ABD istihbarat raporlarının, İran’ın savaşın seyrini etkilemeye devam eden Hürmüz Boğazı’nı yakın zamanda açmasının olası olmadığına işaret ettiği bildirildi. ABD’nin güç yoluyla boğazı açması halinde bile İran’ın risk oluşturabilme kabiliyetinin sürebileceğine dikkat çekiliyor.
HABER MERKEZİ – Savaştan önce günlük 20 milyon varil petrol ihracatının gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’nı İran, gemi geçişlerine kapattı ve bu, dünya petrol ve finans piyasalarına olumsuz etki etti. Ortaya çıkan etkilerin ABD üzerinde baskı oluşturacağını hesaplayan İran, boğazı savaştaki en önemli kozu olarak değerlendirmeye devam ediyor.
Hürmüz krizi ve ihtimaller: Güç yoluyla mı, diplomasiyle mi çözülür?
Reuters haber ajansına göre, İran, sivil gemilere saldırmaktan, mayın döşemeye ve geçiş ücreti talep etmeye kadar çeşitli yöntemlerle boğazdan geçen trafiği fiilen bloke etti; bu durum dünya petrol fiyatlarının çok yıllık zirvelere çıkmasına ve Körfez petrol ve gazına bağımlı ülkelerde yakıt kıtlığına yol açtı.
Yükselen enerji maliyetleri ABD’de enflasyonu körükleme riski taşıyor ve bu durum, Trump’ın düşük anket sonuçlarıyla karşı karşıya olduğu ve Cumhuriyetçi Parti’nin Kasım ayındaki ara dönem kongre seçimlerine hazırlandığı bir dönemde siyasi bir dezavantaj oluşturuyor.
ABD İSTİHBARATINA GÖRE İRAN’IN YAKIN ZAMANDA BOĞAZI AÇMASI OLASI DEĞİL
Reuters’ın bu analizden hareretle başvurduğu üç kaynağa göre, son ABD istihbarat raporları, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı yakın zamanda açmasının olası olmadığını, çünkü dünyanın en hayati petrol arteri üzerindeki kontrolünün, ABD üzerinde sahip olduğu tek gerçek kozu sağladığını belirtiyor.
Reuters’ın dikkat çektiği bulgular da, Tahran’ın ABD Başkanı Donald Trump’ı, ABD seçmenleri arasında hâlâ popüler olmayan ve yaklaşık beş haftadır süren savaştan hızlı bir şekilde çıkış yolu bulmaya zorlamak amacıyla enerji fiyatlarını yüksek tutmak için boğazdaki gazı kısmaya devam edebileceğini gösteriyor.
Raporlar ayrıca, İran’ın askeri gücünü ortadan kaldırmayı amaçlayan savaşın, Tahran’ın önemli su yolunu tehdit edebilme yeteneğini göstererek aslında bölgesel etkisini artırabileceğine dair son işaretleri de sunuyor.
Reuters’a konuşan bir kaynak, “İran’ın boğaz üzerindeki gücünün ve nüfuzunun tadını bir kez tattığına göre, bundan kolay kolay vazgeçmeyeceği kesin” dedi.
BOĞAZ AÇILSA BİLE RİSKLİ OLMAYA DEVAM EDECEK
Reuters’ın haberine göre, birçok uzman, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için yapılacak askeri operasyonun da önemli riskler içerdiğini söylüyor. Bu su yolu, İran ve Umman’ı birbirinden ayırıyor. En dar noktasında 33 km genişliğinde olmasına rağmen, gemi geçiş yolu her iki yönde de sadece 3 km genişliğinde olduğundan, gemiler ve askerler kolay hedef haline geliyor.
Uzmanlar, ABD güçleri İran’ın güney kıyılarını ve adalarını ele geçirse bile, Devrim Muhafızları’nın İran’ın derinliklerinden fırlatılan insansız hava araçları ve füzelerle saldırıp su yolunun kontrolünü elinde tutabileceğini söylüyor.
Bazı uzmanlar, savaş sonrasında bile İran’ın boğazdan geçen trafiği düzenleme yeteneğinden vazgeçmesinin olası olmadığını, çünkü yeniden yapılanmaya ihtiyaç duyacağını ve ticari gemi geçiş ücretlerinin yeniden yapılanma fonlarını toplamanın bir yolu olacağını söyledi.
Eski CIA Direktörü Bill Burns, Perşembe günü Foreign Affairs dergisinin podcast yayınında, Tahran’ın boğazdan geçen trafiği aksatarak yeniden kazandığı nüfuzu korumaya çalışacağını söyledi.
Burns, İran’ın, su yolunu kontrol etme yeteneğini kullanarak ABD ile yapılacak herhangi bir barış anlaşmasında “uzun vadeli caydırıcılık ve güvenlik garantileri” elde etmeyi ve savaş sonrası toparlanmasını finanse etmek için geçiş ücreti almak gibi “bazı doğrudan maddi faydalar” sağlamayı hedefleyeceğini söyledi. Burns, “Bu durum şu anda gerçekten zorlu bir müzakere ortamı yaratıyor” dedi.
HÜRMÜZ BOĞAZI ÇİFTÇİYİ DE VURUYOR: GÜBRE VE MOTORİN FİYATLARI ARTIYOR
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz, çiftçileri de olumsuz etkiliyor. Bir yıl öncesine kıyasla yüzde 50’den fazla artan motorinin, tarla hazırlığı, ekim, gübre uygulaması ve ürün taşımacılığı dahil olmak üzere üretimin birçok aşamasında kullanılması, enerji fiyatlarındaki artışın hem gübre üretim maliyetlerinin hem de çiftlik içi operasyon giderlerinin yükselmesine yol açıyor.
Vadeli işlemlerde savaş öncesindeki hafta ton başına 480 dolar civarında seyreden üre fiyatı 750 doları buldu.
Amerikan Çiftlik Bürosu Federasyonunun (AFBF) analizine göre İran, amonyak üretiminde kullanılan temel ham madde olan doğal gaz açısından dünyanın en büyük rezervlerinden bazılarına sahip bulunuyor. Yaklaşık yüzde 46 azot içeren ve bitkisel üretimde merkezi rol oynayan üre, azotlu gübrelerin çoğunun temel girdisini oluşturuyor.
Ortadoğu, küresel üre ihracatının yaklaşık yarısını, küresel amonyak ihracatının da yaklaşık üçte birini gerçekleştiriyor.
İran, Katar, Suudi Arabistan ve Mısır’da üretilen büyük miktardaki üre, amonyak, fosfat, kükürt ve petrolün her yıl Hürmüz Boğazı üzerinden taşınması nedeniyle risk yalnızca İran’ın üretimiyle sınırlı kalmıyor.
Gübre piyasasının küresel ölçekte entegre olması nedeniyle, bir bölgede yaşanan arz kesintileri başka yerlerde fiyatları ve bulunabilirliği doğrudan etkiliyor.
×
TRUMP’IN “HÜRMÜZ ÇIKMAZI”
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran’ı dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unun ana güzergahı konumunda bulunuyor. Çin’in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45’i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30’u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.
Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump, boğazı açması için önce İran’a 48 saat, sonrasında 5 gün ve son olarak da 6 Nisan’a kadar süre tanıdı ve aksi halde İran’ın enerji altyapısın hedef alacağını duyurdu. İran’a yönelik tehditlerini sürdüren Trump, boğaz için müttefiklerinden de yardım istedi, ancak NATO üyesi ortakları olumsuz yanıt verdi.
Bunun ardından Trump’tan gelen bazı açıklamalar, Hürmüz Boğazı ve İran savaşı konusundaki tavrını değiştirebileceğine işaret ediyor. Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili herhangi bir anlaşmaya varamadan da savaşı bitirebileceklerini söylemekle birlikte, kendisine destek vermeyen NATO ülkelerine sert tepki gösterdi ve gidip kendi başlarına Hürmüz Boğazı’ndan petrol almaları gerektiğini söyledi.







