Yücel Özdemir
Avrupa’da en fazla üyeye sahip Alman Sendikalar Birliği (DGB), işçi sınıfı ve emekçilere yönelik kapsamlı saldırıların planlandığı bir dönemde, bugün ülkenin dört bir yanında 1 Mayıs’ı “Önce bizim işimiz, sonra sizin kârlarınız” sloganıyla kutluyor.
Sadece 2025’te 150 bin işçinin işten atıldığı koşullarda, işçiler için “önce iş güvenliği”nin öne çıkarılması önemli. Yayımlanan bildiride de dikkat çekildiği gibi işten atmaların arttığı, sosyal güvenceli işlerin yok edildiği, artan maliyetler gerekçesiyle bazı şirketlerin yurt dışına taşındığı şu dönemde bu slogan, mücadeleyle birleştirilmediği takdirde ise pek fazla anlam taşımıyor. Ekonomideki durgunluğun, bütçe açığının, silahlanmanın faturasının işçi sınıfı ve emekçilerin sırtına yıkılması için çeşitli alanlarda hazırlanan sosyal kısıtlama paketleri sırasıyla açıklanmaya başlandı. Daha iki gün önce sağlık alanında 16.5 milyar avroluk kısıtlama paketi açıklandı. Emeklilikteki kısıtlamalar da muhtemelen yaz tatili öncesinde ilan edilecek.
Bütün bunlar olurken, belirlenen slogan mücadeleye dönüşmediği takdirde belli kesimlerde “Yeter ki işimiz olsun, gerisi çok önemli değil” anlayışını geliştirebilir. Ki bu sermayenin başlıca hedeflerinden birisi.






