ABD öncülüğünde hayata geçirilen TRIPP projesi, Zangezur koridoru tartışmalarına uluslararası bir hukuki boyut kazandırarak Güney Kafkasya’daki ticaret ve enerji hatlarını sil baştan şekillendiriyor. Ankara, Bakü, Erivan ve Washington hattında yeni bir dönem başlatan bu hatla Gürcistan, Rusya ve İran oyun dışında kalabilir.
HABER MERKEZİ- Güney Kafkasya’da on yıllardır devam eden jeopolitik tıkanıklık, resmi adıyla Trump Route for International Peace and Prosperity (TRIPP)-Trump Yolu projesiyle yerini yeni bir ticaret ve diplomasi denklemine bırakıyor. Washington’da temelleri atılan ve Ermenistan Parlamentosu’na sunulan stratejik çerçeve anlaşması, Nahçıvan ile Azerbaycan’ı Ermenistan toprakları üzerinden birbirine bağlamayı hedeflerken, bölgenin güç dengelerini de kökten değiştiriyor.
Agos gazetesinde Alen Çıtak imzasıyla yer alan analiz-habere göre, proje aslında yap-işlet-devret altyapı projelerinden farksız. Kamuoyunda proje için “Ermenistan toprağının devredildiği” yönündeki iddiaların geçersiz olduğu belirtilirken, 49 yıllığına kurulacak işletmeci şirkette Erivan ilk etapta yüzde 26 hisseye sahip olacak, deniliyor. Geçiş noktalarındaki gümrük denetimleri özel aracı firmalarca (“ön ve arka ofis” modeliyle) yürütülecek olsa da, hat üzerindeki tek egemen güç ve güvenlik sağlayıcısı Ermenistan Silahlı Kuvvetleri olacak.
KAZANANLAR KULÜBÜ : TİCARET VE DİPLOMASİ AĞI
Projeden en yüksek katma değeri elde edecek aktörlerin başında Türkiye, Azerbaycan, Ermenistan ve ABD geliyor:
- Türkiye ve Azerbaycan: Bakü, Nahçıvan’a erişimde Tahran’a olan bağımlılığını tamamen sona erdiriyor. Türkiye ise Ermenistan üzerinden Orta Asya pazarlarına ve Orta Koridor’a çok daha düşük maliyetlerle doğrudan bağlanma imkânına kavuşuyor.
- Ermenistan: Otuz yılı aşkın süredir devam eden ekonomik ve coğrafi izolasyonunu kırarak transit geçişlerden doğrudan gelir elde eden bir bölgesel ticaret merkezine dönüşme şansı yakalıyor.
- ABD: Bölgedeki diplomatik ve ekonomik nüfuzunu artırarak, stratejik rakibi İran’ın hemen yanı başında kalıcı bir varlık alanı inşa ediyor.
KARTLARIN YENİDEN KARILDIĞI TARAF : KAYBEDENLER
Yeni rotanın devreye girmesi, geçmiş dönemin kazananları için ciddi riskler barındırıyor:
- Gürcistan: Karabağ savaşı sonrası Azerbaycan ve Türkiye arasındaki tek transit hat olma avantajını kaybediyor. Orta Koridor’un Ermenistan’a kayması, Tiflis için ciddi bir transit gelir kaybı anlamına geliyor.
- Rusya: Ukrayna savaşına odaklandığı bir dönemde, Güney Kafkasya’daki tarihsel nüfuz alanını ABD destekli bir projeye kaptırma ve Erivan’ın Moskova ekseninden kopuşunu izleme tehlikesiyle karşı karşıya.
- İran: Sınır hattında ABD destekli bir ticaret ve enerji koridorunun kurulmasından rahatsız. Her ne kadar Erivan yönetimi Tahran’a güvenlik garantileri verse de, bu durumun Ermenistan-İran ilişkilerinde soğuk rüzgarlar estirmesi kaçınılmaz görünüyor.
Saha çalışmalarının henüz emekleme aşamasında olduğu projede, teknoloji ve iletişim alanındaki ilk bürokratik adımlar atılmış durumda.
Ermenistan’ın altyapı yatırımlarını hızla tamamlaması halinde, TRIPP projesi sadece bir yol değil, Kafkasya’nın son yüzyıldaki en kapsamlı jeopolitik dönüşüm hatlarından biri olacak.






