Yusuf Karadaş
Saray rejiminin yargı eliyle gerçekleştirdiği “mutlak butlan” darbesi sonrası CHP’ni başına kayyım olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir televizyon programında 2016’da mecliste dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek vermekten dolayı pişman olmadığını söylemişti. Bilindiği gibi dokunulmazlıkların kaldırılması sonrasında HDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta birçok siyasetçi tutuklanmış ve bu karar yeni rejim inşasının temel taşlarından biri haline getirilmişti. Dolayısıyla sonuçları ortadayken Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlıkların kaldırılmasından pişman olmadığını söylemesi, geçmişte yapılmış bir hatanın savunulmasından çok bugün Saray rejiminin kendisine biçtiği rol bağlamında alınmış bir tutum olarak anlam kazanıyor.
Kuşkusuz Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıkların kaldırılmasına “evet” oyu vermekten pişman olmadığını söylerken bu konunun böylesine tartışılacağını ve tepkilerin yeniden kendisine yöneleceğini hesap etmemişti. Ancak ortaya çıkan tepkiler karşısında Kılıçdaroğlu’nun ekibinden Necdet Saraç, katıldığı bir televizyon programında Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki günlerde 9 yılı aşkın bir süredir cezaevinde bulunan Selahattin Demirtaş’ı ziyaret edeceğini açıkladı. Dikkat çekici bir diğer gelişme de bu açıklamanın hemen ardından Saray rejiminin CHP üzerinden muhalefete yönelik operasyonunun propaganda merkezi olan TGRT’nin Ankara Temsilcisi Fatih Atik’in, Demirtaş’ın önümüzdeki sonbaharda serbest bırakılacağı iddiasını gündeme getirmesiydi.






