Lübnan’daki 10 günlük geçici ateşkes, Kasım 2024’de ilan edilen ateşkesi hatırlatıyor. ABD-İsrail Hizbullah’ın silahsızlandırılmasını, bunu reddeden Hizbullah ise İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini şart koşuyor. Lübnan hükümeti bu kez sonuç almakta kararlı, ancak kapasitesi sınırlı.
HABER MERKEZİ – ABD Başkanı Donald Trump, 16 Nisan akşam saatlerinde Lübnan ile İsrail’in arasında ateşkes ilan edildiğini duyurdu. Bu, iki ülke heyetlerinin 14 Nisan’da Washington’da 34 yıl aradan sonra yaptığı yüz yüze görüşmenin ardından yaşanan bir gelişmeydi. Lübnan’da çatışan taraflar olarak İsrail ve Hizbullah ateşkese uyacaklarını duyurdu, ancak şartları var ve bu durum, ateşkesi önceki yıllarda ilan edilen ateşkesler gibi oldukça kırılgan hale getiriyor. İlan edilen 10 günlük ateşkes aynı zamanda 27 Kasım 2024’te ilan edilen ancak sonuç doğurmayan ateşkes koşullarına dönüldüğünü de gösteriyor.
Netanyahu Hizbullah’ı işaret etti | Lübnan’da ‘kırılgan ateşkes’: Trump’tan İsrail’e ‘yasak’
LÜBNAN’DA UNIFIL’E SALDIRI: FRANSIZ ASKER HAYATINI KAYBETTİ
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşmiş Milletler barış gücü UNIFIL misyonuna yönelik saldırıda bir Fransız askerin hayatını kaybettiğini, üç askerin de yaralandığını açıkladı. Macron, yaşamını yitiren askerin Montauban’daki 17. Paraşüt Mühendis Alayı’ndan Astsubay Florian Montorio olduğunu duyurdu. Açıklamaya göre saldırı Cumartesi sabahı Lübnan’ın güneyinde gerçekleşti. Macron, “Tüm işaretler bu saldırının sorumluluğunun Hizbullah’a ait olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullanarak, Lübnan makamlarından sorumluların derhal gözaltına alınmasını ve UNIFIL ile birlikte hareket edilmesini talep etti. Saldırıda yaralanan üç askerin tahliye edildiğini belirten Macron, “Ulusumuz saygıyla eğiliyor ve askerlerimizin ailelerine, Lübnan’da barış için görev yapan tüm personelimize destek sunuyor” dedi.
HİZBULLAH SUÇLAMALARI REDDETTİ
Hizbullah, Lübnan’ın güneyinde UNIFIL güçlerine yönelik ve bir Fransız askerin hayatını kaybettiği saldırıyla bağlantısı olduğu yönündeki iddiaları reddetti. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL), devriye halindeki barış gücü askerlerinin “devlet dışı aktörler” tarafından hedef alındığını, saldırıda bir askerin yaşamını yitirdiğini ve üç askerin yaralandığını açıkladı. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, hayatını kaybeden askerin Fransız vatandaşı Florian Montorio olduğunu duyurmuş ve saldırının sorumluluğuna ilişkin Hizbullah’ı işaret etmişti. Hizbullah’a ait El Manar televizyonu ise örgütün saldırıyla herhangi bir bağlantısı olmadığını bildirdiğini aktardı. Açıklamada, “Suçlama ve yargıların aceleyle yöneltilmemesi gerektiği” ifade edildi.
TRUMP İLAN ETTİ: İSRAİL’E HAK VAR, LÜBNAN HÜKÜMETİNE VE HİZBULLAH’A YOK
ABD Başkanı Trump, 16 Nisan’da ateşkesi ilan ederek, bunu İsrail ile savaşta büyük ölçüde devre dışı bırakılan Lübnan hükümeti arasında bir anlaşma olarak nitelendirdi. İsrail uzun zamandır Lübnan’ı, önceki anlaşmalara ve hükümetin kendi planına uygun olarak Hizbullah’ı silahsızlandırmamakla suçluyordu.
ABD Dışişleri Bakanlığı anlaşmanın metnini yayınladı ve bunu İsrail’in Lübnan ile kalıcı bir barış anlaşmasına yönelik “iyi niyetli müzakereleri mümkün kılmak” için yaptığı bir jest olarak nitelendirdi. Açıklamada, görüşmelerin ilerlemesi ve “Lübnan’ın egemenliğini savunma yeteneğini etkili bir şekilde göstermesi” halinde 10 günlük ateşkesin karşılıklı anlaşma ile uzatılabileceği belirtildi.
Anlaşma, tıpkı Kasım 2024’te İsrail-Hizbullah savaşını sona erdiren ateşkes anlaşmasında olduğu gibi, Lübnan devletinin Hizbullah ve diğer silahlı grupların İsrail’e saldırmasını engellemesini öngörüyor.
2024 anlaşması, hem İsrail’in hem de Lübnan’ın “kendini savunma” hakkına sahip olacağını belirtmişti. İsrail, militan hedefler olduğunu söylediği yerlere düzenli olarak saldırılar düzenlemeye devam etti ve çoğu zaman sivilleri öldürdü; Hizbullah ise İran’da savaşın başlamasının ardından 2 Mart’ta saldırılara başlayıncaya kadar çoğunlukla ateş açmadı.
ABD’ye göre yeni anlaşma, İsrail’e “planlı, yakın veya devam eden saldırılara karşı her zaman gerekli tüm öz savunma önlemlerini alma hakkı” veriyor. Anlaşmada Lübnan veya Hizbullah için benzer bir haktan bahsedilmiyor.
Trump liderleri Beyaz Saray’a davet etti | İsrail ve Lübnan arasında 10 günlük ateşkes
İSRAİL GÜÇLERİNİ ÇEKMİYOR
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, Trump’ın isteği üzerine ateşkesi kabul ettiklerini ancak Hizbullah ile “henüz işlerinin bitmediğini” söyledi. İsrail, tüm tehditler ortadan kalkana kadar Güney Lübnan’da 10 kilometre derinliğinde bir tampon bölge işgal edeceğini ve insanların geri dönmesini engelleyeceğini açıkladı.
Bu arada İsrail Ordu Radyosu’nun askeri yetkililere dayandırdığı haberinde, Lübnan’ın güneyinden yerlerinden edilen sivillerin geri dönüşüne izin vermeyeceği tekrarlandı. İsrail sınırından Lübnan içlerine doğru yer yer 10 kilometre derinliğe ulaşan bölgede işgalin devam edeceğini belirten radyo, işgal altında tutulan 55 köyün yıkımına devam edileceğini de bildirdi.
HİZBULLAH’IN DA ŞARTLARI VAR
Hizbullah, ateşkesin “sınır bölgeleri de dahil olmak üzere tüm Lübnan topraklarını kapsaması, düşmanca çatışmaların tamamen durdurulmasını ve düşmanın hareket özgürlüğünün kısıtlanmasını içermesi ve İsrail’in çekilmesine zemin hazırlaması” koşuluyla ateşkese uyacağını duyurdu. Bununla birlikte Hizbullah, İsrail’in Hizbullah’ı hedef almaya devam etmesi ve güney Lübnan’da kalması halinde roket saldırılarına yeniden başlayabileceğinin mesajını da veriyor.
LÜBNAN HÜKÜMETİNİN KAPASİTESİ SINIRLI
İran’daki savaşın bir başka cephesi olarak 2 Mart’ta başlayan Lübnan’daki savaş, bu güncel özelliğinin yanı sıra on yıllara dayanan bir çatışma geçmişine de dayanıyor. Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmalar zaman zaman büyük çaplı savaşlara da evrildi ve bugüne kadar da sürdü.
Lübnan’daki çatışmalı durumda Lübnan hükümetinin kabiliyeti ise sınırılı. İsrail ve ABD, Lübnan yetkililerinden gerekirse güç kullanarak Hizbullah’ı silahsızlandırmalarını istiyor. Bu baskılar sonrasında Lübnan hükümeti, bir süre önce Hizbullah’ın silahlı varlığını yasaklayan bir karar da aldı. Ancak Beyrut, savaştan önce Güney Lübnan üzerindeki kontrolünü sağlamak için önemli adımlar atmış olsa da, yetkililer ağır silahlı militan grupla tam anlamıyla karşı karşıya gelerek iç savaş riskini göze almak istemiyor.
İsrail ile Hizbullah arasındaki savaş, bir kez daha Lübnan’ın kırılgan devletini ve toplumunu kırılma noktasına doğru itiyor; Şii Müslümanlar yerlerinden edilirken ve İran destekli grup ile muhalifleri arasındaki düşmanlık derinleşirken, mezhepsel ve siyasi fay hatlarını daha da geriyor.
Hizbullah uzun zamandır diğer birçok Lübnan fraksiyonuyla anlaşmazlık içinde ve ordununkinden daha güçlü bir cephaneliğe sahip olduğu belirtiliyor. 2008’deki kısa süreli iç savaş sırasında, Batı destekli bir hükümet Hizbullah’ın iletişim ağını yasaklamaya çalıştığında, Hizbullah militanları Beyrut’u ele geçirdi. Hükümet geri adım attı.
Mevcut durumda da benzer bir gerilimin yaşandığına dikkat çekiliyor. İsrail’in kalıcı olmaya yönelik işgal planı, ekonomik çöküntü, yerinden edilmiş yüzbinlerce insan, mezhepsel gerilimin varlığı, ABD’nin Hizbullah’ın silahsızlandırılması için devam eden baskısı ve son savaş Lübnan hükümetinin bütün bu kriz alanlarıyla baş edebilecek kapasitede olmadığını gösteriyor. Bu da Lübnan’ın felaket günlerinin daha da derinleşebileceğine işaret ediyor. 16 Nisan’da ilan edilen ateşkes, olası felaketin önüne geçmek için Lübnan hükümetine yeni bir fırsat tanımış gibi görünüyor, ancak Hizbullah ile baş edebilme kabiliyeti bunun ne derece mümkün olabileceğini belirleyecek.
LÜBNAN CUMHURBAŞKANINDAN MEYDAN OKUDU, ANCAK…
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Aoun, 16 Nisan’da ilan edilen ateşkesin amacının “İsrail güçlerinin işgal altındaki güney topraklarından çekilmesini sağlamak” ve Lübnan ordusunun sınır bölgesinin kontrolünü ele geçirmesini sağlamak olduğunu söyledi.
Aoun, daha önce örneğine az rastlanan türden meydan okuyucu bir tavır sergileyerek, İsrail ve Hizbullah arasında haftalar süren savaşın ardından Lübnan’ın kendi yolunu çizmesini istediğine işaret etti. Aoun’un Hizbullah’a yönelik mesajları esas meydan okuyucu kısmı oluşturdu.
Aoun, Lübnan’ın “intihar etmesini değil, gelişmesini” istediğini belirterek, son çatışmaları tetikleyen Hizbullah’ın kuzey İsrail’e yönelik roket saldırılarını kınadı ve İran’ın grubu silahlandırma ve destekleme rolünü eleştirdi. Her ikisini de Lübnan egemenliğinin ihlali olarak nitelendirdi ve Hizbullah da dahil olmak üzere devlet dışı grupları silahsızlandırma sözünü tekrarladı.
Hizbullah’ın Lübnan’ın İsrail ile doğrudan görüşmelerine yönelik eleştirilerine ve Beyrut’un pazarlık gücünden yoksun olduğu iddialarına sert bir yanıt veren Aoun, ülkenin kendi kararlarını alacağını ve İran veya müttefiklerinin dikte ettiği değil, Lübnan toplumunun tamamının paylaştığı taleplerin arkasında duracağını söyledi. Aoun, “Hiçbir ilkeye taviz verilmeyecek, bu ülkenin egemenliğine hiçbir şekilde müdahale edilmeyecek” dedi.
Aoun ayrıca İsrail’e saldırıları durdurması, birliklerini geri çekmesi, tutukluları serbest bırakması ve yerinden edilmiş kişilerin geri dönmesine izin vermesi yönündeki çağrılarını yineledi.
İRAN’DAKİ GELİŞMELER DE BELİRSİZLİĞİ BESLİYOR
Lübnan’da ilan edilen ateşkesin İran’daki gelişmelerle doğrudan ilgisi bulunuyor. 2 Mart’ta başlayan İsrail-Hizbullah savaşı da İran’daki savaşın bir parçasıydı.
Yeni İslamabad görüşmesi: ‘Hafta sonu olabilir’ | İran Hürmüz Boğazı’nı açtı – Trump memnun
İran, ABD-İsrail ile 8 Nisan’da ilan edilen ateşkesin Lübnan’ı kapsadığını ileri sürmüş, ABD ve İsrail ise bu iddiayı reddetmişti. Pakistan’ın başkenti İslamabad’da 11 Nisan’da yapılan ABD-İran görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının önemli nedenlerinden biri de Lübnan’da savaşın sürmesiydi.
Lübnan’da ilan edilen ateşkes, ABD-İran görüşmelerinde mesafe alınması anlamına geliyor ve aynı zamanda İran-ABD görüşmelerinin bundan sonra nasıl sonuçlanacağı da Lübnan’daki ateşkesin geleceğini etkileyen önemli faktörlerden biri olacak.
Anlaşmazlık konuları: Hürmüz, Lübnan, nükleer | Trump’tan İslamabad’da ikinci görüşme mesajı
דHİZBULLAH ÇIKMAZI”: SONUÇSUZ KALAN 2024 ATEŞKESİ
Lübnan’da ilan edilen yeni ateşkesin, 2024’teki ateşkes anlaşmasını aşıp aşmayacağı tartışmalı.
27 Kasım 2024’te, ABD ve Fransa aracılığında İsrail ile Hizbullah arasında ateşkes ilan edildi. Buna göre, Hizbullah, İsrail sınırından yaklaşık 30 km uzaklıktaki Litani Nehri’nin güneyinde silahlı varlığını sona erdirmeyi kabul etti. İsrail de bölgeden kuvvetlerini çekme sözü verdi.
Ancak ateşkese rağmen karşılıklı saldırılar durmadı ve taraflar birbirlerini ihlalle suçladı. Lübnan hükümeti ile Hizbullah yetkililerine göre İsrail binlerce kez ateşkesi ihlal etti, 8 Ekim 2023’ten sonra ele geçirdiği 5 tepeden çekilmedi ve ayrıca onlarca yıldır elinde bulundurduğu bazı bölgelerdeki varlığını da korudu.
İsrail hükümetine göre ise, Hizbullah silahsızlanmayı reddetti, Litani Nehri’nin güneyinden çekilmedi, İran ve Hamas ile ilişkilerini sürdürmeye devam etti ve İsrail’in kuzeyine füze saldırılarını durdurmadı.
Lübnan Sağlık Bakanlığına göre, ateşkesin ilan edildiği 27 Kasım 2024’ten 20 Kasım 2025’e kadar geçen sürede İsrail’in saldırılarında 331 kişi hayatını kaybetti, 945 kişi de yaralandı.
‘Rutinleşen savaş cephesi’: Lübnan | Lübnan’da savaşın bir ayı geride kaldı







