Rusya ile beşinci yılında savaşmaya devam eden Ukrayna’nın askeri konumunu koruyabilmek ve üstünlük sağlayabilmek için ortaklarından 20 milyar dolarlık ek fon talebinde bulunacağı bildirildi. AB, daha önce Ukrayna’ya 105 milyar dolarlık krediye onay vermişti.
HABER MERKEZİ – Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş beşinci yılında devam ediyor. Tarafların karşılıklı saldırıları can kayıplarına ve maddi zararlara yol açarken, Rusya’nın son haftalarda nükleer başlık da taşıyabilen füzeleri kullanması üzerine bunlara yanıt vermek isteyen Ukrayna askeri kapasitesini geliştirmenin yollarını arıyor.
Reuters haber ajansının aktardığına göre, Ukrayna, Rusya karşısındaki konumunu koruyabilmek için önümüzdeki hafta ortaklarından ek 20 milyar dolarlık askeri fon talep edecek.
Talep, önümüzdeki hafta Perşembe günü, Ukrayna Savunma Temas Grubu olarak da bilinen ve 50’den fazla ülkenin üye olduğu, Kiev’e mali ve askeri yardım sağlamak için bir araya geldiği Ramstein Grubu toplantısında dile getirilecek.
Reuters’a konuşan Ukrayna Savunma Bakanlığı’ndan bir kaynak, “Savaş alanında altı ila dokuz aylık bir fırsat penceresine sahibiz ve bu da fonlamanın acilen hızlandırılmasını gerektiriyor” dedi.
ABD merkezli Politico haber portalı da daha önce 20 milyar dolarlık hedefe ulaşmak için bazı müttefiklerden her birinden 2 ila 6 milyar dolar arasında, yardım veya kredi şeklinde katkıda bulunmaları isteneceğini duyurmuştu.
Bu arada Avrupa Birliği (AB) Ukrayna’ya 90 milyar euroluk kredi planında anlaşmıştı. Daha önce krediyi veto eden Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın 12 Nisan’daki seçimlerde iktidardan düşmesinin ardından kredinin onaylanmasının yolu açılmıştı. AB, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin de katıldığı Kıbrıs’taki gayri resmi AB liderleri zirvesi öncesinde, 23 Nisan’da, Ukrayna’ya 90 milyar euroluk (105 milyar dolar) kredi ve Rusya’ya karşı yeni yaptırımları resmen onaylamıştı. Kredinin Ukrayna’nın önümüzdeki iki yıl içindeki ihtiyaçlarının üçte ikisini karşılayacağı kaydedilmişti.
Orban gitti, veto kalktı | AB Ukrayna’ya krediyi resmen onayladı
Ukrayna’nın orta menzilli insansız hava araçlarıyla yaptığı saldırılar, Rusya’nın cephedeki ikmal ve lojistik hatlarına zarar verdiğinden, Rusya’nın savaş alanındaki ilerlemesi bu yıl yavaşladı ve geçen ay fiilen durma noktasına geldi. Bu arada, Ukrayna’nın uzun menzilli insansız hava aracı saldırıları da Rusya’nın enerji sektörüne büyük zarar veriyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise, geçen hafta Rus güçlerinin her gün savaş alanında ilerleme kaydettiğini ve Rus ekonomisi için herhangi bir risk olmadığını söylemiş, ancak Ukrayna saldırılarının zarara yol açtığını da kabul etmişti.
TRUMP’IN PLANI VE MÜZAKERELER: RUSYA’NIN TALEPLERİ – UKRAYNA’NIN İTİRAZLARI
Rusya-Ukrayna savaşının bitirilmesi için 2025 yılında diplomatik girişimler yoğunluk kazandı. ABD Başkanı Donald Trump, Ocak 2025’te göreve gelmeden önceki seçim kampanyası boyunca sık sık başkanlık koltuğuna oturduğunda savaşı bir günde bitireceğini iddia etti. Ancak başkanlık koltuğuna oturmasının üzerinden bir yıl geçmiş durumda ve bu hesabı tutmuş değil. Bununla birlikte Rusya-Ukrayna savaşının sonlandırılması için Trump’la birlikte diplomatik arayışlar hız kazandı.
Donald Trump, Kasım 2025’te savaşın bitirilmesi amacıyla ilk etapda 28 maddeden oluşan, ancak daha sonra 20 maddeye düşürülen sidr barış planı sundu.
Bu plan üzerine ABD, Ukrayna ve Rusya heyetlerinin ilk görüşmeleri, 22 – 23 Kasım 2025’te Cenevre’de yapıldı.
Şimdiye kadar yürütülen müzakerelerde bazı konularda önemli mesafeler alındığı kaydedilse de, Rusya’nın kontrol ettiği toprakların geleceği gibi önemli hususlarda herhangi bir gelişme yaşanmış değil. Bu da tarafların müzakere süreçlerinde ileri sürdükleri taleplerin mahiyetiyle ilgili bir sonuç olarak değerlendiriliyor.
Rusya’nın başlıca talepleri arasında Ukrayna’nın asla NATO’ya katılmayacağına dair söz verilmesi, Ukrayna ordusuna sınır getirilmesi, Donbas’ın tamamının Rusya tarafından kontrol edilmesi, Kırım, Donbas, Zaporizhia ve Herson bölgeleri üzerindeki Rus kontrolünün tanınması ve Ukrayna’da Rusça konuşanlara koruma sağlanması yer alıyor.
Ukrayna, bu taleplerin teslimiyet anlamına geleceğini ve ülkeyi sonunda Rusya’nın işgaline karşı savunmasız bırakacağını kaydediyor.
Buna karşın, ABD’nin sunduğu ve ilk etapta 28 maddeden oluşan, ancak daha sonra Cenevre’de yürütülen müzakereler sonrasında 20 maddeye indirilen barış planı, kamuoyuna yansıdığı kadarıyla, Rusya yanlısı görünüyor.
Planın ilk taslak haline göre, ABD, Ukrayna’dan Rusya’nın işgali altındaki bölgelerden vazgeçmesini, NATO’yu unutmasını ve asker sayısını sınırlamasını ve olası bir anlaşmanın ardından 100 gün içinde seçime gitmesini istedi.
Zelenskiy, “Ya ağır 28 madde ya da ağır kış” diyerek, karşı karşıya oldukları zorluğu dile getirdi. Avrupa Birliği ülkeleri de, planın ayrıntıları ortaya çıktığında tepki gösterdi ve Ukrayna’nın egemenliğinin korunmasını talep etti.
Bunun üzerine, planın yeniden gözden geçirilmesi için 22-23 Kasım tarihlerinde İsviçre’nin Cenevre kentinde görüşmeler yapıldı ve planın 20 maddeye düşürüldüğü duyuruldu. Zelenskiy, 30 Kasım’da yaptığı açıklamada, zorlu konuların hala çözülmediğini bildirdi.
Bununla birlikte Aralık ayında ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff aracılığıyla görüşme trafiğinin hızlandığı görüldü. Witkoff, 2 Aralık’ta Moskova’da Putin ile görüştü. Putin, görüşmeden sonra ABD’nin sunduğu planın bazı maddelerinin kabul edilebilir olduğunu, bazılarının ise kabul edilemez olduğunu duyurdu.
Önce Avrupa’ya mesaj: Savaşmak istiyorsa, hazırız | Putin, Witkoff ve Kushner ile görüştü
Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner, 14-15 Aralık günlerinde ise Almanya’nın başkenti Berlin’de Ukrayna heyeti ile Trump’ın planı üzerine müzakereler yürüttü. Müzakerelerin son gününde Almanya, Fransa ve İngiltere liderlerinin de aralarında bulunduğu bazı Avrupalı liderler ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de bir araya geldi.
Zelenskiy görüşmede önemli mesafe kat ettiklerini belirtmekle birlikte, Trump’ın planında öngörülen toprak tavizleri ve ateşkes konusunda somut bir sonuç ortaya çıkmadı. Ancak Ukrayna’nın NATO’ya üye olmaktan vazgeçmesi, buna karşılık güvenlik garantilerinin sağlanması konularında mesafe alındığı belirtildi. Almanya Başbakanı Friedrich Merz, güvenlik garantilerinin detaylarını açıklamış ve olası barış anlaşması sonrasında Ukrayna’ya Batılı ülkelerin askerlerinin barış gücü olarak konuşlanacağını, olası Rus saldırısını püskürteceklerini belirtti.
Berlin görüşmeleri: ABD toprak tavizinde ısrarlı | Avrupa’nın zor haftası: Yeni Ukrayna zirvesi
Trump’ın sunduğu plana dair bir diğer görüşme de 20-21 Aralık’ta Miami’de gerçekleşti. ABD heyeti, önce Ukrayna heyeti ile, daha sonra da Rusya heyetiyle görüştü. ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff, görüşmelerin yapıcı ve verimli geçtiğini açıkladı. Zelenskiy de, 24 Aralık’ta, birçok kritik konuda uzlaşmaya varıldığını, ancak planda öngörülen toprak tavizi gibi hassas konuların çözümsüz kaldığını söyledi.
Miami görüşmelerinin ardından 28 Aralık’ta Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump ile bir kez daha yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. Bu arada görüşmenin öncesinde ve sonrasında Trump, Rusya Devlet Başkanı Putin ile telefon görüşmeleri yaptı.
Bu görüşmenin ardından Zelenskiy, 20 maddelik barış planı üzerinde yüzde 90 anlaştıklarını duyurdu. Trump da büyük oranda anlaştıklarını söyledi. Ancak kritik bir başlıkta ihtilaf giderilmedi. Bu, Trump’ın Ukrayna’dan istediği toprak taviziyle ilgiliydi. Rusya da Donbas şartını yineledi.
Trump – Zelenskiy görüşmesinin ardından Ocak ayında Putin ile yeni temas, heyetlerin müzakereleri ve Avrupalı liderlerle görüşme kararları alınmıştı.
Zelenskiy: Yüzde 90 anlaştık | Kritik başlık hala ihtilaflı: Donbas’ta toprak tavizi olacak mı?
Bu kapsamda 6 Ocak’ta Fransa’nın başkenti Paris’te heyetler arası müzakereler gerçekleştirildi. Ardından Witkoff ve Kushner, 22 Ocak’ta Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Validimir Putin ile bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin ardından 23 ve 24 Ocak’ta ABD, Ukrayna ve Rusya heyetleri Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi’de bir araya geldi.
Rusya-Ukrayna savaşı: “Toprak takası” hala ihtilaflı | Witkoff yine Moskova’da olacak
Witkoff, Paris görüşmelerinde “birçok kritik konuda önemli ilerlemeler kaydettiklerini” duyurdu.
İhtilaflı konular, toprak tavizi ve güvenlik garantileriydi. Paris’te konuşulan başlıklar da bunlardı. Ukrayna, Fransa ve İngiltere ise Ukrayna’ya konuşlandırılması düşünülen uluslararası güç için niyet beyanı imzaladı, Gönüllüler Koalisyonu ise ortak bildiri yayımlayarak Ukrayna’ya desteğini yineledi.
“Toprak tavizi” başlığı hala ihtilaflı | Ukrayna’ya güvenlik garantisi: Çok Uluslu Güç
Bütün bu görüşme turlarının sonuncusu 23 ve 24 Ocak tarihlerinde Abu Dabi’de yapıldı. Ukraynalı ve Rus müzakereciler, Trump’ın barış planını görüşmek üzere ABD’li arabulucuların da katılımıyla Abu Dabi’de ilk üçlü toplantılarını yaptılar, ancak herhangi bir anlaşmaya varılamadığı bildirildi, bununla birlikte görüşmelerin devam ettirilmesi konusunda fikri birliği oluştu.
‘Toprak tavizi’ ihtilafı sürüyor | Zelenskiy: ABD’nin güvenlik garantileri belgesi hazır
4-5 Şubat’ta bir kez daha BAE’nin başkenti Abu Dabi’de bir araya gelen ABD-Ukrayna-Rusya heyetleri, esir takası konusunda bir anlaşma duyururken, görüşmelerde sorun olan toprak tavizi konusunda herhangi bir gelişme yaşanmadı.
İhtilaflı başlık “toprak tavizi” | ABD – Rusya – Ukrayna heyetleri Abu Dabi’de
ABD, Ukrayna ve Rusya heyetleri arasında yürütülen müzakerelerin son turu 17-18 Şubat tarihlerinde Cenevre’de yapıldı. Ancak bu görüşmelerden de sonuç çıkmadı.
Dördüncü yıl: Ağır bilanço ve çözümsüzlük | Rusya – Ukrayna savaşı: Cenevre’den de sonuç çıkmadı
Son olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 10 Mayıs’ta, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile üçüncü bir ülkede görüşmeye açık olduğunu ancak bu görüşmenin müzakere amacıyla değil, uzun vadeli ve nihai bir barış anlaşmasının imzalanması için yapılabileceğini söyledi.
Zelenskiy ve Ukrayna kaynaklarına göre, Putin’in bu açıklamaları zaman kazanmaya yönelik ve gerçekleri ters yüz eden çabalardan biri.
Putin’den Zelenskiy mesajı | “Nihai barış anlaşması imzalanabilir”
Zelenskiy son olarak 4 Haziran’da Putin ile yüz yüze görüşme yapma niyetini ortaya koyan kamuoyuna açık bir mektup kaleme aldı, ancak Putin’in yanıtı olası bir görüşmenin anlamsız olacağı şeklinde oldu.
Zelenskiy’den Putin’e yüz yüze görüşme çağrısı | Putin yanıt verdi: Anlamı yok







