanan analizde, Trump yönetiminin savaşın maliyeti, Hürmüz Boğazı krizi ve İran’ın nükleer kapasitesi nedeniyle yıllarca eleştirdiği diplomatik modele yeniden yaklaşmak zorunda kaldığı belirtildi. Cumhuriyetçi çevrelerde ise “Tahran’a taviz veriliyor” eleştirileri yükseliyor.

Şüpheler ve tutturulamayan hedefler | Trump kabinesini topluyor: İran ile anlaşma yakın mı?

TRUMP, ELEŞTİRDİĞİ OBAMA ANLAŞMASINA BENZER BİR ANLAŞMAYA YAKIN

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la yeni bir anlaşma arayışı, Washington’da hem siyasi hem de stratejik düzeyde sert tartışmalara yol açtı. Özellikle Trump’ın ilk başkanlık döneminde çekildiği 2015 tarihli İran Nükleer Anlaşması’na (JCPOA) benzer bir çerçeveye yeniden yaklaşması, kendi siyasi tabanında bile ciddi rahatsızlık yaratmış durumda.

New York Times’ta yayımlanan değerlendirmeye göre, Trump yönetimi bugün İran karşısında askeri baskı ile diplomatik zorunluluk arasında sıkışmış durumda. Yazıda, İran’la aylardır süren gerilim, Hürmüz Boğazı’ndaki çatışmalar ve petrol sevkiyatlarının tehdit altına girmesinin Beyaz Saray’ı yeni bir uzlaşma arayışına ittiği ifade ediliyor.

Son haftalarda ABD ile İran arasında dolaylı görüşmelerin sürdüğü, özellikle Katar ve Pakistan’ın arabuluculuk rolü üstlendiği belirtiliyor. Görüşmelerde temel başlıkların İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokları, yaptırımların hafifletilmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam anlamıyla uluslararası ticarete açılması olduğu kaydediliyor.

Bir ayın ardından: Hedefler neydi, sonuç ne? Kusurlu bir anlaşma veya tırmanan bir savaş: Tercih Trump’ın mı, İran’ın mı olacak?

CUMHURİYETÇİLERDEN ELEŞTİRİLER YÜKSELİYOR

Analizde dikkat çeken noktalardan biri ise Trump’ın yıllarca Barack Obama dönemindeki nükleer anlaşmayı “felaket” olarak nitelendirmesine rağmen bugün benzer parametreleri kabul etmek zorunda kalabileceği yönündeki vurgu oldu. Trump’ın yeni anlaşmada özellikle İran’ın yüzde 60 seviyesinde zenginleştirdiği uranyumun kontrol altına alınmasını “kişisel siyasi zafer” olarak sunmak istediği ifade ediliyor.

Ancak Washington’daki Cumhuriyetçi şahinler bu yaklaşımı sert biçimde eleştiriyor. Senatör Lindsey Graham, Tom Cotton ve Ted Cruz gibi isimler, İran’a yönelik ekonomik yaptırımların gevşetilmesinin Tahran’ı daha da güçlendireceğini savunuyor. Cumhuriyetçi çevrelerde özellikle İran’ın petrol satışına yeniden alan açılmasının bölgesel dengeleri değiştireceği görüşü hakim.

Trump yönetiminin İran’a ait dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığın serbest bırakılması seçeneğini değerlendirdiği iddiaları da ABD iç siyasetinde yeni tartışmalar doğurdu. Washington Post’a göre bazı çevreler bunun, Trump’ın geçmişte sert şekilde karşı çıktığı Obama dönemindeki tavizlerden bile ileri bir noktaya gittiğini düşünüyor.

İRAN GÜVENMİYOR

Öte yandan İran tarafı da ABD’ye güvenmediğini açık biçimde dile getiriyor. Tahran yönetimi, son dönemde İran hedeflerine yönelik Amerikan saldırılarının ateşkes ruhunu zedelediğini savunuyor. İran Dışişleri yetkilileri, Washington’dan gelen “çelişkili mesajların” müzakereleri zorlaştırdığını açıkladı.

WASHINGTON YENİ BİR SAVAŞIN MALİYETİNİ TAŞIYAMIYOR

Uzmanlara göre Trump yönetiminin temel hedefi yalnızca İran’ın nükleer programını sınırlamak değil. Aynı zamanda enerji piyasalarını rahatlatmak, petrol fiyatlarını dengelemek ve seçim sürecine giderken Ortadoğu’daki savaş görüntüsünü azaltmak da Beyaz Saray’ın öncelikleri arasında yer alıyor. Çünkü Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz küresel enerji piyasalarını doğrudan etkiliyor.

Bununla birlikte analistler, taraflar arasında derin bir güvensizlik bulunduğunu ve olası bir anlaşmanın kalıcı olup olmayacağının belirsiz olduğunu vurguluyor. İran’ın nükleer kapasitesinin tamamen ortadan kaldırılmasının kısa vadede mümkün olmadığı, buna karşılık Washington’ın da yeni bir savaşın maliyetini taşımakta zorlandığı ifade ediliyor.

Benzer Haberler

4 hafta önce tutuklandılar

NATO tutukluları tahliye edildi

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz