Trump, İran’da “doğru kişiler” ile görüştüklerini söylüyor, ancak bu kişilerin kim olduğu hala belirsiz. İran da görüşmeleri ısrarla reddediyor. Bununla birlikte ABD’nin İran’a 15 maddelik bir plan sunduğu ileri sürüldü, planın detayları da kesin değil. Öbür yandan ABD bölgeye asker takviyesi yapıyor ve olası bir kara harekatı da konuşuluyor.
HABER MERKEZİ – ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nı açması için İran’a tadığı 48 saatlik sürenin ardından son iki günde peş peşe görüşme açıklamaları yapıyor. ABD basınında Trump yönetiminin İran’a 15 maddelik müzakere planı sunduğu ileri sürülüyor. Ancak İranlı yetkililer görüşmeleri ısrarla reddediyor ve ABD ise bölgeye olası bir kara harekatının hazırlığı olarak deniz piyadelerini göndermeye devam ediyor.
Rejim değişikliği mi, uyumlu yönetici mi? | ABD’nin İran’da aradığı “son derece makul” kişi kim?
Donald Trump, önceki gün Hürmüz Boğazı’nı gemi geçişlerine açması için İran’a tanıdığı 48 saatlik süre dolmak üzereyken dikkat çekici bir açıklama yapmış ve İran ile görüştüklerini belirterek enerji altyapısına yönelik saldırıları 5 günlüğüne ertelediklerini duyurmuştu. Dün ise Trump, İran’ın tahmin edilenden bile daha fazla anlaşma yapmaya istekli olduğunu, İran’da bir rejim değişikliğinin yaşandığını ve doğru kişilerle görüştüklerini belirterek, “Biz bu savaşı kazandık, sanırım bunu sona erdireceğiz” dedi.
‘Bu bir rejim değişikliği’ | Trump: Savaşı kazandık, sanırım bunu sona erdireceğiz
İRANLI YETKİLİLER, ISRARLA TRUMP’I YALANLIYOR
Trump’ın bu açıklamalarına karşın savaş ise sürüyor ve İran’dan gelen açıklamalar Trump’ı teyit etmiyor. İranlı yetkililer ısrarla ABD ile herhangi bir görüşme yapılmadığını açıklıyor. Son olarak bugün İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, son 9 ayda ABD ile iki kere müzakere ettikleri sırada saldırıya uğradıklarına dikkat çekti ve “Kimse ABD diplomasisine güvenmiyor” dedi.
Bu arada Pakistan’ın ABD ile İran arasındaki yeni görüşme trafiğinde arabulucu olduğu ve görüşmelere ev sahipliği için hazırlık yaptığı kaydedilirken, İran’ın Pakistan Büyükelçisi Rıza Emiri Mukaddem, Trump’ın iddialarının aksine İran ile ABD arasında şu ana kadar doğrudan veya dolaylı herhangi bir görüşme gerçekleşmediğini söyledi.
İran ordusu da, “zafere kadar” savaşı sürdürmeye kararlı olduğunu duyurdu. Bütün bu gelişmeler olurken, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile öldürülen babası Ali Hameney’in yerine yeni dini lider seçilen Mücteba Hamaney’den konuya dair net bir açıklama gelmemesi ise dikkat çekiyor. Mücteba Hamaney’in 28 Şubat’taki saldırıda yaralandığı ve akıbetinin bilinmediği ileri sürülüyor.
TRUMP’IN “DOĞRU KİŞİSİ” KİM VE İRANLI YETKİLİLERE GÖRE ABD’NİN NİYETİ NE?
Trump dün İran ile görüşmelere dair konuşurken, “İranlı liderlerin hepsi gitti. Kimse kiminle konuşacağını bilmiyor ama biz doğru kişilerle konuşuyoruz” dedi. Neredeyse tüm İranlı yetkililer Trump’ın açıklamalarını reddederken, söz konusu “doğru kişi“nin kim olduğu merak ediliyor. İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesi dünkü haberinde ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin özel bir hat üzerinden görüştüğünü ve Trump’ın duyurduğu görüşmelerin de bu şekilde başladığını yazdı. Hatta gazeteye göre, yeni dini lider Mücteba Hamaney ABD ile görüşmelere bizzat onay verdi.
Öbür yandan ABD ile temaslarda bir diğer isim daha öne çıktı. ABD ve İsrail basınında, Trump’ın görüştüklerini söylediği “son derece makul” kişinin İran Meclis Başkanı Muhammed Bagher Kalibaf olduğu ileri sürüldü. Ancak Kalibaf da İran ile görüştüklerine dair ilk açıklamasının hemen ardından Trump’ı yalanlamıştı. Önceki gün yaptığı açıklamada Kalibaf, “ABD ile hiçbir müzakere yapılmadı ve sahte haberler, finans ve petrol piyasalarını manipüle etmek ve ABD ile İsrail’in içine düştüğü bataklıktan kurtulmak için kullanılıyor” dedi.
ABD’nin İran’da aradığı “son derece makul” kişi kim?
Bu durumda, Trump’ın görüştüklerini söylediği “doğru kişi”nin kim olduğu belirsizliğini koruyor. İranlı yetkililerin son iki gündeki açıklamalarına bakılırsa, Trump, özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılması ardından petrol ve finans piyasalarında yaşanan sorunlar nedeniyle zor bir dönem yaşıyor ve bir kez daha müzakereleri gündeme getirerek savaşta yaşadığı zorlukları gizlemeye çalışıyor. İranlı yetkililerin dile getirdiği bir diğer husus ise, ABD’nin müzakerelerden söz ederken kapsamlı saldırılara hazırlandığı yönünde. İran ile Haziran 2025 öncesinde müzakereler devam ederken 13 Haziran’da savaş başlamıştı. 6 Şubat 2026’da başlayan ikinci görüşmelerin üçüncü turunun ardından ise mevcut savaş çıkmıştı. Bu, İranlı yetkililerin argümanlarını destekleyen bir veri olmakla birlikte, müzakere süreçlerinde özellikle İran’ın nükleer programı konusunda sergilediği uzlaşmaz tavrı da görünmez kılıyor. Zira son bir yıldaki iki müzakere denemesinde de savaşı tetikleyen en önemli hususun tarafların sergilediği uzlaşmaz tavır olduğuna dikkat çekiliyor.
ABD ASKER TAKVİYESİ YAPIYOR: KARA HAREKATINA HAZIRLIK MI?
ABD ile İran arasında sürdüğü ileri sürülen görüşmelere dair belirsizlik devam ederken, yaşanan bir diğer dikkat çekici gelişme ise ABD’nin bölgeye yönelik askeri yığınağını devam ettirmesi.
Trump yönetiminin İran’a 15 maddelik bir ateşkes planı teklif ettiğine ilişkin iddiayı gündeme getiren, ancak detayları paylaşmayan bir diğer yayın kuruluşu olan Associated Press (AP) haber ajansı, öbür yandan ABD ordusunun bölgede halihazırda bulunan yaklaşık 50.000 askere ek olarak 82. Hava İndirme Tümeni’nden en az 1.000 asker daha göndermeye hazırlandığını duyurdu.
AP, Pentagon’un ayrıca bölgeye yaklaşık 5.000 deniz piyadesi ve binlerce denizci daha katacak iki Deniz Piyade Seferi Birliği konuşlandırma sürecinde olduğuna da dikkat çekti.
AP’ye göre, bir yandan görüşmeleri ve ateşkesi gündeme getirirken öbür yandan “ABD’nin Ortadoğu’ya ek asker ve deniz piyadeleri gönderme adımları atması“, “Trump’ın bundan sonra ne yapacağına dair kendisine ‘azami esneklik‘ sağlamak için yaptığı bir manevra olarak yorumlanıyor.“
Bu gelişme, aynı zamanda Trump’ın İran’a tanıdığı ve 2 gün sonra bitecek olan 5 günlük sürenin ardından beklenen olası bir kara harekatına hazırlık olarak da değerlendiriliyor. Hedefte ise öncelikli olarak Basra Körfezi’nde bulunan Hark Adası ile İran’ın gemi geçişine kapattığı Hürmüz Boğazı çevresindeki bölgelerin olduğu belirtiliyor.
Hürmüz krizi ve ihtimaller: Güç yoluyla mı, diplomasiyle mi çözülür?
15 MADDELİK PLAN KONUŞULUYOR, AMA GÖREN YOK
Trump’ın görüşmelere dair kesin açıklamaları ile İran’ın yalanlayıcı tutumu kafa karışıklığına ve sürecin belirsizliğine yol açarken, öbür yandan bu belirsizliği besleyen dikkat çekici gelişmeler ve iddialar da gündeme gelmeye devam ediyor.
New York Times gazetesi, iki yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD’nin “Ortadoğu’daki savaşı sona erdirmek için İran’a 15 maddelik bir plan gönderdiğini” ileri sürdü. Gazeteye göre, bu plan, “Trump yönetiminin, çatışmanın ekonomik sonuçlarıyla boğuşurken bir çıkış yolu bulma konusundaki istekliliğini yansıtıyor.” Ancak kısa sürede gazetenin haberine referansla sosyal medyada madde madde paylaşılsa da, plana dair belirsizlik bulunuyor. Gazetenin haberinde, “Pakistan aracılığıyla iletilen planın İranlı yetkililer arasında ne kadar yaygın bir şekilde paylaşıldığı ve İran’ın bunu müzakereler için bir temel olarak kabul edip etmeyeceği belirsizdi. Ayrıca, ABD ile birlikte İran’ı bombalayan İsrail’in de bu öneriyi destekleyip desteklemediği net değildi“ denildi. Bu iki önemli belirsizliğin yanı sıra, planın neyi içerdiği de belirsiz. Gazetenin haberinde şöyle deniliyor:
“New York Times planın bir kopyasını görmedi, ancak hassas ayrıntıları görüşmek üzere isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan yetkililer, planın genel hatlarını paylaşarak İran’ın balistik füze ve nükleer programlarını ele aldığını söyledi.“
Gazete, devamla İran’ın uranyum zenginleştirme ve balistik füze programlarının ABD tarafı için savaş nedeni sayıldığını ve ABD’nin İran’ın “asla nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğine” dair kesin tutumunu bir kez daha hatırlatmakla yetiniyor. Buna ek olarak gazete deniz ulaşım yollarına (Hürmüz Boğazı) dair meselelerin de sunulan 15 maddelik planın kapsamında olduğunu kaydediyor, ancak herhangi bir detay vermiyor.
AP VE REUTERS: PLAN İRAN’A İLETİLDİ
Associated Press (AP) haber ajansı da 15 maddelik planı gündeme getirdi ve Pakistanlı yetkililere dayandırdığı haberinde, planın İranlı yetkililere iletildiğini ve İran’ın planı reddettiğini duyurdu.
Reuters’e konuşan üst düzey bir İranlı yetkili ise, Pakistan’ın ABD’den gelen bir teklifi İran’a ilettiğini ve Körfez’deki savaşı tırmandırmamak için yapılacak görüşmelerin Pakistan veya Türkiye’de gerçekleşebileceğini söyledi.
İSRAİL MERKEZLİ KANAL 12 PLANIN DETAYLARINI PAYLAŞTI
İsrail’in Kanal 12 televizyonu da adını vermediği İsrailli kaynaklara dayandırdığı haberinde, ABD’nin İran ile gerilimi sonlandırmak için 15 maddelik bir teklif hazırladığını ileri sürdü.
İran’a saldırıları sonlandırmak için hazırlanan 15 maddelik planın Pakistan aracılığıyla Tahran’a iletildiği, ayrıca ABD’nin söz konusu anlaşmaya ilişkin müzakerelerin yürütülmesi için bir aylık geçici ateşkes ilan etmeyi planladığı da iddia edildi.
İsrail kanalı, New York Times gazetesinin aksine, planın maddelerini de paylaştı. Planın, İran’ın nükleer kapasitesinin sonlandırılması, Tahran’ın nükleer silah elde etme girişiminde bulunmayacağına dair taahhütte bulunması, İsfahan, Natanz ve Fordo nükleer tesislerinin devre dışı bırakılması gibi maddeler içerdiği ifade edildi. Ayrıca, İran’ın ülkede uranyum zenginleştirme yapmaması, elindeki yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyumu Uluslararası Atom Enerji Ajansı’na devretmesinin istendiği öne sürüldü. Hürmüz Boğazı’nı yeniden gemi trafiğine açılması, İran’ın füze programının menzili ve miktarı açısından sınırlandırılması, Tahran’ın bölgedeki “vekil güçlere desteğini” kesmesi gibi şartların planda yer aldığı belirtildi. Bütün bu şartlara karşılık olarak İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması taahhüt ediliyor.
CNN: İRAN JD VANCE İLE GÖRÜŞMEYİ TERCİH EDİYOR
Bir diğer dikkat çekici iddia da ABD merkezli CNN televizyonundan geldi. Televizyon iki bölgesel kaynağa dayandırdığı haberinde, İran tarafının, ABD ile müzakere sürecinde ABD Başkanı Donald Trump yönetiminden sadece belirli kişilerle görüşmek istediğini ileri sürdü. Söz konusu kaynaklar, İran’ın müzakere süreçlerini, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff veya damadı Jared Kushner yerine ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile yürütmeyi tercih ettiğini öne sürdü.







