İran’ın savaşın gidişatını etkilemek için koz olarak kullandığı, ABD’nin ise açmak için güç kullanma tehdidinde bulunduğu Hürmüz Boğazı için İngiltere, 40’tan fazla ülkeyle yeni bir girişim başlattı. Girişimde, güç kullanma tehdidinde bulunmuyor; ancak savaştan sonra boğazı açmazsa İran’a karşı diplomatik, ekonomik ve politik tedbirler planlıyor.
HABER MERKEZİ – ABD-İsrail ve İran arasında 28 Şubat’ta başlayan savaşın gidişatını etkileyen Hürmüz Boğazı ile ilgili İngiltere’nin dikkat çekici bir adım attı. İngiltere, 40’tan fazla ülkenin yanı sıra Uluslararası Denizcilik Örgütü ve Avrupa Birliği’nin (AB) de katıldığı çevrimiçi toplantı düzenlendi ve toplantıda Hürmüz Boğazı’nda yeniden gemi geçişini sağlamak amacıyla savaştan sonra birlikte koordineli şekilde hareket edebilecek bir ortaklık kurulduğu bildirildi.
Bu adımın hem İran’ın boğaza yönelik tehditlerini bertaraf etmeyi hem de ABD’nin mevcut durumda boğazı açmak için yıkıcı güç kullanma tehdidine bir alternatif oluşturmayı amaçladığı kaydediliyor. Trump, İran’ın kapattığı boğazın açılması için aralarında İngiltere’nin de bulunduğu çok sayıda ortağından destek istemiş, ancak istediği desteği alamamıştı.
İngiltere’de “Hürmüz Boğazı”na ilişkin 40’tan fazla ülkenin yanı sıra Uluslararası Denizcilik Örgütü ve Avrupa Birliği’nin (AB) de katıldığı çevrimiçi toplantı düzenlendi.
×TRUMP’IN “HÜRMÜZ ÇIKMAZI”
Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran’ı dünya pazarlarına bağlayan Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unun ana güzergahı konumunda bulunuyor. Çin’in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45’i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30’u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.
Savaştan önce günlük 20 milyon varil petrol ihracatının gerçekleştiği Hürmüz Boğazı’nı İran, gemi geçişlerine kapattı ve bu, dünya petrol ve finans piyasalarına olumsuz etki etti. Ortaya çıkan etkilerin ABD üzerinde baskı oluşturacağını hesaplayan İran, boğazı savaştaki en önemli kozu olarak değerlendirmeye devam ediyor.
Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump, boğazı açması için önce İran’a 48 saat, sonrasında 5 gün ve son olarak da 6 Nisan’a kadar süre tanıdı ve aksi halde İran’ın enerji altyapısın hedef alacağını duyurdu. İran’a yönelik tehditlerini sürdüren Trump, boğaz için müttefiklerinden de yardım istedi, ancak NATO üyesi ortakları olumsuz yanıt verdi.
Hürmüz krizi ve ihtimaller: Güç yoluyla mı, diplomasiyle mi çözülür?
Bunun ardından Trump’tan gelen bazı açıklamalar, Hürmüz Boğazı ve İran savaşı konusundaki tavrını değiştirebileceğine işaret ediyor. Trump, Hürmüz Boğazı ile ilgili herhangi bir anlaşmaya varamadan da savaşı bitirebileceklerini söylemekle birlikte, kendisine destek vermeyen NATO ülkelerine sert tepki gösterdi ve gidip kendi başlarına Hürmüz Boğazı’ndan petrol almaları gerektiğini söyledi.
HÜRMÜZ BOĞAZI TOPLANTISI: REFAH İÇİN DOĞRUDAN TEHDİT
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper’ın ev sahipliğinde Hürmüz Boğazı’na ilişkin, 40’tan fazla ülkenin yanı sıra Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Avrupa Birliği (AB) dahil uluslararası kuruluşları bir araya getiren çevrim içi toplantı düzenlendi. Toplantıya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da katıldı.
Toplantının ardından İngiltere Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, “İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, küresel refah için doğrudan tehdit oluşturmaktadır” denildi. Açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın, “dünyanın en önemli deniz koridorlarından biri” olduğu ve Afrika’daki tarımı desteklemek için acil ihtiyaç duyulan gübre gibi hayati öneme sahip malzeme ve ürünlerin nakliyesinde kullanıldığı kaydedildi.
Hürmüz Boğazı’nın, ülkelere petrol, rafine petrol ürünleri ve sıvılaştırılmış doğal gaz ulaştıran küresel enerji ihracatının başlıca güzergahlarından biri olduğuna değinilen açıklamada, bu malzemelerin, evlere elektrik sağlamak, hava ulaşımını kolaylaştırmak ve uluslararası ticaret ve gıda zincirlerini desteklemek için kullanıldığı aktarıldı.
Açıklamada, bu nedenle, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığındaki aksaklığın, küresel tedarik, fiyatlar ve ekonomik istikrar üzerinde acil ve geniş kapsamlı sonuçlar doğurduğu ve dünyanın dört bir yanındaki topluluklar üzerinde ciddi insani etkiler yarattığına işaret edildi.
İRAN’A KARŞI GÜÇ SEÇENEĞİ YOK; DİPLOMATİK, EKONOMİK VE SİYASİ TEDBİRLER ALINACAK
“İran, Hürmüz Boğazı’nda küresel ekonomiyi rehin almaya çalışıyor.” denilen açıklamada, İran’ın amacına ulaşmasına izin verilmemesi gerektiği ifade edildi. Bu nedenle toplantıya katılan ülkelerin, Hürmüz Boğazı’nın derhal ve koşulsuz olarak yeniden açılmasını ve seyrüsefer özgürlüğü ile deniz hukukunun temel ilkelerine saygı gösterilmesini talep ettikleri aktarılan açıklamada, şöyle denildi:
דToplantıda, olası ortak ve koordineli eylemlerin gerçekleştirilebileceği bir dizi alanı ele aldık: Bunlar, Birleşmiş Milletler (BM) dahil uluslararası diplomatik baskıyı artırarak, İran’a Hürmüz Boğazı’ndan engelsiz geçişe izin vermesi ve buradan geçmek isteyen gemilere geçiş ücreti uygulanmasını tamamen reddetmesi yönünde net ve koordineli mesajlar iletmeyi, boğazın kapalı kalması durumunda İran’a baskı uygulamak amacıyla yaptırımlar gibi koordineli ekonomik ve siyasi tedbirleri değerlendirmeyi, IMO ile işbirliği yaparak boğazda mahsur kalan binlerce gemi ve denizcinin serbest bırakılmasını sağlamayı ve deniz taşımacılığını yeniden canlandırarak, piyasa ve operasyonel güvenin artırılmasına yönelik ortak düzenlemeler ile tutarlı ve zamanında bilgi paylaşımını sağlamak amacıyla nakliye operatörleri ve sektör kuruluşlarıyla işbirliği yapmayı içermektedir.”
Açıklamada, ülkelerin, deniz seyrüsefer özgürlüğünü güvence altına almak amacıyla, katılımcı ülkelerin uzmanları ve yetkilileri arasında görüşmelerin sürdürülmesi konusunda mutabık kaldığı belirtilerek “Uluslararası hukukun saygınlığı ve İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tamamen yeniden açması hayati önem taşımaktadır” denildi.
BLOOMBERG: İRAN, GEMİ GEÇİŞLERİNDEN GİZLİ KOD VE 2 MİLYON DOLAR İSTİYOR
Bu arada Bloomberg televizyonunun haberine göre, Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan gemilerin, İran saldırısından kaçınmak için gizli kodlara ihtiyaç duyacakları ve 2 milyon dolar değerinde Çin yuanı veya dijital para birimi cinsinden ücret ödeyecekleri belirtildi. Bloomberg , İran Meclisi’nde Hürmüz Boğazı’ndan güvenli geçiş için ödeme yapılmasına ilişkin bir yasa tasarısının kabul edilmesinin ardından, tankerler ve kargo gemilerinin geçiş izinlerini Devrim Muhafızları Ordusu ile bağlantılı bir şirketten satın almaları için yeni yönergelerin belirlendiğini bildirdi.







