BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

İran, Lübnan, Suriye ve Türkiye gündemde

'Netanyahu Trump ile görüşecek': Anlaşmazlıklar aşılır mı?

İran, Lübnan, Suriye ve Türkiye gündemde

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Netanyahu’nun Trump ile görüşmek için ABD’ye gideceği belirtiliyor. Trump ile Netanyahu arasında Lübnan konusunda kısmi anlaşmazlık var. İran ile mutabakatın geleceği, Lübnan’la ilgili anlaşmazlık, Hizbullah ile mücadelede Suriye önerisi olası görüşme başlıkları. Diğer bir gündem ise Türkiye’yi ilgilendiren F-35 uçakları.

HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın üzerinden 4 aydan fazla süre geçti ve ABD ile İran arasında 18 Haziran’da resmen imzalanan mutabakat zaptına rağmen bölgede gerilim devam ediyor.

Son iki günde ABD ile İran yeniden Hürmüz Boğazı’nda karşılıklı saldırılara başladı ve bu, mukatabat zaptının geleceğine dair belirsizliklere yol açtı.

14 madde ve 60 günlük müzakere | Trump ve Pezeşkiyan mutabakat zaptını imzaladı

Mutabakat zaptının öngördüğü 60 günlük müzakere süreci henüz başlamadı ve zor konu başlıklarıyla ilgili taraflar arasında herhangi bir ilerleme sağlanmadı. Bu başlıklardan biri Hürmüz Boğazı’nın geleceği ve İran, savaş öncesinde gemi geçişlerine ücretsiz olan boğazda yeni bir ücret tarifesi uygulamakta ısrarcı; ABD ise buna karşı.

ABD-İran mutabakatı belirsizlikte: Tam teşekküllü savaşa dönüş olur mu?

Bir diğer zor başlık, İran’ın nükleer programı. ABD Başkanı Donald Trump, sık sık İran’ın asla nükleer silaha sahip olamayacağını söylüyor ve İran ise nükleer programının barışçıl olduğunu, bundan vazgeçmeyeceğini belirtiyor.

ABD-İran mutabakatı | Doha’da teknik görüşmeler yapıldı: İran’ın şartları var

Lübnan’daki savaş da ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptının geleceğini kritik hale getiriyor. Mutabakat zaptı, Lübnan’da İsrail ile İran destekli Hizbullah arasındaki çatışmaların da sonlandırılmasını ve ateşkesin yürürlüğe girmesini öngörüyor. Mutabakatın ardından ateşkes ilan edildi, ancak belirsizlikler ortadan kalkmadı.

İsrail-Lübnan çerçeve anlaşmasına yönelik kuşkular var

Mutabakat zaptıyla İran’ın yeniden Lübnan’daki gelişmeler hakkında söz hakkında sahip olduğu yorumları yapılırken, ABD tarafı Lübnan’daki gelişmelerin ayrı bir süreç olduğunu belirtiyor. Bu çerçevede ABD arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan heyetleri arasında 12 Nisan’da başlayan doğrudan görüşmelerin beşinci turu 23 Haziran’da yapıldı ve bir çerçeve anlaşma duyuruldu. Çerçeve anlaşma, Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını, buna bağlı olarak İsrail’in kademeli şekilde Lübnan’da kontrol ettiği bölgelerden çekilmesini ve Lübnan ordusunun merkezi rolünün tesis edilmesini öngörüyor.

Neler var, çözüm mümkün mü? | İsrail-Lübnan anlaşmasının detayları ortaya çıktı

Hizbullah, İsrail ile Lübnan görüşmelerine karşı ve İran da duyurulan çerçeve anlaşmayı kabul etmiyor. İsrail ve ABD ise İran’ın Lübnan’daki meseleye dahil olmasını istemiyor; zaten İran ile 28 Şubat’ta başlayan savaşın bir gerekçesi de İran’ın bölgedeki vekil güçleriydi ve bunlardan biri de Hizbullah. Lübnan hükümeti ise bu zor denklemde yeniden otoriteyi tesis etmek için Batılı ülkelerin sunacağı desteğe ihtiyaç duyuyor ve fakat hem İsrail’in hem de İran destekli Hizbullah’ın şartlarıyla mevcut durumda baş etmesi zor görünüyor.

Sürecin geleceği yine belirsiz | Çerçeve anlaşma imzalandı: İsrail ve Lübnan memnun, Hizbullah karşı

NETANYAHU ABD’YE GİDECEĞİ İDDİA EDİLDİ: LÜBNAN VE İRAN GÜNDEMDE

İran ve Lübnan’daki ateşkes ve görüşme süreçlerinin geleceği belirsizliğini korurken, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun önümüzdeki günlerde ABD’ye gideceği ileri sürüldü. Bir süredir gündemde olan ziyaretin ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Zirvesi kapsamında Ankara’ya yaptığı ziyaretin ardından gerçekleşebileceği kaydediliyor.

×Trump, 20 Ocak 2025’te başkanlık koltuğuna oturduğundan bu yana Netanyahu ile 6’sı ABD’de, biri de İsrail’de olmak üzere 7 kez yüz yüze görüştü. Son görüşme 11 Şubat’ta yapıldı ve bu görüşmeden 17 gün sonra ABD-İsrail ve İran arasında savaş başladı.

Ziyaretin gündeminde İran ile mutabakat zaptının geleceği ve Lübnan’daki gelişmeler olacağı belirtiliyor.

İran ile ateşkes ilan edilmesi ve ardından mutabakat zaptının imzalanması İsrail cephesinde sıcak karşılanmamıştı, ancak Netanyahu ortağı Trump’a itiraz edebilecek konumda da değil. Trump, bu durumu sık sık „patron benim“ sözüyle hatırlatıyor.

ABD Başkanı Trump, İsrail’in Lübnan’daki operasyonlarının İran ile müzakere sürecine zarar verebileceğini dile getirdi ve hatta 3 Haziran’da yaptığı açıklamada, “Netanyahu’nun Lübnan ile çatışmasından rahatsızım. Ona öfkelendim” dedi.

Lübnan için Netanyahu’ya ‘öfkelendi’ | Trump: Hamaney ile görüşmek isterim 

İran ile mutabakat zaptının imzalanmasının ardından Trump’ın İsrail’e yönelik baskısı daha da arttı ve nitekim İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar 19 Haziran’da duyurulan yeni ateşkesten bu yana durmuş görünüyor. Bu ateşkesten 4 gün sonra da ABD arabuluculuğunda İsrail ile Lübnan hükümeti arasında çerçeve anlaşması imzalandı. Ancak İsrail, Hizbullah’ın silahsızlanması süreci başlamadığı için Lübnan’da kontrol ettiği bölgelerden henüz çekilmeye yanaşmadı ve Hizbullah da hem çerçeve anlaşmasına hem de silahsızlanma dayatmalarına karşı çıkıyor. Bu nedenle Lübnan’da gerilim devam ediyor.

ŞARA İLE HİZBULLAH’I KONUŞTU; NETANYAHU İLE OLASI GÖRÜŞMEDE GÜNDEM OLABİLİR

ABD Başkanı Donald Trump, Lübnan konusunda İsrail ile yaşadığı kısmi görüş ayrılığını gizlemiyor, ancak bu, tamamen İsrail’den ayrı düştüğü anlamına da gelmiyor. Bununla birlikte Trump, son günlerde Lübnan’daki krizin çözümü için farklı bir görüş ortaya attı.

Dün NATO Zirvesi kapsamında bulunduğu Ankara’da Suriye geçici hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara ile görüşen Trump’ın Lübnan konusuna tekrar değindi. Trump, ortağı Netanyahu için “harika bir savaş dönemi başbakanı. Bu kadar iyi olmasaydı İsrail bugün olmazdı” diye konuştu ve ardından ise Suriye’nin Lübnan’da rol alabileceğine değindi.

Hizbullah için Şara’dan beklentisi var | Trump, Suriye’yi ‘terörü destekleyen ülkeler listesi’nden çıkardı

Trump, 15 Haziran’da yaptığı açıklamada, eski IŞİD ve El Kaide militanı olan Suriye geçici hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara liderliğindeki Suriye’nin Lübnan’da Hizbullah’a karşı “İsrail’den daha iyi iş çıkaracaklarını” söylemişti. Trump, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya “Bırakın Hizbullah ile Suriye ilgilensin” dediğini de aktarmıştı.

Dün Şara ile görüşmesinde bu konu gazeteciler tarafından yeniden soruldu. Trump, Suriye’den Lübnan’daki Hizbullah varlığının çözülmesine yardımcı olmasını hâlâ isteyip istemediği sorulduğunda, “Yardım edebilirler. Göreceğiz. Bence bu konuda büyük ilerleme kaydediyoruz. Yardım edebilirler. Bu işi çok iyi yaparlar” cevabını verdi.

Trump’tan İsrail’e: Bırak Hizbullah ile Suriye ilgilensin | Şara, Hizbullah ile çatışmaya girer mi?

×

NETANYAHU F-35’LERİ GÜNDEME GETİRECEK Mİ?

Netanyahu’nun ABD’ye yapacağı kaydedilen görüşmesinde bir diğer başlığın ise Türkiye’yi ilgilendiren F-35 savaş uçakları olacağı belirtiliyor. Trump, NATO Zirvesi sırasında Türkiye’nin bu konudaki talebinin karşılanacağını söyledi, ancak ABD dönüş yolunda bu konuda henüz karar vermediğini belirtti. Türkiye ise Trump’ın bu konuda atacağı adımlardan umutlu.

Ancak Ortadoğu’da bu uçaklara sahip olan İsrail, birçok konuda ihtilaflı olduğu Türkiye’nin de bu uçakları edinmesini istemiyor. Netanyahu dün ve önceki gün yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin daha önce çıkarıldığı F-35 uçakları programına yeniden dahil edilmesine ve bu uçakları edinmesine karşı olduğunu dile getirdi.

Netanyahu’nun ABD ziyaretini gündeme getiren İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail güvenlik kabinesi 7 Temmuz Salı akşamı yapılan toplantıda, ABD ile Türkiye arasındaki F-35 savaş uçağı müzakerelerine ilişkin değerlendirmeleri dinledi.

ABD’nin Türkiye’ye F-35’leri vermemesini sağlamak için büyük çaba gösteren Tel Aviv yönetimi, eğer bu çabasında başarısız olursa en azından uçakların özellikleri düşürülmüş versiyonlarının Türkiye’ye verilmesi için çalışıyor.

ABD, İsrail ve Türkiye arasında yaşanan F-35 uçaklarıyla ilgili esas mesele, bu bölgesel güç dengelerine yönelik hassasiyetlerin çok ötesinde, doğrudan ABD’deki süreçle de ilgili. Zira ABD’nin Türkiye’yi F-35 programından çıkarmasının nedeni, Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini satın almasıydı ve tartışmalara neden olan bu konudaki karmaşık süreçlerin nasıl aşılacağı hala da belli değil.

Trump’ın ‘hediyesi’ jet motorları, F-35’ler ise hala belirsiz

Benzer Haberler

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz