İklim krizinin etkileri ağırlaşırken 134 kurum, Türkiye’nin kömürden çıkış için acil ve adil bir takvim oluşturmasını istedi. Halkların İklim Zirvesi’nin çağrısında mevcut termik santrallerin kapatılması, yeni kömür projelerinin iptal edilmesi ve kömür bölgelerinin ekolojik olarak onarılması talep edildi.
HABER MERKEZİ- Orman yangınları, kuraklık, eriyen buzullar, artan göç ve derinleşen ekonomik eşitsizlikler iklim krizinin sonuçlarını ağırlaştırırken, 134 kurum fosil yakıtlardan çıkılması çağrısında bulundu.
Halkların İklim Zirvesi tarafından başlatılan “Yakarsa Dünyayı Fosiller Yakar” kampanyasına destek veren kurumlar, krizin yalnızca doğal süreçlerin sonucu olmadığını, kömür, petrol ve doğal gaza dayalı enerji politikalarının krizi büyüttüğünü belirtti.
Çağrıda, fosil yakıt şirketlerinin kârlarını artırırken çevresel ve toplumsal maliyetin halklara bırakıldığına dikkat çekildi. Çözüm olarak ise başta kömür olmak üzere fosil yakıt projelerinden vazgeçilmesi ve enerji dönüşümünün toplumsal adalet gözetilerek gerçekleştirilmesi istendi.
TÜRKİYE KÖMÜRDEN ÇIKIŞTA GERİDE
Kömürlü termik santrallerin kapatılması dünya genelinde gündeme gelirken Türkiye henüz kapsamlı bir kömürden çıkış takvimi oluşturmuş değil.
İklim Zirvesi, sera gazı salımında dünyada ilk 15 ülke arasında yer alan Türkiye’nin, COP31’e ev sahipliği yapması nedeniyle özel bir sorumluluk taşıdığını belirtiyor. Kurumlara göre Türkiye’nin öncelikli adımı, kömürden adil ve planlı çıkış için bağlayıcı bir takvim hazırlamak olmalı.
Türkiye’de onlarca yıldır elektrik üretiminde kullanılan kömürün etkilerinin yalnızca karbon salımıyla sınırlı olmadığına da dikkat çekilen açıklamada, özellikle Milas, Elbistan, Silopi ve Biga gibi kömür havzalarında yaşayanların hava, su ve topraklarının korunması için uzun süredir mücadele ettiği de anımsatıldı.
Kömür madenciliği ve termik santrallerin yol açtığı tahribat, bu bölgelerde yaşayan halkın yaşam koşullarını doğrudan etkiliyor.
“KÖMÜRDEN ÇIKIŞ ZORUNLULUK”
Halkların İklim Zirvesi’nin talepleri arasında mevcut kömürlü termik santrallerin kademeli olarak kapatılması, kömür madeni genişletmelerinin durdurulması ve yeni kömür santralleri ile madenlerine verilmiş izinlerin iptal edilmesi de yer alıyor.
Kömüre yönelik teşviklerin de sona erdirilmesini isteyen kurumlar, bu kaynakların adil geçiş için kullanılması gerektiğini savunuyor. Buna göre kömür madenleri ve termik santrallerde çalışan emekçilerin özlük hakları güvence altına alınmalı; kömür bölgelerinde yıllardır biriken ekolojik ve ekonomik tahribatın giderilmesi için kapsamlı iyileştirme programları uygulanmalı.
Çağrıda ayrıca yerel toplulukların karar süreçlerine katıldığı, demokratik ve yenilenebilir bir enerji sisteminin desteklenmesi istendi. Kurumlar, sınırsız ekonomik büyüme ve aşırı tüketim üzerine kurulu enerji politikaları yerine gezegenin ekolojik sınırlarını ve toplumun gerçek ihtiyaçlarını esas alan bir planlama yapılması gerektiğini belirtiyor.
Halkların İklim Zirvesi, iklim politikalarının belirlenmesinde sesi yeterince duyulmayan toplumsal kesimlerin kendi sözlerini kurabilmesi ve iklim krizinden etkilenenlerin uluslararası ölçekte bir araya gelebilmesi amacıyla 14-18 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek zirveye çağrı yaptı.







