Irak’ta gündem yolsuzluk operasyonları. Aralarında bakan yardımcıları, milletvekilleri ve bürokratların da bulunduğu 48 kişi gözaltında ve 1 milyar dolar civarında paraya el konduğu belirtiliyor. Operasyon emrini Zeydi verdi; ancak ‘İran etkisinden arındırılmış istikrarlı bir Irak’ için ABD’nin desteğini de alan Zeydi’nin Irak’ın bu kronik sorunuyla ne derece baş edebileceği belirsiz.
HABER MERKEZİ – Irak’ta dünden beri ana gündem yolsuzluk operasyonları. Şimdiye kadarki operasyonlarda aralarında siyasetçiler ve bürokratların bulunduğu 48 kişinin gözaltına alındığı ve yüz milyonlarca dolara el konulduğu bildirildi.
Irak hükümetinden yapılan açıklamada, Irak güvenlik güçleri, Başbakan Ali el-Zaidi’nin emriyle başlatılan daha geniş kapsamlı yolsuzlukla mücadele kampanyasının bir parçası olarak dün siyasetçileri ve üst düzey yetkilileri tutukladı.
Terörle Mücadele Servisi birimleri, gece boyunca Bağdat’ın ağır güvenlik önlemleriyle korunan Yeşil Bölgesi içindeki evlere baskın düzenleyerek çok sayıda şüpheliyi gözaltına aldı.
BAKANI YARDIMCISI CUMAİLİ’NİN İFADELERİ ETKİLİ OLDU
Irak devlet haber ajansı INA, gözaltına alınanlar arasında milletvekilleri ve hükümet yetkililerinin de bulunduğunu bildirdi. INA’nın atıfta bulunduğu üst düzey bir kaynak, bazı tutuklamaların, petrol rafineri işlerinden sorumlu bakan yardımcısı Adnan al-Cumaili’nin gözaltına alındıktan sonra verdiği ifadelerden sonra gerçekleştiğini ve ifadelerinin daha geniş bir yetkililer çevresini suçladığını söyledi.
Hükümet Sözcüsü Haydar el-Abudi, tutuklamaların devam ettiğini belirterek, bunların “yolsuzlukla mücadele, devlet kurumlarını güçlendirme ve kamu fonlarını koruma çabalarının temel direği olmaya devam ediyor” şeklinde daha geniş bir girişimin parçası olduğunu söyledi.
PETROL BAKANI YARDIMCISI MAARİC DE GÖZALTINDA
Gözaltına alınanlar arasında Petrol Dağıtım İşlerinden Sorumlu Bakan Yardımcısı Ali Maaric’in de bulunduğunu söyledi.
Amerika Birleşik Devletleri , Mayıs ayında Maaric’e yaptırımlar uygulayarak onu Irak petrolünün İran ve İran destekli milislerin yararına yönlendirilmesine yardım etmek ve sahte belgeler kullanarak İran ham petrolünün Irak petrolüyle karıştırılıp ihraç edilmesini kolaylaştırmakla suçladı.
Irak Petrol Bakanlığı o dönemde iddiaları yalanlayarak, Washington tarafından açıklanan faaliyetlerin Maaric’in sorumluluk alanına girmediğini belirtmişti.
KÜRDİSTAN BÖLGESİ 3 ŞÜPHELİYİ TESLİM ETTİ: 1 MİLYAR DOLARA YAKIN VARLIĞA EL KONDU
Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) Irak Parlamentosu Milletvekili Avesta Mam Yahya da konuyla ilgili Rûdaw televizyonuna konuştu. Yahya, Federe Kürdistan Bölgesi hükümetinin Irak’da devam eden yolsuzluk operasyonuna destek verdiğini ve bu kapsamda 3 şüpheliyi Bağdat’a teslim ettiğini söyledi.
Yahya, operasyonun bilançosuna ilişkin de dikkat çekici bilgiler paylaştı. Şüphelilerin kaçmasını önlemek için yolsuzluk soruşturmasının gizlilik içinde yürütüldüğünü belirtmesine rağmen Yahya, operasyonun Bağdat’ın yanı sıra Selahaddin ve Semawe vilayetlerine uzandığını da belirterek, “Dürüstlük Komisyonu sadece Bağdat vilayetinde 50’den fazla yolsuzluk dosyasından bahsediyor. Bu dosyalar İçişleri ve Savunma gibi kritik bakanlıkları da kapsıyor” dedi.
El konulan mal varlığının boyutlarına da değinen KDP milletvekili Yahya, şu ana kadar operasyonlar kapsamında ele geçirilen paranın 1 milyar dolar civarında olduğunun tahmin edildiğini söyledi. Avesta Mam Yahya, “Sadece Baha Nuri isimli bir şüphelinin evinden 250 milyon dolar değerinde iki kasa dolusu altın çıktı. Ayrıca birçok lüks araca ve değerli atlara da el konuldu” diye konuştu.
IRAK’IN KRONİK SORUNU: YOLSUZLUK VE SİYASİ İSTİKRAR
Irak’ta yıllardan beri yolsuzluk en önemli sorunlardan biri olarak gündemde. Ancak parçalı siyasi yapısı, farklı güç odaklarının hem ordu hem emniyet hem hükümet içinde etkili olması ve güç mücadelesi vermesi, yasal denetimlerin olmaması, şeffaflık ve liyakat yerine partizancılığın ön planda olması gibi hususlar, yolsuzluğun yaygınlaşmasınn nedenleri arasında gösteriliyor.
Irak’ta son olarak Kasım 2025’te yapılan parlamento seçimleri sonrasında uzun süre hükümet kurma krizi yaşandı. Çok farklı güç odaklarının hem askeri hem siyasi olarak varlık gösterdiği Irak’ta siyasi çoğunluk Şii gruplarda.
Seçimlerden sonra Şii partilerin bir araya geldiği Şii Koordinasyon Çerçevesi eski başbakanlardan Nuri El Maliki’yi yeni başbakan adayı olarak sundu. Ancak bu öneri, ABD’nin sert tepkisiyle karşılaştı. Aylarca süren hükümet kurma krizi, nihayetinde Nisan ayında Şii Koordinasyon Çerçevesi Ali Zeydi’yi yeni başbakan adayı olarak açıkladı ve ABD Başkanı Donald Trump da Zeydi’yi desteklediklerini duyurdu.
Bu arada ABD’nin de desteklediği Zeydi’nin adı daha önce ABD’nin İran nedeniyle kara listeye aldığı bankalar dolayısıyla gündeme gelmişti. Zeydi’nin başında bulunduğu banka 2024’te ABD’nin kara listesine alınmıştı.
Bankası ABD’nin kara listesindeydi | Sudani ve Maliki anlaştı: Irak’ın yeni başbakan adayı Ali Zeydi
ABD, İRAN ETKİSİNDEN ARINDIRILMIŞ İSTİKRARI ARIYOR
Zeydi’nin göreve başlamasının ardından ABD ile Irak arasında ilişkilerin yeniden tesis edilmesi gündeme gelmişti. ABD Başkanı Donald Trump, Suriye’de son bir yılda yaşanan kritik gelişmelerde rol oynayan Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ı Mayıs ayı sonunda aynı zamanda Irak için de Özel Temsilci olarak atadığını duyurdu. Şubat ayından beri zaten Irak ile ilgili çeşitli temaslarda ön planda olan Barrack, ayrıca ABD’nin Türkiye Büyükelçisi. Barrack, Irak ile ilgili görevinin ardından Türkiye, Suriye ve Irak için “aşiretsel, dini veya mezhepsel farklılıkları aşan” “tek bir düzen” mesajı vermişti.
Zeydi, KDP ve KYB temsilcileriyle de görüştü | Barrack, Hewlêr’de Abdi ile bir araya geldi
ZEYDİ’NİN ÖNÜNDE İKİ ZOR GÖREV BULUNUYOR
Zeydi’nin göreve gelmesinin ardından ABD’nin baskısıyla birlikte Irak’ta iki başlık gündeme gelmeye başladı. Bu başlıklardan biri resmi ordunun dışında kalan, on binlerce üyesi olan silahlı gruplardı. Silahlı grupların en büyük çatı organizasyonu ise Haşdi Şabi.
ABD, İran yanlısı olarak değerlendirdiği ve son olarak 28 Şubat’ta ABD ile İsrail’e karşı Irak’ta İran’ı destekleyerek yeni cephe açan bu grupların silahsızlandırılmasını istiyor. Bazı gruplar, Irak ordusuna entegrasyonu kabul ettiğini duyururken, İran yanlısı radikal bazı gruplar ise silahsızlanmaya veya Irak ordusuna entegrasyona karşı çıkıyor ve özerk yapılarını korumak istiyor.
Farman Rashad yazdı | ABD baskısı ve İran destekli gruplar: Irak hükümeti nasıl bir yol izliyor?
Bu sorun, Zeydi’nin görev süresi içinde baş etmesi beklenen en önemli sorunlardan biri olarak gündemdeki yerini koruyor. Zeydi, son olarak 27 Haziran’da “Silahlı gruplarla kapsamlı bir diyalog süreci yürütülüyor. Devlet kurumları dışında silah bulundurulması kabul edilemeyecek” açıklamasını yaptı.
Başbakan Zeydi: Diyalog yürütülüyor, kabul edilmeyecek
Zeydi’nin baş etmesi beklenen bir diğer sorun ise, kronik hale gelmiş yolsuzluklar. Irak’ta ekonominin canlanması, kalkınmanın gerçekleşmesi ve istikrarın korunması için kilit önemde görülen yolsuzlukla mücadele şimdiye kadar pek çok kez gündeme geldi, neredeyse Saddam Hüseyin’in devrildiği 2003’ten beri kurulan tüm hükümetlerin programlarının öncelikli maddesi oldu; ancak bugüne kadar mesafe alınmadı.
‘IRAK’IN TEMEL SORUNU KİŞİSEL DEĞİL, YAPISAL’
Zeydi’den beklentiler yüksek olsa da, akademisyen Bamo Nouri gerçeklerin farklı olduğuna işaret ediyor. Nouri, Nûmedya24’te daha önce yayımlanan yazısında şunlara dikkat çekmişti:
“Ali el-Zeydi Irak’ın bir sonraki başbakanı olarak ilk kez aday gösterildiğinde, tartışmaların büyük bir kısmı onu seleflerinden farklı kılan özelliklere odaklanmıştı. 41 yaşında olan Zeydi, modern Irak tarihinin en genç başbakanı. 2003 sonrası Irak’a hakim olan birçok politikacının aksine, itibarını parti siyaseti yerine iş dünyasında inşa etti. Finans, perakende, eğitim ve medya alanlarında yatırımları olan milyarder bir girişimci olarak Zeydi, birçok Iraklının çekici bulduğu teknokratik, özel sektör odaklı bir vizyonu temsil ediyor gibi görünüyor.
Bu iyimserlik yalnızca sembolizme dayanmıyor. Göreve geldikten birkaç hafta sonra Zeydi, bildirilen 200 milyon dolarlık rüşveti reddetti, yeni bir yolsuzlukla mücadele konseyi kurdu ve Irak Petrol Bakan Yardımcısının yolsuzluk suçlamalarıyla tutuklanmasını sağladı. Bu eylemler, yerleşik çıkarlara meydan okumaya istekli bir başbakan imajı oluşturmaya yardımcı oldu.
Irak’ın yolsuzluk, işsizlik, yetersiz kamu hizmetleri ve petrol gelirlerine aşırı bağımlılık gibi sorunlarla boğuşmaya devam ettiği göz önüne alındığında, bu coşku da anlaşılabilir. İş deneyimine sahip genç bir lider, en azından kağıt üzerinde, bu zorlukların bazılarını ele almak için iyi bir konumda görünüyor.
Ancak Zeydi’ye duyulan heves, Irak siyasetinde tekrar eden bir kalıbı yansıtıyor: reform umutlarını kurumlardan ziyade bireylere bağlama eğilimi. Sorun şu ki, Irak’ın temel sorunları kişisel değil, yapısal niteliktedir.”
Bamo Nouri yazdı | Irak’ın yeni Başbakanı Zeydi’ye yönelik umutlar neden yersiz?







