Mehmet Nuri Özdemir
İran, Irak, Suriye ve Türkiye’de taş yerinden oynasa mesele Kürtlere geliyor. Bu durumu nasıl okumalıyız? Kuşkusuz sorunun cevabı günümüzde jeopolitik bir mesele haline gelen Kürt ve Kürdistan sorununda aranmalı. Irak ve Suriye savaşında olduğu gibi hala devam eden İran savaşında da yine Kürt ve Kürdistan sorununun tüm denklemi doğrudan etkilemesi, yüz yıldır çözülemeyen sorununun çözüme kavuşmadığı sürece bundan sonra da yaşanacak her olayda küresel-bölgesel devletlerin ayağına dolanmaya devam edeceğini teyit ediyor.
Kürt-Kürdistan sorunu Ortadoğu’da dört ülkeye yayılmış sosyolojik, tarihi ve coğrafi gerçekliğiyle bir “jeopolitik istisna” oluşturuyor. Bu istisna klasik ulus-devlet modelinin Ortadoğu’daki en büyük anomalilerinden biridir. Bu istisnai sorun, olası her yeni durumda hem bölgesel-küresel emperyalleri, hem de anti- emperyalleri kara kara düşündürüyor. 20. Yüzyılın sonunda çeşitli kırım ve eritme teknikleriyle yok olması beklenen Kürtlerin dört ülkede oyun kurucu-bozucu özne formunda geri dönüşü hesapları alt üst ediyor.
Kürt-Kürdistan istisnası, bölgesel-küresel sömürge stratejisinde, Irak ve Suriye savaşından çok daha derin kırılmaları tetikleyebilecek potansiyele sahip olan İran savaşında da bir kez daha ajandaların baş köşesindeki yerini aldı. Savaşlarla birlikte egemenlerin çelişkileri derinleştikçe bu istisnai sorun aktüel siyasetin merkezine oturuyor.






