BIG_TP
Bluesky Social Icon
Gerçeğe yeni ses
Nûmedya24

Michele Crestani yazdı

Ermenistan'ın 'en kritik' seçimi: Takipteki 'Boroda' ve Putin'in hamleleri

Michele Crestani yazdı

🎧 Haberi dinle0:00 / –:–

Michele Crestani

Moskova’da operasyonel kod adı “Boroda”, yani “Sakal”. Rus istihbaratının en çok hedef aldığı kişi o. Yurtdışında sürgünde bulunan Rus araştırma gazetesi The Insider’ın geçen hafta yayınladığı bir araştırma, bir dizi tepkiye yol açtı. Moskova’nın gizli servisleri, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın (kod adı: “Boroda”) her hareketini izliyor.

1 Nisan’da Kremlin’de Vladimir Putin ile yaptığı son görüşme, gerilimleri özetliyordu. Rusya Devlet Başkanı, hem ekonomik (Avrupa’da 600 dolara karşılık 177,5 dolara düşen benzin için) hem de siyasi (Erivan’da tutuklu bulunan Rusya yanlısı politikacıların serbest bırakılması için) baskı uygularken, babacan bir güvence de verdi. Paşinyan ise minnettarlık göstermekle birlikte, Ermenistan’ın kendi yolunu çizme konusundaki egemenlik hakkını sistematik bir şekilde savundu, Rusya liderliğindeki güvenlik ittifaklarını yumuşattı ve askeri tedarikçilerini çeşitlendirdi.

Rusya, 7 Haziran seçimlerinde Paşinyan’ın adaylığını sabote etmek istiyor. Macaristan ve Moldova’daki başarısızlıkların ardından, Moskova’nın Batı’ya yaklaşan bir başka eski Sovyet sosyalist cumhuriyetini kabul etmesi zor olacak. Paşinyan’ın Mayıs başında Erivan’da düzenlenen Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi sırasında AB ile kurduğu bağlar ve Azerbaycan ile barış sürecinde ABD’yi arabulucu olarak kabul etmiş olması, Kremlin için neredeyse affedilemezdir. Birkaç gün sonra, Paşinyan’ın Rusya’nın en önemli bayramı olan Zafer Günü geçit törenine katılmaması ilişkileri daha da kötüleştirdi.

Şimdi Paşinyan her şeyini ortaya koyuyor. Ermenistan’ın bağımsızlığını ilan ettiği 1991 yılından bu yana en önemli seçimde, mevcut kampanya sosyal medyada, siyasi rakiplere yönelik tartışmalı baskılarla ve gizli dosyalarla yürütülüyor. Ancak Moskova, diğer adayları desteklemek için her şeyi yapmaya hazır.

Rakiplerin Rusya ile bağları

Rusya’nın tercih ettiği aday, çeşitli sektörlerde Tashir Holding şirketi aracılığıyla faaliyet gösteren Ermeni-Rus-Kıbrıslı milyarder Samvel Karapetyan. The Insider’a göre, Ruslar için muhbirlik yaptı. Karapetyan, kara para aklama, vergi kaçırma ve iktidarı ele geçirme çağrısında bulunma suçlamalarıyla geçen yıldan beri ev hapsinde olmasına rağmen, kendisini muhalefetin ana adayı olarak sunuyor. Ancak Ermenistan anayasası, üçlü vatandaşlığı nedeniyle aday olmasını engelliyor: Sadece Ermenistan vatandaşları aday olabilir. Sonuç olarak, partisi “Güçlü Ermenistan” (muhafazakar, Hristiyan yanlısı ve ekonomik kalkınmaya ve yoksulluğun üstesinden gelmeye odaklanmış) yeğeni Narek Karapetyan tarafından yönetiliyor. O da Rus vatandaşlığını gizlediği gerekçesiyle Ermeni yetkililer tarafından soruşturuluyor. Tüm bu suçlamalar ve Paşinyan’ın Tashir Holding’e ait Ermeni elektrik şebekesini millileştirme isteği, Karapetyan’ın müttefikleri tarafından siyasi amaçlı olarak değerlendiriliyor.

Diğer iki ana “dışarıdan gelen” isim de Rusya’ya yakın. Ermenistan’ın 1998-2008 yılları arasındaki eski cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, eski muhafızların önde gelen ismi. Koalisyonu “Ermeni İttifakı” düşük oy oranlarına sahip. Şu anda parlamentodaki sandalyelerin yüzde 21’ini elinde bulunduruyor ve Paşinyan’ın “Sivil Sözleşme” partisinin gerisinde kalıyor. Bununla birlikte, mevcut başbakanın hedefi olmaya devam ediyor. Paşinyan onu alenen “aptal” olarak  nitelendirdi ve seçmenleri kutuplaştıracak şekilde, Koçaryan’ın yozlaşmış geçmişinin aksine, yeni ve barış arayışındaki bir liderlik tablosu çizmeye çalışıyor.

Öbür yanda ise “garantili barış” ve “Azerbaycan’a tek taraflı tavizler içermeyen” bir dış politikayı savunan “Refah Ermenistanı” grubunun lideri iş adamı Gagik Tsarukyan var. Moskova ile bağları Putin’in partisiyle yapılan resmi anlaşmalarla pekişen Tsarukyan, kritik bir dönüm noktasında: hükümet, iddia edilen mafya bağlantıları nedeniyle imparatorluğunun incisi olan çimento fabrikasına el koyma girişiminde bulundu. Dahası, ekibi adaylarından birine yönelik iddialarla sarsıldı: Dikkat çekici bir şekilde, bu iddialar, Rusya tarafından desteklendiği iddia edilen casusluk ve vatana ihanet suçlamalarıyla ilgili olarak bir Ermeni siyasetçi hakkında başlatılan ilk yasal soruşturma olacak.

Hükümetin demokratik yaklaşımındaki çatlaklar

Muhalefet, Moskova’nın aşırı etkisiyle ilgili skandallarla boğuşuyor. Başbakan cephesinde ise yasal işlem ile siyasi savaş arasındaki çizgi giderek bulanıklaşıyor. Öğretmenlerin ve öğrencilerin okul saatlerinde iktidar partisinin mitinglerine katılmaya zorlandığı, polisin muhalefet üyelerinin evlerine baskın düzenlediği ve bir vatandaşın başbakanı eleştiren bir Facebook paylaşımı nedeniyle tutuklandığı bildiriliyor. Azatutyun Radyosu tarafından belgelenen bu sistematik raporlara rağmen, iktidar partisinin hiçbir üyesi yargı tarafından çağrılmadı.

Ancak, yaşamını yitirmiş bir askerin kız kardeşiyle yaşanan tartışma en büyük öfkeyi tetikledi. Video görüntülerinde Paşinyan’ın kadına halk önünde sözlü olarak saldırdığı, onu ittiği ve ardından dikkatleri, aslında Erivanlı olmasına rağmen, sözde Karabağ kökenli olduğuna çektiği görülüyor. Bu, başbakanın stratejisinin bir parçası: 2023’te Azerbaycan’a kaybedilen ve barışı kurumsallaştırmak için kesin olarak terk edilen bölgeden gelen mültecilere karşı kızgınlığı körüklemek.

Muhalefetin büyük çoğunluğunu birleştiren şey, (Azerbaycan ile yapılan) barış çerçevesinin şartlarından duyulan memnuniyetsizlik. Kimileri bunu Dağlık Karabağ’daki kayıpları meşrulaştıran bir teslimiyet olarak nitelendirirken, diğerleri süreci belirsiz bir şekilde eleştirerek “zayıf bir barış” olarak adlandırıyor. Ancak hiç kimse Azerbaycan ile çatışmadan kaçınmak için inandırıcı bir yol sunmadı. Partisine karşı oy vermenin savaşa oy vermek anlamına geldiği uyarısıyla Paşinyan’ın kullandığı şey tam olarak bu boşluktur: Bu hem bir tehdit hem de bir seçim taktiği.

Ermenistan siyasi sahnesinin her iki tarafında da demokrasinin çatırdadığı hususu tartışılabilir bi konu; siyasi rakiplere karşı duyulan kin ve düşmanlık bu sahneye damgasını vurmuş durumda. Bu durumda, oy vermek artık geleceğe duyulan bir inanç eylemi değil, son ve umutsuz bir düşmanlık eylemi haline geliyor. Risk şu: Ermenistan’da kazanan, fikirleriyle değil, düşmanını seçme şiddetiyle kazanıyor.

Bu yazı The Amargi internet sitesinden alınmıştır.

Michele Crestani: Ermenistan ve Güney Kafkasya’dan analiz ve raporlar sunan Erivan merkezli EVN Report dergisinde çalışmış ve ülkeyi birkaç kez ziyaret etmiş serbest gazeteci ve fotoğrafçıdır. Bugün Newsweek, Il Foglio, New Eastern Europe gibi yayın organları için bölgeyi takip ediyor.

Benzer Haberler

Hewlêr’e bir kez daha saldırı

4'ten fazla İHA düşürüldü

Gerekçe: Sosyal medya paylaşımları

DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ gözaltına alındı

Maraş’taki okul saldırısı soruşturması

Baba 'olası kastla öldürme’den yargılanacak

‘Savcılar hangi eylemi terör sayacak?’

175 yerde ‘terör bürosu’ kurulacak

Yeni partide kimler yer alacak?

84 milletvekilinin ismi konuşuluyor

Kurtulmuş’un ‘çerçeve yasa’ mesaisi sürüyor

Bahçeli, Hatimoğulları, Bakırhan ve Ekmen'e ziyaret

‘Vakti gelmiş bir veda’ dedi

Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz