BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

“Ne bir tarafın zaferi ne de diğerinin teslimiyeti”

Aktaş’tan “demokratik entegrasyon” ve "3 temel yasa" vurgusu

“Ne bir tarafın zaferi ne de diğerinin teslimiyeti”

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Veysi Aktaş, Kürt sorununun çözümünde “demokratik entegrasyon” modelinin asimilasyon ve ayrılıkçılık dışında üçüncü bir yol sunduğunu belirterek, “Türkiye için belki de son fırsat. Bu çağrıyı Sayın Abdullah Öcalan dışında kimse yapamazdı. Bu Türkiye için çok değerliydi. Bu şansın doğru değerlendirilmesi gerekir. Cesur davranılırsa bu süreç gelişir” dedi.

HABER MERKEZİ – İstanbul’da düzenlenen “İkinci Yüzyılda Cumhuriyetin Demokratik Dönüşümü Konferansı”, farklı başlıkların ele alındığı oturumlarla sürüyor.

Konferansın üçüncü oturumunda, İmralı Cezaevi’nden tahliye olan Veysi Aktaş,  “Kürt Meselesinin Çözümünde Demokratik Entegrasyon ve Ortak Yaşamın İnşası” başlıklı bir sunum yaptı.

Aktaş, Kürt sorunun çözümü için devam eden süreçle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Aktaş, “Bu süreç, Sayın Devlet Bahçeli’nin vizyoner çağrılarıyla filizlenmiş, Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan ilettiği mesajlarla paradigmatik bir rota ve derinlik kazandı. Sayın Özgür Özel’in engelleyici bir yaklaşımdan kaçınması önemliydi. Ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın iradesiyle şekillenmeye başlamıştır” dedi.

2026 Şubat’ta sürecin birinci yıldönümünde Abdullah Öcalan’ın “Negatif barıştan (sadece çatışmasızlık) pozitif barışa (ortak gelecek inşası)’ geçiş” mesajını hatırlatan Aktaş, Öcalan bu mesajında aynı zamanda “demokratik entegrasyon” kavramının sürecin merkezine oturduğunu söyledi.

CESUR DAVRANILIRSA SÜREÇ GELİŞİR

Aktaş, “demokratik entegrasyon” konusunda şunları söyledi:

“Türkiye için belki de son fırsat. Bu çağrıyı Sayın Abdullah Öcalan dışında kimse bu çağrıyı yapamazdı. Bu Türkiye için çok değerliydi. Bu şansın doğru değerlendirilmesi gerekir. Cesur davranılırsa bu süreç gelişir.

DEMOKRATİK ENTEGRASYON

Sayın Öcalan, demokratik entegrasyon fikrini ‘cumhuriyet’in kuruluşu kadar önemli’ bir adım olarak tanımladı. Demokratik toplum, demokratik müzakere, demokratik cumhuriyet ve demokratik entegrasyon; yeni dönemin zihniyet dünyasının ve yeni demokratik bir Türkiye’nin yapı taşlarıdır. Kavram, özellikle Sayın Öcalan’ın yazılarında ve son dönem barış süreci tartışmalarında öne çıkmıştır.

Sayın Öcalan’a göre demokratik entegrasyon, Kürt toplumunun ‘demokratik toplum’ olarak demokratik cumhuriyete eklemlenmesidir; ayrılıkçılık değil, eşitlik temelinde bütünleşmedir. Bu, Türkiye’nin yanı sıra Kürtlerin yaşadığı diğer ülkeler (Irak, Suriye, İran) için de önerilmektedir.

Demokratik entegrasyon, asimilasyon ile ayrılıkçılık arasında üçüncü bir yol önerir: Çeşitlilik içinde eşit ve özgür bir arada yaşama, temel felsefesi ‘farklılık içinde bütünlük’tür. Sürdürülebilir barışın, demokratikleşmenin anahtarı olarak görülür. Demokratik entegrasyon, özellikle Türkiye’de Kürt sorunu ve barış süreci bağlamında kullanılan bir kavramdır. Temelde, farklı etnik, kültürel veya inanç topluluklarının asimilasyon (zorla benzeştirme) olmadan, eşit haklar ve karşılıklı tanıma temelinde, demokratik siyasal düzene gönüllü olarak eklemlenmesini ifade eder.

Demokratik entegrasyon, tekçi, monist ve inkarcı ulus-devlet modelinin yarattığı çatışmaları aşmayı hedefler ve ‘farklılık içinde birlik/bütünlük’ felsefesine dayanır. Yanısıra, demokratik entegrasyon, ne bir tarafın zaferi ne de diğerinin teslimiyetidir. Aksine, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında hepimizi kucaklayan yeni bir demokrasi hamlesidir.”

Aktaş, demokratik entegrasyon” kavramının ana dayanaklarını işe şöyle formüle etti:

×1-Karşılıklı Tanıma: Farklı kimliklerin (etnik, dilsel, kültürel) varlığının kabulü ve siyasal özneler olarak tanınması. Bireysel hakların yanı sıra kolektif hakların (dil, kültür, tarihsel hafıza) tanınması esastır. Tanınma reddedildiğinde çatışma doğar; tanınma bu anlamda barışın temelidir.

2- Eşit Yurttaşlık ve Eşitlik İlkesi: Tüm toplulukların aynı siyasal düzen içinde eşit haklara sahip olması. Toplulukların birbirine benzemek zorunda olmadığı, ancak eşit statüde olabileceği vurgulanır. Bu, hukuki eşitlik ve fırsat eşitliğini kapsar.

3-Demokratik Müzakere ve Gönüllülük: Entegrasyon, zorlama veya dayatmayla değil, özgür irade ve müzakere yoluyla gerçekleşir. Demokratik müzakere, toplum ile devlet arasında sürekli bir diyalog mekanizması gerektirir.

4-Farklılık İçinde Bütünlük (Birlik): Evrensel bir ilke olarak farklılıkların reddedilmediği, aksine zenginlik olarak görüldüğü bir model. Asimilasyonun (tek tipçiliğin) tam tersidir; farklılıklar korunarak ortak ve demokratik siyasal çatı altında bir arada yaşanır.

5- Yönetim mekanizmalarının paylaşımlı, kapsayıcı ve demokratik olması (örneğin yerel yönetimlerde yetki paylaşımı, siyasal katılım kanalları); güç paylaşımı, demokratik kurumlaşma ve kayyum gibi anti-demokratik uygulamaların reddi bu kapsamda yer alır.

6-Hukuki ve Anayasal Dayanaklar: Yeni yasal düzenlemeler (‘barış yasaları’ veya ‘demokratik entegrasyon yasaları’), anayasal güvenceler (dil ve kültür hakları, eşit yurttaşlık tanım tanımı ve geçiş dönemi adaleti mekanizmalarının oluşturulup yaratılması.

ÖCALAN’IN ÖNERDİĞİ 3 TEMEL YASA

Demokratik entegrasyonun ne asimilasyon ne de teslimiyet olduğunu vurgulayan Aktaş, demokratik entegrasyonun “ortak vatan’ fikri etrafında, Türk-Kürt birliğini ve tüm etnik-dini kimliklerin demokratik birliğini hedeflediğini ve bu konuda Öcalan’ın önerdiği üç temel yasadan bahsetti.

Aktaş şunları söyledi:

×1- Demokratik Toplum Yasası: Demokratik uzlaşıyı, çoğulculuğu ve barış kültürünü kurumsallaştırır. Yani, anayasal güvenceye alır. Ayrıştırıcı yaklaşımların alternatifi olarak, ortak geleceği inşa eder.

2- Özgür Yurttaş Yasası: Eşit yurttaşlığı, özgürlükleri ve hukuksal güvenceleri esas alır. Vatandaşlık ilişkisini “millete aidiyet” üzerinden değil, devletle eşit bağ üzerinden yeniden tanımlar.

3- Genişletilmiş Yerel Demokrasi Yasası: Yerel demokrasiyi güçlendirir, merkeziyetçi katılıkları yumuşatır, eritir ve katılımcı yönetimi/demokrasiyi teşvik eder.

Bu yasalar, ‘barış yasaları’ veya ‘özgürlük ve demokratik entegrasyon yasaları’ olarak anılmaktadır.

GEÇMİŞİN ACILARINI ORTAK GELECEĞİN HARCINA DÖNÜŞTÜRELİM

Aktaş, sunumunu şu sözlerle sonlandırdı:

×Konuşmamı, Sayın Öcalan’ın kendi sözleriyle bitirmek istiyorum: ‘Demokratik entegrasyon en az cumhuriyetin başlangıcı kadar önemlidir. Onun kadar anlam, gelecek ve güç itibarıyla varlık ve zenginlik ihtiva eden bir çağrıdır. Bu çağrıya kulak verelim. Ortak geleceğimizi birlikte inşa edelim.

Korkuları umuda dönüştürelim. Silahları fikirlere dönüştürelim. Geçmişin acılarını, ortak bir geleceğin harcına dönüştürelim! Ve hep birlikte, ortak vatanımızın yeni ve parlak destanını yazalım!”

Benzer Haberler

Onlarca kişi yaralandı

Kütahya'da yolcu otobüsü devrildi

AKP önergesi kabul edildi

Meclis'in çalışma süresi uzatıldı

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz