Volkan Yaraşır
İran savaşı ateşkes momentiyle yeni bir aşamaya geçti. Savaş çok yönlü dinamikleri açığa çıkarıyor. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, savaşı uzun süreye yayma taktiği, SİHA’ları etkin olarak kullanması, mozaik konsepti, stratejik ve yoğun bombardımana rağmen kurumsal varlığını sürdürmesi dikkat çekicidir. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılması küresel ve bölgesel düzeyde çoklu ve girift krizlerin önünü açıyor. Bir savaş makinasına karşı İran’ın gösterdiği direniş bir dizi tartışmayı beraberinde getiriyor.
Savaş makinası
ABD, kendisinden sonra gelen yirmi ülkenin askeri gücünün toplamından daha fazla askeri bir güce sahip. Askeri teknoloji olarak olağanüstü noktaya ulaşmış durumda. Robotik teknoloji ve özellikle yapay zekayı askeri sanayi içinde en etkili kullanılan ülkeler arasında yer alıyor. (Çin bu noktada yüksek bir performans göstererek, yapay zeka ve robotik teknolojide dünya liderliği yapıyor. DeepSeek ve Unitree robotları ilk akla gelenler.) ABD’nin küresel düzeyde seksen ülkede sekizyüze yakın askeri üssü var ve bu üsler jeopolitik ve jeostratejik noktalarda yer alıyor. Bir anlamda küresel kontrol, denetleme ve ileri karakol işlevi görüyorlar. ABD, Ortadoğu’da sekiz kalıcı üsse sahip, ayrıca farklı operasyonel içeriklerde kullanılan elliye yakın, büyük kısmı gizli merkezi bulunuyor. Yıllık askeri bütçesi Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) verilerine göre 1 trilyon dolara ulaştı. Çin’in ise 314 , Rusya’nın 149 milyar dolar.






