Hediye Levent
Dünya yeni bir kırılmanın eşiğinde. Ankara’daki NATO zirvesini kritik ve dönüm noktası yapan temel faktör de bu. NATO hem kendi içinde yeni küresel şartlara göre yeniden yapılanıyor hem de bu iç yapılanma sürerken Türkiye dahil olmak üzere bölgedeki siyasi hesapları hizaya sokuyor gibi görünüyor.
Şimdilik oldukça genel diyebileceğimiz birkaç esasın belirlendiği bu çifte yapılanma sürecinde Ankara’da yapılan zirvede örgüte üye ülkelerin liderleri birbirlerini de ikna çabasında. Sonuçta Amerika’nın derdi ayrı, Avrupa ülkelerinin korkuları ve hesapları ayrı! Örgütü ortak tehdit/tehditler etrafında yeniden şekillendirmek pek kolay olmayacak gibi görünüyor.
Elbette NATO’nun taşıyıcı gücü ve karar mekanizmasındaki lokomotifi Amerika. Örgüt ilk kurulduğu yıllarda ortak tehdit olarak Sovyetler Birliği’ni belirlemişti. Soğuk savaş sonrası yıllarda varlığı sorgulanan NATO’nun değişen şartlarla birlikte ortak tehdit tanımlaması değişti. İllegal göçten siber güvenliğe kadar uzunca bir listeyi kendine misyon edindiğini açıklayan NATO bir kez daha Avrupa’da Rus hayaletinin dolaşmaya başladığını söylüyor. ABD dahil çeşitli ülkelerin istihbarat örgütlerinin Rusya’nın kendisine yakın AB üyesi ülkelere çeşitli ölçeklerde saldırılar yapabileceğine dair raporları bu tedirginliği derinleştiriyor.






